10. Hukuk Dairesi 2012/14055 E. , 2012/13498 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi No :348-215 Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçe ile konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra temyiz eden
**10. Hukuk Dairesi 2012/14055 E. , 2012/13498 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi No :348-215 Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçe ile konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra temyiz edenin sıfatına göre, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı 04.02.2008-02.08.2011 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitini istemişse de; davacı vekilinin, tarafların sulh olması nedeniyle davadan vazgeçtikleri beyanını gözeterek, mahkemenin, konusuz kalan davanın, esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verdiği anlaşılmaktadır. 1086 sayılı Mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda “davanın atiye bırakılması” veya “davanın atiye terki” olarak adlandırılan kavramlara yer verilmemiştir. Davanın atiye bırakılması, somut uyuşmazlıkta olduğu gibi, çoğunlukla davanın geri alınması şeklinde ortaya çıkmaktadır. Davacı değişik şekillerde davasını takipten vazgeçebilir. Ancak, bunların her birinin sonuçları farklıdır. Bunlardan birisi olan, “davanın geri alınması”nda davacı hakkından feragat etmemekte, ileride tekrar dava açabilme hakkını saklı tutarak, şimdilik davayı takip etmeyerek, geri almaktadır. Davanın geri alınması ile, dava baştan itibaren açılmamış sayılır ve sonuçları ortadan kalkar. Davanın geri alınabilmesinin koşulları 6100 sayılı HMK’nın 123. maddesinde belirtilmiştir. Anılan madde uyarınca, “Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir”. Davalının açık rızası dışında, davayı geri alma yasağı bulunmaktadır. Davalının açık muvafakatinin bulunması halinde, davanın esası hakkında bir karar verilmez. 22.03.2012 duruşma zaptının incelenmesinden, davacı vekilinin, tarafların sulh olması nedeniyle davadan vazgeçtiklerini beyan etmesine karşın, davalı SGK vekilinin, devanın reddine karar verilmesini talep ettiği belirttiği görülmektedir. Yukarıda belirtilen maddi ve yasal olgular gözetildiğinde, Kurum tarafından kayda geçirilen hizmet var ise, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, aksi halde, davanın açılmamış sayılmasına şeklinde hüküm kurmak gerekirken, mahkemece, ''konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına '' karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.07.2012gününde oybirliğiyle karar verildi.