2. Hukuk Dairesi 2014/1387 E. , 2014/17472 K. "" MAHKEMESİ :Diyarbakır 1. Aile Mahkemesi TARİHİ :18.11.2013 NUMARASI :Esas no:2013/222 Karar no:2013/819 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı (kadın) tarafından temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 16.09.2014 günü duruşmalı temyiz eden davalı .. vekili Av. . .. . geld…
**2. Hukuk Dairesi 2014/1387 E. , 2014/17472 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Diyarbakır 1. Aile Mahkemesi TARİHİ :18.11.2013 NUMARASI :Esas no:2013/222 Karar no:2013/819 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı (kadın) tarafından temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 16.09.2014 günü duruşmalı temyiz eden davalı .. vekili Av. . .. . geldi. Karşı taraf davacı N.. Y.. ile vekili gelmediler. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Mahkemece, davalı (kadın) ağır kusurlu kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davacı (koca)'nın, Bursa'da çalışırken tayinini Diyarbakır’a yaptırarak müşterek haneye geri döndüğü ve eşi ile birlikte yaşamaya devam ettiği, bu şekilde davalı (kadın)'ın, önceki kusurlu davranışlarını affettiği, en azından hoşgörü ile karşıladığı anlaşılmaktadır. Davalı (kadın) tarafından açılan nafaka davasında ise davacı (koca)'nın, eşine maddi yardımda bulunmadığı ve ona fiziksel şiddet uyguladığı gerekçesi ile kadın yararına nafakaya hükmedilmiş ve bu karar taraflarca temyiz edilmeyerek 27.12.2012 tarihinde kesinleşmiştir. Toplanan delillerden davalı (kadın)'ın da tarafların bir araya gelmesinden sonra, evlilik birliğinin kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirmekten kaçındığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre boşanmaya sebep olan olaylarda davacı (koca) ağır kusurlu ise de, davalı (kadın) da az da olsa kusurludur. Hal böyle iken davalı (kadın)'ın daha ağır kusurlu kabul edilmesi doğru değil ise de, az kusurlu olan davalının davaya itirazı hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup, evlilik birliğinin devamında davalı bakımından korunmaya değer yarar kalmadığından boşanma kararı sonucu itibariyle doğru bulunmuş; boşanma kararının kusura ilişkin gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanması (HUMK md.438/son) gerekmiş ve davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmemiştir. 2-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (TMK.m.175) Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı (kadın)'ın daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, davalı (kadın) yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir.