8. Hukuk Dairesi 2022/6242 E. , 2023/3979 K. MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/56 E. 2022/45 K KARAR :Asıl davanın reddine birleşen davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz, kullanıcı şerhine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince ... Kadastro Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyu…
**8. Hukuk Dairesi 2022/6242 E. , 2023/3979 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/56 E. 2022/45 K KARAR :Asıl davanın reddine birleşen davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz, kullanıcı şerhine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince ... Kadastro Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı birleşen dosya davacısı Hazine tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8 inci maddesine istinaden yapılan tescil harici yerlerin kadastrosu sırasında ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ... ada 21 parsel sayılı 1.409,59 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde taşınmaz üzerindeki zeytin ağaçlarının ...'a ait olduğu belirtilmek suretiyle tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 2.Davacı ... dava dilekçesinde özetle; ... ada 21 parsel sayılı taşınmazın davalı Hazine adına tespit gördüğünü ancak bu yere zilyet olduğunu ileri sürerek ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın adına tescili talep etmiştir. 3.Birleşen 2013/770 Esas sayılı dosyanın davacısı Hazine dava dilekçesinde özetle; ... ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesinde yer alan ...'ın kullanıcı olduğu yönündeki şerhin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl dosya davalısı Hazine vekili; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1.İlk Derece Mahkemesinin 03.03.2015 tarihli ve 2013/688169 Esas, 2015/88 Karar sayılı kararı ile; davacı Hazinenin açmış olduğu şerhin iptali davasının reddine, davacı ... ' ın davasının kabulüne, ... ili Menderes İlçesi ... Mahallesi Köyiçi mevkii ... ada 21 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kadastro tespitinin iptaline, taşınmazın 1409,59m2 miktarında tarla vasıfı ile davacı ... adına tespit ve tesciline karar vermiştir. 2.Anılan karar, Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 01.03.2016 tarihli ve 2015/12687 Esas, 2016/1978 Karar sayılı ilamıyla, hükme esas araştırma ve incelemenin yeterli bulunmadığı gereksiyle bozulmuştur. 3.İlk Derece Mahkemesince devam olunan yargılama sonunda 06/02/2018 tarihli ve 2016/169 Esas, 2018/7 Karar sayılı kararla; davacı ... tarafından açılan davanın reddine, birleşen davada davacı Hazine tarafından açılan davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili ile birleşen dosya davacısı davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 02.02.2021 tarihli ve 2018/2339 Esas, 2021/620 Karar sayılı kararıyla; komşu parsel tutanakları ve dosya kapsamından taşınmazda lehine muhdesat şerhi bulunan kişinin 1995 yılında vefat eden ... oğlu ... olduğu (davacı ... oğlu ...’ın dedesi), şerh sahibi ...’ın mirasçılarının da davada taraf olması gerektiği halde, mahkemece bu husus gözden kaçırılarak yöntemince taraf teşkili sağlanmaksızın hüküm kurulduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın taşlık ve kayalık, tarım toprağı olamayan ham toprak özelliğinde olduğu, taşınmazdaki kaya ve taşlığın temizlenmediği, taşınmazın eğiminin doğu-batı yönünde %36-40 dolaylarında, kuzey-güney yönünde ise %10-14 aralığında değişim gösterdiği ve eğim seviyesini düşürecek teraslama yapılmadığı, ham toprak vasfını tarımsal niteliğe dönüştürebilecek gereken tedbirler alınmadığı, hala taşınmazın bazı yerlerinde çalılık ve dikenliklerin bulunması nedeniyle yeterli emek ve para harcanmadığı, imar ve ihyanın tamamlanmadığı, davacı ... ve muris ... mirasçılarının lehine 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17 nci maddesinde belirtilen iktisap koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davacı ... tarafından açılan tescil davasının reddine; taşınmaz üzerinde bulunan 50-55 aşı yaşlı 27 adet zeytin ağacı ve 30-35 aşı yaşlı 5 adet zeytin ağacının muris ... oğlu ... mirasçılarına olduğu sabit olmakla, davacı Hazine tarafından açılan şerhin iptali davasının kısmen kabulüne kısmen reddine; davalı taşınmaza ait beyanlar hanesindeki şerhin iptaline, beyanlar hanesine "Bu parsel üzerinde bulunan 27 adet 50-55 aşı yaşlı zeytin ağacı ile 5 adet 30-35 aşı yaşlı zeytin ağacı *********** T.C. Kimlik numaralı ... oğlu ölü ... mirasçılarına aittir." şerhinin yazılmasına karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı birleşen dosya davacısı Hazine tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Birleşen dosya davacısı Hazine temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerindeki ağaçlara ilişkin olarak davacı lehine şerh konulmasının hatalı olduğu, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli bulunmadığı, kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazda davacının zilyet olup olmadığı, ayrıca davacının taşınmaz üzerindeki ağaçların dikimi ve bakımınını yapıp yapmadığı hususlarına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17 nci maddeleri. 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup birleşen dosya davacısı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.