11. Hukuk Dairesi 2008/12785 E. , 2010/4138 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/05/2008 tarih ve 2007/398-2008/46 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layiha
**11. Hukuk Dairesi 2008/12785 E. , 2010/4138 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/05/2008 tarih ve 2007/398-2008/46 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davalı vekili, müvekkiline ait “ETİ” markasının tanınmış olduğunu, davalı şirketin 13/06/2005 tarihinde “ETİLEN” markasının tescilini talep ettiğini, müvekkilinin marka başvurusuna yaptığı itirazın davalı TPE YİDK’nca nihai olarak reddedildiğini, markanın tescili halinde müvekkiline ait marka ile iltibasa yol açacağını, müvekkiline ait markanın ayırt edici karakterinin zedelenerek itibarının yıpranacağını ileri sürerek, davalı TPE YİDK’nın 19/09/2007 tarihli kararının iptali ile tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve marka sicilinden terkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TPE vekili, davalı şirketin başvurusuna davacı şirket tarafından yapılan itirazın, markaların kullanılacağı mal/hizmet sınıflarının farklı olması ve her iki markanın tüketici tarafından karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, yaptıkları işlemin doğru olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Davalı şirket vekili, müvekkili şirketin 1956 yılında kurulduğunu ve bu markayı temizlik sektöründe kullandığını, “Etilen” sözcüğünün temizlik sektöründe kullanılan kimyasal bir madde olduğunu, “Eti” sözcüğünden türemediğini, davacının markası ile karıştırılmasının mümkün olmadığını, diğer davalı TPE’nin yaptığı işlemin yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, “Eti” ve “Etilen” sözcükleri arasında görsel, işitsel ve anlamsal bir bağ bulunmadığı, her iki markanın halk tarafından karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, “Eti” markasının 05,29,30,32. sınıflarda tescilli olduğu, “Etilen” ibaresinin ise 37. mal/hizmet sınıfında tescil edilmek istendiği, davalı şirket adına markanın tescili halinde davacı markasının ayırt edici karakterinin zedelenerek itibarının yıpranacağının mal/hizmet sınıflarının farklı olması nedeniyle söz konusu olmadığı mal/hizmet sınıflarının benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 12.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.