Başvurucu, dilekçesini ilgili makamlara göndermeyen kamu görevlilerine yönelik şikâyeti hakkında “işleme konulmama” kararı verilmesi nedeniyle Anayasa'nın 36. maddesinde belirtilen adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Başvurucu, dilekçesini ilgili makamlara göndermeyen kamu görevlilerine yönelik şikâyeti hakkında “işleme konulmama” kararı verilmesi nedeniyle Anayasa'nın maddesinde belirtilen adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru, 16/1/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde, başvuruda Komisyona sunulmasına engel eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca 31/10/2013 tarihinde yapılan toplantıda kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, İstanbul ili, Tuzla İlçe Emniyet Müdürlüğünde görevli bir polis memurunun saldırısına maruz kalması üzerine anılan polis memuru hakkında Tuzla Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyette bulunmuştur. Tuzla Cumhuriyet Başsavcılığı, anılan şikâyet ilgili olarak 2011/768 sayılı dosyası üzerinden soruşturma yürütmektedir. Başvurucu, bu soruşturma kapsamında istenilen bilgi ve delillerin görevli memurlarca gönderilmemesi üzerine, Maltepe Kaymakamlığı kanalı ile İstanbul Valiliğine hitaben şikâyet dilekçesi yazmıştır. Maltepe Kaymakamlığına 22/6/2012 tarihinde verilen dilekçe incelendikten sonra, dilekçe içeriğinin “şikayet” ve “bilgi edinme” hususlarıyla ilgili olduğu belirtilerek işlem yapılmamış; dilekçenin, 9/10/2003 tarihli ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunu’nun maddesi uyarınca doğrudan ilgili makamlara iletilmesi veya posta yoluyla gönderilmesi gerektiği belirtilerek, dilekçe başvurucuya iade edilmiştir. Başvurucuya hangi sebeple işlem yapılmadığına dair 25/6/2012 tarihli ve 2124 sayılı yazı ile bilgi verilmiştir. Başvurucu, dilekçesinin ilgili makamlara gönderilmemesi nedeniyle Maltepe Kaymakamı ve Kaymakamlık Yazı İşleri Müdürünü şikâyet etmiştir. İstanbul Valisi tarafından 12/09/2012 tarihli ve 217 sayılı karar ile anılan şikayet dilekçesinin “işleme konulmamasına" karar verilmiştir. Başvurucunun anılan kararın iptaline ilişkin talebi, İstanbul Bölge İdare Mahkemesinin 30/11/2012 tarihli ve E.2012/699, K.2012/740 sayılı kararıyla reddedilmiştir. Ret gerekçesi şöyledir: “İstanbul Valiliği'nin 12/10/2012 tarih 498-53825 sayılı yazısı ile gönderilen ön inceleme evrakı ve Vali tarafından verilmiş olan "şikayet dilekçesinin işleme konulmamasına" ilişkin 12/09/2012 gün ve 217 sayılı karar, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanunun maddesi hükmü uyarınca incelenerek gereği görüşüldü: Devlet memurları ve diğer kamu görevlileri hakkındaki suç ihbar ve şikayetlerinin hangi hallerde işleme konulmayacağı konusu, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun’un maddesinde düzenlenmiş olup, ciddi bulgu ve belgelere dayanmayan, kişi ve/veya olay belirtilmeyen, soyut ve genel nitelikteki ihbar ve şikayetlerin işleme konulmayacağı kurala bağlanmıştır. Olayda, Maltepe Kaymakamlığı'nda görevli Maltepe Kaymakamı A. O. ve Maltepe Yazı İşleri Müdürü K. hakkında; müştekinin 2012 tarihinde Maltepe Kaymakamlığına dilekçe verdiği, Kaymakamlıkça dilekçesi alınarak incelendiği, dilekçesinin incelenmesi sonucunda, dilekçenin içeriğinin Valilik Makamı ve Tuzla Kaymakamı şikayeti ile bilgi edinme hususlarıyla ilgili olduğu, bu nedenle işlem yapılmadığı ve niçin işlem yapılmadığına dair müştekiye 2012 tarih ve 2124 sayılı yazı ile bilgi verildiği, müşteki ile ilgili olarak yapılan işlemlerde yasal hususlara uyulduğu, kanunlara ve mevzuata uygun olarak işlem yapıldığı, iddia edilen hususlar sübuta ermediğinden ciddi bulgu ve belgelere dayanmayan, soyut ve genel nitelikteki ihbar ve şikayetin işleme konulmamasına ilişkin kararın yöntem ve yasaya uygun bulunması nedeniyle onanmasına, dosyanın İstanbul Valiliği'ne gönderilmesine, kararın İstanbul Valiliği tarafından ilgililere tebliğine, 30/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.” Anılan karar başvurucuya 4/1/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bireysel başvuru 16/1/2013 tarihinde yapılmıştır.B. İlgili Hukuk 4982 sayılı Kanun’un “Başvuru usulü” kenar başlıklı maddesi şöyledir: " Bilgi edinme başvurusu, başvuru sahibinin adı ve soyadı, imzası, oturma yeri veya iş adresini, başvuru sahibi tüzel kişi ise tüzel kişinin unvanı ve adresi ile yetkili kişinin imzasını ve yetki belgesini içeren dilekçe ile istenen bilgi veya belgenin bulunduğu kurum veya kuruluşa yapılır. Bu başvuru, kişinin kimliğinin ve imzasının veya yazının kimden neşet ettiğinin tespitine yarayacak başka bilgilerin yasal olarak belirlenebilir olması kaydıyla elektronik ortamda veya diğer iletişim araçlarıyla da yapılabilir. Dilekçede, istenen bilgi veya belgeler açıkça belirtilir. " 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun'un maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları şöyledir: "Bu Kanuna göre memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında yapılacak ihbar ve şikâyetlerin soyut ve genel nitelikte olmaması, ihbar veya şikâyetlerde kişi veya olay belirtilmesi, iddiaların ciddî bulgu ve belgelere dayanması, ihbar veya şikâyet dilekçesinde dilekçe sahibinin doğru ad, soyad ve imzası ile iş veya ikametgâh adresinin bulunması zorunludur. Üçüncü fıkradaki şartları taşımayan ihbar ve şikâyetler Cumhuriyet başsavcıları ve izin vermeye yetkili merciler tarafından işleme konulmaz ve durum, ihbar veya şikâyette bulunana bildirilir. Ancak iddiaların, sıhhati şüpheye mahal vermeyecek belgelerle ortaya konulmuş olması halinde ad, soyad ve imza ile iş veya ikametgâh adresinin doğruluğu şartı aranmaz. Başsavcılar ve yetkili merciler ihbarcı veya şikâyetçinin kimlik bilgilerini gizli tutmak zorundadır."