8. Hukuk Dairesi 2013/4518 E. , 2013/9425 K. MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Takibin taliki veya iptali Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR Takip konu…
**8. Hukuk Dairesi 2013/4518 E. , 2013/9425 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Takibin taliki veya iptali Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR Takip konusu İş Mahkemesi ilamında kıdem tazminatı, mesai ücreti, ihbar tazminatı, izin ve genel tatil ücreti alacağı takibe konulmuştu. Şikayetçi borçlu vekili alacakların brütten nete çevrilmeden, brüt miktarlar üzerinden takibe konulduğunu, net miktarlar üzerinden talep edilebileceğini belirterek takibin iptalini talep etmiştir. Mahkemece, icra müdürlerinin takip sırasında brüt ücret olarak yapılan takiplerde gelir vergisine tabi kesintileri yapıp ilgili vergi dairesine yatıracakları yasada açıkça belirtilmiş olduğundan yapılan icra takibinde bir usulsüzlük görülmediğinden şikayetin reddine karar verilmesi üzerine, hüküm şikayetçi borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 61, 94, 103 ve 104. maddeleri hükümleri gereğince, işveren nakten veya hesaplama yaptığı sırada ödenecek miktar üzerinden istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben kesinti yapmaya mecburdur. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 8. maddesine göre borçlu işveren, vergi sorumlusu, alacaklı, işçi de vergi mükellefidir. Takip konusu olan alacakların dayanak ilamda net olarak hesaplandığı belirtilmediğinden verginin ödenmesi bakımından vergi dairesine karşı yükümlü olan borçlunun ilamda yazılı alacaklarda “vergi sorumlusu” sıfatı ile gelir vergisine mahsuben vergi dairesine ödemekle zorunlu olduğu miktarları kesinti yapmak ve kalan kısmı da icra dosyasına yatırmak suretiyle borçtan kurtulması mümkün olacaktır. (HGK'nun 27.06.1984 tarih ve 12-280/752 sayılı Kararı) Somut olayda, takip dayanağı ilamda tüm alacaklara brüt miktar üzerinden hükmedildiği ve yine bu brüt miktarlar üzerinden takip yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece icra müdürlerinin takip sırasında brüt ücret olarak yapılan takiplerde gelir vergisine tabi kesintileri yapacağından bahsedilmesine rağmen, şikayetin reddine karar vermek suretiyle hüküm ve gerekçe arasında çelişki oluşturulması doğru olmamıştır. Yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve Yargıtay uygulamaları uyarınca alacaklı ilam konusu bedelden bu kesintilerin düşülmesinden sonra kalan net miktar için ilamlı takip yapabilir. Bu nedenle gerekirse bilirkişi incelemesi ile sonuca gidilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme Kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 18.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.