Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/3385 E. , 2024/2225 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3385 Karar No : 2024/2225 DAVACI : ...Birliği VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... Bakanlığı VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri Av. ... DAVANIN KONUSU : 25/04/2022 tarih ve 5530 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla 26/04/2022 tarih ve 31821 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan “İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkı…
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/3385 E. , 2024/2225 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3385 Karar No : 2024/2225 DAVACI : ...Birliği VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... Bakanlığı VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri Av. ... DAVANIN KONUSU : 25/04/2022 tarih ve 5530 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla 26/04/2022 tarih ve 31821 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan “İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik”in "Sağlık izni" başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “İyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışanlara verilecek sağlık izni süresi, bu çalışanların bir takvim yılı içerisinde denetimli alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK-2’de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenir.” ibaresinin, ikinci fıkrasının, dördüncü fıkrasında yer alan “yıl geçişlerinde üst üste kullanılamaz ve diğer yıla aktarılamaz” ibaresinin, beşinci fıkrası ile EK-2 Sağlık İzni Tablosu’nun iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu Yönetmeliğin sağlık iznine ilişkin düzenlemesinin, radyoloji, nükleer tıp ve radyasyon onkolojisi uzmanlarının sağlık ve özlük haklarını ihlal eden hukuka aykırı hükümler içerdiği, anılan Yönetmeliğin 8. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesindeki düzenlemede, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışanlara verilecek sağlık izni süresinin, çalışanların bir takvim yılı içerisinde denetimli alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak Yönetmeliğin eki EK-2’de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirleneceğinin kurala bağlandığı, EK-2 tablosu incelendiğinde, bir takvim yılı içinde yapılan fiili çalışmaların saat olarak tespit edilerek karşılığında gösterilen gün kadar izin kullanılacağı, bu cetvele göre hekime 1 gün ile 30 gün arasında değişen şekilde izin verileceği, dava konusu Yönetmeliğin, iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak sağlık hizmeti sunan sağlık kurum ve kuruluşları ile buralardan sağlık hizmeti alan kişileri ve buralarda görev yapan personeli kapsadığı, yani hem kamu kurum ve kuruluşlarında, hem de özel sağlık kurum ve kuruluşlarında bu kuralların geçerli olacağı, Sağlık Bakanlığı’na bağlı sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapanlar ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 64. maddesi uyarınca öğretim elemanlarının ve yükseköğretim kurumları memurlarının izin işlerinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine göre yürütüldüğü, 657 sayılı Kanun’un 103. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca herhangi bir koşula bağlı olmaksızın, radyoaktif ışınlarla çalışanlara 1 ay sağlık izni (şua izni) verilmesini gerektirdiği, buna karşın Yönetmelik hükmü ile izin sürelerinin “1 ay” değil, “1 aya kadar” olacak şekilde düzenlenmiş olup dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarının 657 sayılı Kanun hükmüne aykırı olduğu, öte yandan yapılan düzenlemenin, sadece kamuda çalışanlar yönünden değil, özel sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışanlar yönünden de açıkça hukuka aykırı olduğu, radyasyona maruz kalanların ellerinde ülserasyonlar, vücutlarında geçmeyen yaraların oluştuğu, cilt kanserleri, hematopoetik sistem bozukluklarının görüldüğü, radyasyonun canlı dokular üzerinde etkilerini erken ve geç dönem şeklinde gösterdiği, radyasyonun erken dönem etkilerinin, radyasyonun alımını takip eden hatta saatler içinde ortaya çıkan etkiler olduğu, bunlar arasında en erken tanımlananların kanın şekilli elemanları ile üreme hücrelerinde görülen ve radyasyon alımını takip eden saatler içerisinde ortaya çıkan değişikler olduğu, ışınlamanın erken etkisi olarak kanın şekilli elamanlarından lokositlerde azalma tespit edilirken, periferik yaymada lenfositlerde oranca artış, gronulositlerde ise azalma şeklinde olduğu, uzun zaman zarfında alınan küçük dozlardaki radyasyonun insanda kısa dönemde belirgin bir rahatsızlık tablosu veya hastalık yaratmazken, ani ve yüksek doz ışınlama sonrasında alınan radyasyonun ışınlanan vücut parçası ile ilişkili olarak bir dizi rahatsızlık ve hatta ölümle sonuçlanan değişiklikler oluşturduğu, radyasyonun geç ya da gecikmiş etkileri ışınlanmadan aylar hatta yıllar sonra ortaya çıkan çoğu kez ölümcül olan bir dizi hastalık ve antiteyi kapsadığı, uzun süreli ve az miktarlarda radyasyona maruz kalınmasının da aynı etkiyi gösterdiği, hekimlerin radyasyon dolayısıyla maruz kaldıkları bu tür ek riskler dolayısıyla özel bir takım çalışma kurallarına tabi olmaları gerektiği, bu nedenledir ki sağlık çalışanlarının sağlıklarının korunması amacıyla bir takım özel hükümler getirildiği, bu düzenlemelerin 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun’da ve 25/06/2021 tarih ve 31522 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 24/06/2021 tarih ve 4144 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile kaldırılan Radyoloji, Radyom ve Elektrikle Tedavi Müesseseleri Hakkında Nizamname'de yapıldığı, 3153 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesinde ve yürürlükten kaldırılan Tüzüğün 21-24. maddelerinde yer alan gerek özel, gerekse kamu sağlık kurumlarında görev yapan sağlık çalışanlarının haklarına ilişkin düzenlemelerde, daha kısa çalışma ve daha uzun dinlenme süresi belirlenmek suretiyle, özellikli ve riskli alanda çalışan hekimlerin ve diğer sağlık personelinin sağlıklarının korunmasının amaçlandığı, 3153 sayılı Kanun’da değişiklik olmasa da sağlık çalışanlarının maruz kaldıkları etkiler ve aldıkları riskleri bertaraf etmeye ya da en aza indirmeye yönelik hükümler içeren Tüzüğün kaldırılmasının ardından, bu işlerde çalışan hekimlere sağlık izni bakımından yeterli korumayı sağlamayan davaya konu Yönetmelik düzenlemesinin yapıldığı, dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesinin birinci ve ikinci fıkrasının, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışanlara verilecek sağlık izni süresi ile mobil röntgen veya skopi gibi hareketli cihazları kullanan iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışanlara verilecek sağlık izni süresinin, bu çalışanların bir takvim yılı içerisinde denetimli alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak Yönetmeliğin eki EK-2’de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirleneceğini düzenleyerek bu kişilerin sağlık izin sürelerinin 30 günden 1 güne kadar kademeli olarak azaltılmasına yol açtığından, ulusal ve uluslararası hukuk kurallarına aykırı olduğu, Yönetmeliğin 8. maddesinin dördüncü fıkrasında, sağlık izinlerinin yıl geçişlerinde üst üste kullanılamayacağı ve diğer yıla aktarılamayacağının düzenlendiği, ancak 4857 sayılı Kanun’un, bu nitelikteki izinlerin sonraki yıllara aktarılmasına ve üst üste kullanılmasına olanak tanıdığı, 657 sayılı Kanun'un 103. maddesinin de önceki yılın izninin aktarılabileceğine ve birbirini izleyen iki yılın izninin bir arada verilebileceğine dair düzenleme içerdiği, bu nedenle üst hukuk normlarına aykırı şekilde hakkın Yönetmelik'le sınırlandırılması sonucunu doğuran düzenlemenin hukuka aykırı olduğu, Yönetmeliğin 8. maddesinin beşinci fıkrasında, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışanlara verilecek sağlık izni süresinin hesabında, doğum, ölüm, evlilik ve yıllık izin ile geçirilen sürelerin dikkate alınmayacağının belirtildiği, oysa doğum, ölüm, evlilik ve yıllık izin ile geçirilen sürelerin, çalışanların sahip oldukları en temel haklarından olduğu ve gerek 657 sayılı Kanun ve gerekse 4857 sayılı Kanun hükümlerine göre çalışılmış günlerden sayıldığı, bu nedenle üst hukuk normlarına aykırı şekilde bu sürelerin çalışma süresine dahil edilmemesine dair düzenlemenin hukuka aykırı olduğu, ayrıca hekimlerin ve diğer sağlık çalışanlarının özlük ve sağlık haklarını ihlal ettiği, sağlık hakkının vazgeçilmez ve ertelenemez niteliği gözetildiğinde, hak ihlaline yol açan düzenleyici işlemlerin iptali gerektiği ileri sürülmüştür. DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI : İlgili mevzuat hükümleri uyarınca radyasyon görevlisi olarak kabul edilen personelin şua izni olarak da tabir edilen sağlık izninden ve fiili hizmet süresi zammından birlikte yararlanması mümkün olmakla birlikte, bazı sağlık tesislerinde, unvanı radyoloji uzmanı ya da tıbbi görüntüleme teknisyenlerinin yıl boyunca iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı içermeyen cihazlarla çalışmalarına ya da yılın bazı aylarına tekabül eden sürelere bakılmaksızın sağlık iznini tam olarak kullandıklarının tespit edildiği, bu durumu ayırmak, radyasyonun olumsuz etkilerine maruz kalan personelin sağlığını korunmak amacıyla İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklid Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 8. maddesinin sağlık izninin kullanımına ilişkin usul esasların yeniden düzenlendiği, Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde; “Denetimli alan, gözetimli alan, iyonlaştırıcı radyasyon, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı, İyonlaştırıcı radyasyon kaynağı çalışanı, radyonüklit, sağlık izni tanımlarına yer verildiği, yeni Yönetmelik'te radyasyon görevlisi değil, 3153 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesi lafzına uygun olarak “iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı çalışanı” tanımlamasının getirildiği, 2012 tarihli düzenlemede, sağlık izni kullanımının ön şartı, “radyasyon kaynağı ile çalışmak” olarak belirlenmişken, yeni Yönetmelik’te, 3153 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesi ve 657 sayılı Kanun'un 103. maddesi kapsamında iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyoaktif madde ile çalışan personele yıllık izinlerine ilaveten sağlık izni verileceğinin açıkça düzenlendiği, bu düzenlemede yönetmelikle çelişen ya da yeni getirilen bir durum bulunmamakla birlikte özellikle ERCP, anjiografi cihazları ile çalışan personelin de kapsama alınmasının amaçlandığı, bunun için de öncelikle Radyoloji Hizmetleri Yönetmeliği'nin 4. maddesinin birinci fıkrasının (s) bendinde, “Ünite” tanımına, 5. maddesinde 3 gruba ayırarak iyonlaştırıcı radyasyon kaynaklarının neler olduğuna yer verildiği, yeni Yönetmeliğe de hem bu düzenleme ile uyumlu olarak hem de Radyasyon Güvenliği Tüzüğü'nün 2. maddesinin (K) bendinde yer alan, "Radyasyon görevlisi” tanımına uygun olarak sadece iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı denetimli alanlarda çalışanlara yıllık izinlerine ilaveten sağlık izni verileceği, böylece de anjiografi cihazı, C kollu skopi cihazı, ERCP gibi cihazları kullananların da iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı çalışanı olarak kabul edilmelerine ve sağlık izni hakkından faydalanabilmesine açıklık getirildiği, dolayısıyla, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı olarak kabul edilemeyen manyetik rezonans, ultrason ve doppler cihazları ile yapıları çalışma sürelerinin karşılığında radyasyona maruziyet olmadığından, bu süreler için sağlık izni verilmesine imkân bulunmadığı, bu itibarla, Yönetmeliğin 8. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “Sadece iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı denetimli alanlarda çalışanlara” ibaresi ile, radyasyon kaynağı ile fiilen çalışması olan ile olmayan arasında radyasyona maruz kalma açısından bir ayrım yapılması zorunluluğunun ortaya konulmasının gerektiği, anılan fıkranın ikinci cümlesine bakıldığında; "İyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışanlara verilecek sağlık izni süresi, bu çalışanların bir takvim yılı içerisinde denetimli alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK-2'de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenir.” ibaresinin, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı olmayan cihazlarla çalışanların radyasyona maruziyetleri olmadığı için bu haktan yararlanmalarına imkan bulunmadığını vurgulamak adına 3153 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesine uygun olarak kaleme alındığından hukuka tamamen uygun olduğu, radyasyon kaynakları ile kullanmak suretiyle sağlık hizmeti sunan sağlık personelinin, kullanılan yöntemlerden kaynaklı olarak ve bu yöntemlerin sağlığı bozucu etkileri nedeniyle, öteki sağlık personelinden farklı çalışma koşullarına tabi kılındığı, radyasyona maruz kalan personel için farklı çalışma koşulları belirlenmesindeki temel amacın, bu kişilerin maruz kaldığı radyasyon etkisinin minimum düzeye düşürülmesi suretiyle sağlıklarının korunması olduğu, bu amaçla da bazı yasalarda birçok düzenleme getirildiği, 657 sayılı Kanun'un 103. maddesinin son fıkrasında yer alan, “Hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele, her yıl yıllık izinlerine ilaveten bir aylık sağlık izni verilir." hükmü ile şua izni olarak tabir edilen sağlık izni hakkı ile radyoaktif ve radyoiyonizan maddelerle yapılan işlerde, doğal ve yapay radyoaktif, radyoiyonizan maddeler veya bütün diğer korpüsküler emanasyon kaynakları ile yapılan işlerde fiilen çalışan ve söz konusu işlerin risklerine maruz kalan çalışanlara 90 gün ekleneceğinin düzenlendiği 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 40. maddesi hükmünün bu amaçla getirildiği, radyoloji hizmetlerinin, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı içeren ve içermeyen cihazlarla yapılabildiği gibi, teşhis için görüntüleme yapma, ışınlarla ya da radyoaktif maddelerle tedavi uygulama, girişimsel işlem yapma ya da teknisyenler tarafından çekilen görüntülerin yorumlanması ve raporlanması gibi birçok iş ve işlemden oluştuğu, bu hizmetlerin sunumunda kullanılan tüm cihazların iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı olmadığı halde ve süresine bakılmaksızın bir aylık sağlık izni verildiği, Yönetmeliğin 8. maddesi düzenlemesi ile 3153 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesi hükmüne uygun olarak sadece iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı denetimli alanlarda çalışanlara sağlık izni verilebileceği, söz konusu düzenlemenin amacının, iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerle yapılan çalışmaları gereği iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı çalışanı olarak kabul edilen personelin bu çalışmalarının karşılığı gelen gün kadar sağlık izni kullandırılması olduğu, çalışma çizelgelerine göre yılın bazı aylarında iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı olarak kabul edilemeyen cihazlarla (MR, USG gibi) ya da raporlama hizmeti sundukları zamanlarda, bu personelin, radyasyona maruz kalma ihtimali olmadığından bu süreler düşülmek suretiyle, yılın tamamında denetimli alanlarda iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışan personel ile arasındaki farkın, kullanılacak sağlık izni sürelerinin belirlenmesi ile giderilmeye çalışıldığı, bunu sağlamak amacıyla da Yönetmelik eki Ek-2'de yer alan Sağlık İzni Tablosunun hazırlandığı, buna göre İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 8. maddesi kapsamında iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışanlara verilecek sağlık izinleri; bir takvim yılı içerisinde denetimli alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK-2'de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirlendiği, İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 8. maddesinde; "(4) Sağlık izni bölünemez, yıl geçişlerinde üst üste kullanılamaz ve diğer yıla aktarılamaz." hükmü yer almakta olup; bu ifade de yer alan “sağlık izni bölünemez” ifadesinden kastın, Yönetmeliğin eki EK-2'de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine esas hak edilen sağlık izninin kullanılacağı yıl içerisinde bölünemeyeceğinin olduğu, daha önce, "yılı içerisinde kullanılır" ifadesinden dolayı hak edilmeden maruziyet yaşanmadan sağlık izni kullanıldığı, bir takvim yılının aralık ayında sağlık izni kullanan personelin, ardışık yılın ocak ayında tekrar bir sonraki yılın sağlık iznini kullanabildiği, bu durumun, iş gücü kaybı nedeniyle kamu zararına sebebiyet verdiği, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışan personelin iyonlaştırıcı radyasyona maruz kalma olasılığı olan alanda çalışmadan sağlık iznini kullanmasının söz konusu olabildiği, “Diğer yıla aktarılamaz” ibaresi ile belirtilmek istenenin, Yönetmeliğin eki EK-2'de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine esas hakedilen sağlık izninin hakedildiği yıl içerisinde kullanılması olup herhangi bir sebeple ilgili yılda kullanılmayan sağlık izninin sonraki yıla aktarılamayacağına yönelik olduğu, “Denetimli alanlarda iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışanlara verilecek sağlık izni süresi hesaplanırken doğum, ölüm, evlilik ve yıllık izin ile geçirilen süreler, çalışma süresine dahil edilmez.” hükmü bakımından, radyoloji hizmet sunumuna takvim yılı içerisinde iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları içeren ve içermeyen birimlerde rotasyon yaparak çalışma yapılabilir olması nedeniyle Yönetmeliğin 8. maddesi ile iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile çalışılmayan sürelerin, süre hesabının dışında bırakılması suretiyle iş gücü kaybının da önüne geçilmesi amaçlanmış olup, hizmetin sürekliliği ve kamu yararı gözetilerek yapılan düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu Yönetmelik'te sağlık izni hesaplanırken iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile çalışılmayan süreler (yıllık izin, doğum, ölüm izni, resmi tatiller vb.) dışarıda bırakılarak iyonlaştırıcı radyasyona maruz kalınmayan süreler nedeniyle oluşabilecek iş gücü kayıplarının önüne geçilmesi amaçlanmış olup kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek bu doğrultuda düzenleme yapıldığı, belirtilen duruma göre, dava konusu düzenleyici işlemin üst hukuk normlarına ve hukuka uygun olup, iptalini gerektirir bir yön bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Dava konusu Yönetmelik, 12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla 13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış olduğundan, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava, davacı Birlik tarafından, 25/04/2022 tarih ve 5530 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla 26/04/2022 tarih ve 31821 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan “İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik”in "Sağlık izni" başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “İyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışanlara verilecek sağlık izni süresi, bu çalışanların bir takvim yılı içerisinde denetimli alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK-2’de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenir.” ibaresinin, ikinci fıkrasının, dördüncü fıkrasında yer alan “yıl geçişlerinde üst üste kullanılamaz ve diğer yıla aktarılamaz” ibaresinin, beşinci fıkrası ile "EK-2 Sağlık İzni Tablosu"nun iptali istemiyle açılmıştır. 12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla 13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren "İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik"in 11. maddesi ile 25/04/2022 tarih ve 5530 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla 26/04/2022 tarih ve 31821 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik" yürürlükten kaldırılmış bulunduğundan, davanın konusuz kaldığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenle, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu ve Onikinci Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na 3619 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen Ek 1. madde uyarınca yapılan müşterek toplantıda, 2577 sayılı Kanunun 17. maddesinin birinci fıkrası uyarınca duruşma için taraflara önceden bildirilen 07/05/2024 tarihinde, davacı vekili Av. ...'un geldiği, davalı Cumhurbaşkanlığı ve Sağlık Bakanlığı vekili Hukuk Müşaviri Av. ...'ın geldiği, Danıştay Savcısı ...'in hazır olduğu görülerek açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne göre söz verilip, dinlenildikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alınarak, taraflara son kez söz verildikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Davacı Birlik tarafından, 25/04/2022 tarih ve 5530 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla 26/04/2022 tarih ve 31821 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan “İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik”in "Sağlık izni" başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “İyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışanlara verilecek sağlık izni süresi, bu çalışanların bir takvim yılı içerisinde denetimli alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK-2’de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenir.” ibaresinin, ikinci fıkrasının, dördüncü fıkrasında yer alan “yıl geçişlerinde üst üste kullanılamaz ve diğer yıla aktarılamaz” ibaresinin, beşinci fıkrası ile EK-2 Sağlık İzni Tablosu’nun iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : 25/04/2022 tarih ve 5530 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla 26/04/2022 tarih ve 31821 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan dava konusu İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin, 12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla 13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesiyle yürürlükten kaldırılması nedeniyle davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından, davanın esası hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 25/04/2022 tarih ve 5530 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla 26/04/2022 tarih ve 31821 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan “İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik”in "Sağlık izni" başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “İyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışanlara verilecek sağlık izni süresi, bu çalışanların bir takvim yılı içerisinde denetimli alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK-2’de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenir.” ibaresinin, ikinci fıkrasının, dördüncü fıkrasında yer alan “yıl geçişlerinde üst üste kullanılamaz ve diğer yıla aktarılamaz” ibaresinin, beşinci fıkrası ile EK-2 Sağlık İzni Tablosu’nun iptali istemi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama gideri ile karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı davalar için belirlenen...-TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, 3. Posta gideri avansından artan tutarın, kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 07/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava, 25/04/2022 tarih ve 5530 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla 26/04/2022 tarih ve 31821 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan “İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik”in "Sağlık izni" başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “İyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışanlara verilecek sağlık izni süresi, bu çalışanların bir takvim yılı içerisinde denetimli alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK-2’de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenir.” ibaresinin, ikinci fıkrasının, dördüncü fıkrasında yer alan “yıl geçişlerinde üst üste kullanılamaz ve diğer yıla aktarılamaz” ibaresinin, beşinci fıkrası ile EK-2 Sağlık İzni Tablosu’nun iptali istemiyle açılmıştır. Dava konusu Yönetmelik, 12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla 13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, yürürlüğe giren Yönetmek'te, iptali istenilen düzenlemelere ilişkin esaslı değişikliklerin yapılmadığı, yürürlükten kaldırılan Yönetmelik ile benzer nitelikteki düzenlemelere yer verildiği anlaşıldığından, davanın esasının incelenmesi gerektiği oyu ile dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen çoğunluk kararına katılmıyoruz.