11. Hukuk Dairesi 2023/3601 E. , 2024/5385 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/372 Esas, 2023/352 Karar HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/304 E., 2020/317 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Denetleme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine…
**11. Hukuk Dairesi 2023/3601 E. , 2024/5385 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/372 Esas, 2023/352 Karar HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/304 E., 2020/317 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Denetleme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 2001 yılında kurulan müvekkili şirketin, yurt içinde ve dışında “FLO” ibaresini ihtiva eden tescilli tanınmış markalarının olduğunu, davalı şirketin 2018/67378 sayılı “FLOCLARIS” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince bu başvuruya yaptığı itirazın davalı kurum tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun, müvekkilinin tanınmış “FLO” markalarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzer bir marka olduğunu, davacının “FLO” markalarının tüm emtia sınıflarını kapsayacak biçimde tescilli bulunduğunu, davalının marka başvurusunun müvekkilinin seri markalarının içine sızarak iltibas yaratabileceğini, emsal nitelikte ve yargıya intikal etmiş diğer uyuşmazlıklarda müvekkilinin iddialarının haklı bulunduğunu, yine “FLO” ibareli marka başvurularına davacının yaptığı başka itirazların davalı kurum tarafından kabul edildiğini, “FLO” ibaresinin çarpıcı ve etkileyici biçimde kısa bir ibare olduğunu ve sonuna bir ek getirilse dahi bu ibarenin baskınlığının ortadan kalkmayacağını, zaten kelimelerin ilk kısmında oluşan benzerlik durumunun son kısmına göre daha büyük bir öneme sahip olduğunu, bu yüzden de somut olaya konu “FLOCLARİS” markasının tüketici nezdinde müvekkilinin "FLO" markasının başka bir serisi, bir alt veya üst markası veya devamı olarak algılanacağını ileri sürerek, YİDK’in 2019-M-9070 sayılı kararının iptaline ve 2018/67378 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu edilen “FLOCLARIS” markasının müvekkili adına pekçok ülkede tescilli olduğunu, davacının itirazına karşı müvekkilinin kullanmama def’ini ileri sürdüğünü, davacının söz konusu markaları kullandığını ispat edemediğini, taraf markalarının kapsamında yer alan emtianın kullanım amaçları, satış kanalları ve hedeflerindeki kitle açısından tamamen farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu ve taraf markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 2010/48427 sayılı markası ile davalının tescil ettirmek istediği 2018/67378 sayılı marka açısından emtia ayniyeti şartının gerçekleştiği, ancak 2010/48427 sayılı markanın gerek marka işlem dosyasında gerekse dava aşamasında tescilli olduğu mal ve hizmetler bakımından kullanılmadığına ilişkin def'i ileri sürüldüğü, davalı yanca kullanmama def’i ileri sürüldüğü halde bu markanın dava konusu olan “beşeri tıbbi ürünler” emtiasında kullanıldığına dair davacı tarafından, gerek TÜRKPATENT işlem dosyasına, gerekse de dava dosyasına hiçbir delil sunulmadığı, bu nedenle de davacının 2010/48427 sayılı markasının “beşeri tıbbi ürünler”de korunmasını talep edemeyeceği, ayrıca markaları oluşturan esas unsurların da iltibas tehlikesi oluşturmadığı, zira davaya konu "beşeri farmasötik müstahzarların" bilinçli tüketici kesimine hitap ettiği, markaların bu bilinçli tüketici kesiminde bir bütün olarak algılandığı, "FLO" ve "FLOCLARIS" markaları arasında bu bilinçli tüketici kesimi nezdinde iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzerlik bulunmadığı, ayrıca "FLO" ibareli markanın davaya konu emtia bakımından kullanıldığının da ispatlanamadığı, bu itibarla 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki hükmün koşullarının somut olayda oluşmadığı, her ne kadar davacının “FLO” markasının ayakkabıcılık ve mağazacılık sektöründe tanınmış marka olduğu düşünülse de aynı maddenin dördüncü ve beşinci fıkralarında aranan durumların somut olayda gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili markalarının tanınmış olmaları nedeni ile sadece tescilli olduğu sınıflarda değil, tüm sınıflar bakımından kanun koyucu tarafından koruma altına alındığını, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 5. sınıf malların müvekkili markalarının da kapsamında yer aldığını, müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız yararlanmanın amaçladığını, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında ayniyet derecesinde benzerlik bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "FLOCLARIS" ibareli başvurunun 5. sınıf malları kapsadığı, davacının itirazına markalardan ise yalnızca 2010/48427 sayılı markanın 5. sınıf malları kapsadığı, davalı şirketin kullanmama def’inde bulunduğu ve davacının anılan markasının dava konusu olan 5. sınıf mallarda kullanıldığının ispatlanamadığı, dolayısıyla 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası koşullarının gerçekleşmediği, davacı markalarının ayakkabıcılık sektöründeki tanınmış olmasının da 5. sınıf mallardaki dava konusu başvurunun tesciline engel teşkil etmeyeceği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.