7. Ceza Dairesi 2022/17569 E. , 2024/10228 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/125 E., 2021/373 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması, sanık ... hakkında mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık ... hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmü
**7. Ceza Dairesi 2022/17569 E. , 2024/10228 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/125 E., 2021/373 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması, sanık ... hakkında mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık ... hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, aynı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır. Sanık ... hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz talebi; sanık ... hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına, sanık ... hakkında hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine ve suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; 01.05.2014 günü kolluk görevlilerince edinilen istihbari bilgiler sonucunda sanık ...'e ait ikametin çevresinde beklenilmeye başlandığı, ikametin çevresinden yoğun akaryakıt kokusu geldiği, bu esnada hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen .....'in sevk ve idaresindeki ..... plakalı aracın ikamete geldiği, kamyonete kırmızı renkli bir akaryakıt tabancası ile akaryakıt ikmal edildiği, bahsi geçen araç evden ayrıldıktan kısa bir müddet sonra yapılan incelemede aracın deposundan alınan akaryakıt numunesinin ulusal marker seviyesinin ''geçersiz'' sonuç verdiği, ikamette daha fazla yakıt olabileceği düşüncesi ile Patnos Cumhuriyet Başsavcılığından gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında alınan arama iznine istinaden yapılan aramada ikametle müştemilatın arasında.... plakalı aracın park halinde olduğu, kamyonun sağ tarafında iki adet yakıt deposu olduğu ve bu depolarda 260 litre akaryakıt bulunduğu, müştemilatın içerisinde etrafı metal korumalarla çevrili plastik bir depo olduğu, bu plastik depodan aracın deposuna mavi renkli bir dinamo ile bağlı bir hortum olduğu, plastik depo içerisinde yaklaşık 900 litre akaryakıt olduğu, depoya bağlı üzerinde ''con plax'' ibaresi bulunan numaratörlü sayaç bulunduğu, yine müştemilat içerisinde siyah renkli ve içerisinde 310 litre akaryakıt bulunan demir bir depo bulunduğu, ayrıca içi boş plastik bir bidon, 4 adet demir huni, 3 adet kulplu demir huni, 50 adet 20 litre kapasiteli bidon, 6 adet 65 litre kapasiteli bidon ele geçirildiği, ikamette bulunan sanık ...'e akaryakıtın kime ait olduğu sorulduğunda kardeşi ...'e ait olduğunu beyan ettiği, .... plakalı araçtan 20 litre, .... plakalı araçtan 260 litre ve ikametin müştemilatında 1.210 litre olmak üzere toplam 1.490 litre ulusal marker seviyesi ''geçersiz'' akaryakıt ele geçirildiği ve sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. Sanık ...'in tüm aşamalarda; akaryakıtı nakliye işi ile uğraşması nedeniyle araçlarında kullanmak üzere aldığını, ticari bir amacı bulunmadığını, diğer malzemelerin ise eskiden ponza ocağında çalıştığı için oradan kalan malzemeler olduğunu beyan ettiği, bozma ilâmı üzerine yapılan ihtarata rağmen gümrüklenmiş değerin iki katı kadar olan tutarı Maliye Hâzinesi'ne ödemediği fakat suça konu akaryakıtın vergiler toplamı olan 3.260,53 TL tutarı ödediğine ilişkin Ziraat Bankası tarafından tanzim olunan 05.07.2021 tarihli tahsilat makbuzu ibraz ettiği belirlenmiştir. A. Sanık ... Hakkındaki Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yasa yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır. B. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Sanığa soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlığa ilişkin ödeme ihtaratı yapılmadığı cihetle; kovuşturma aşamasında yapılan ihtaratta indirim oranının 1/2 olarak belirtilmesi gerekmekte ise de sanığa 01.06.2021 tarihinde gümrüklenmiş değerin iki katı tutarının indirim oranı belirtilmeden ihtar edildiği ve sanığın bu hususta herhangi bir ödeme iradesi göstermediği anlaşılmakla tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Suçta kullanılan ....plakalı nakil aracında ele geçirilen 260 litre akaryakıtın nakil aracının yüküne göre miktar ve hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturmadığı, araçta suçun işlenmesini kolaylaştıracak veya fiilin ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde özel olarak hazırlanmış gizli tertibat bulunmadığı ve suça konu akaryakıtın gümrüklenmiş değeri ile nakil aracının maddi değeri gözetildiğinde müsadere edilmemesinin hakkaniyete uygun olacağı, nakil aracına ilişkin düzenlenen 31.10.2014 tarihli raporun ele geçirilen toplam 1.490 litre akaryakıt göz önünde bulundurularak tanzim edildiği anlaşıldığından, 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların gerçekleşmediği dikkate alınarak aracın iadesine ilişkin yerel mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR A. Sanık ... Hakkındaki Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yasa yoluna tabi olduğu, karar tarihi itibarıyla temyizinin mümkün olmadığı, aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, sanık ... hakkında kurulan hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle sanık ... hakkında kurulan hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 21.11.2024 tarihinde karar verildi.