10. Hukuk Dairesi 2023/8697 E. , 2023/10380 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2017/2 E., 2022/572 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi k…
**10. Hukuk Dairesi 2023/8697 E. , 2023/10380 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2017/2 E., 2022/572 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Kurum ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi ve davalılardan ... vekili tarafından da duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.04.2023 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı ... vekili Av. ....ile davacı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili Av...... ve davalı ...Ş. vekili Av. ... ... geldiler. Duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve dosyanın eksiklikler tamamlanıp Dairemiz’e tekrar gelmesinden sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 27.10.2011 tarihinde davalı DSİ sigortalısı Ali Pekal'ın trafik iş kazasında vefatı sonucu sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler ve cenaze yardımının rücuan tahsilini istemiştir. II. CEVAP Davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu gelir ve yardımın ödenmesine neden olan kazanın sigortalının olay yerinde trafik akışına uygun davranmaması sonucu meydana geldiğini, müvekkilinin olayın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, ölen sigortalının atölye ustası olmasına rağmen kendi isteğiyle aracı kullandığını, nitekim 01.04.2006 tarihli 26126 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Taşıtları Sürebilecek Kamu Görevlilerinin Belirlenmesine İlişkin Esas ve Usuller konulu 2006/10194 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'na göre kamu görevlilerinin kendi istekleri ve Kurum'un uygun görüşüyle araçları kullanabileceğini, bu durumun müvekkili Kurum'un bir kusuru olarak değerlendirilemeyeceğini, olaya ilişkin Artvin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2011/1302 sayılı soruşturma dosyasında düzenlenen bilirkişi raporlarında müvekkili Kurum'un kusurunun bulunmadığı görüşüne yer verildiğini, yine 5510 sayılı Kanun'un 21/5 maddesi uyarınca iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık kamu görevlileri, er ve erbaşlar ile kamu idareleri tarafından görevlendirilen diğer kişilerin vazifelerinin gereği olarak yaptıkları fiiler sonucu meydana gelmiş ise bu fiillerden dolayı haklarında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunanlar hariç olmak üzere sigortalı veya hak sahiplerine yapılan ödemeler veya bağlanan gelirler için kurumuna veya ilgililere rücu edilemeyeceğini, ayrıca iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölümlerde bu kanun uyarınca hak sahiplerine bağlanacak gelir ve verilecek ödenekler için iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde kusuru bulunan hak sahiplerinin veya iş kazası sonucu ölen kusurlu sigortalının hak sahiplerine Kurum'ca rücu edilemeyeceğini belirterek, yasal dayanaktan yoksun olarak açılmış davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı Zurich Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurda görülmekte olan davaya konu trafik kazasına karıştığı iddia edilen 08 AF 054 plaka no’lu araç, zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile 07.04.2011-07.04.2012 tarihleri arasında sigortalandığını, Poliçe kapsamında Şahıs Başı Teminat Limiti 200.000,00-TL olduğunu, bahse konu poliçe Trafik Sigortası Genel Şartları gereğince manevi tazminat taleplerine teminat vermediğini, davaya konu kaza neticesinde Ali Pekkal'ın vefat ettiğini, vefat edenin mirasçıları tarafından müvekkili şirkete işbu kaza 27.12.2012 tarihinde ihbar edilmiş ve dava öncesi tazminat talep edildiğini, Müvekkili Şirket hasar servisince vefat edenin yaşı, gelir durumu, tarafların kusur durumuna dair evraklar talep edildiğini ve temin edilen evraklar Hazine Müsteşarlığınca yetkilendirilmiş Aktüere hesap raporu hazırlanması amacıyla gönderildiğini, yaptırılan hesap raporu neticesinde vefat eden Ali Pekkal mirasçılarına 24.07.2013 tarihinde, 168.699,00-TL ödemenin yapıldığını, yapılan ödeme neticesinde bakiye 31.301,00-TL şahıs başı teminat limitinin kaldığını, bakiye teminat limitini belirtmiş olmamız asla davayı kabul anlamına gelmediğini, müvekkili Şirketin sorumluluğuna gidilebilmesi için tarafların kusur durumlarının konusunda uzman bilirkişi heyetince tespitinin gerektiğini, belirtmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi, 04.05.2016 tarihli ve 2015/300-2016/398 sayılı kararıyla; "davacının davalı ... aleyhine açtığı dava yönünden dosya tefrik edilerek mahkemenin 2014/730 Esas sayılı dosyası üzerinden yargılama yürütülerek dava dilekçesinin görev yönünden reddine, davalı ...Ş. aleyhine açtığı eldeki davada ise davanın reddine " dair karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkeme kararına karşı davacı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 17.01.2018 tarihli ve 2016/13478 2019/259 sayılı ilamı ile; "..Davacı Kurum rücu alacağının davalılardan teselsül hükümlerince tahsili istemi ile eldeki davayı açmıştır. Sigortalının iş kazası veya meslek hastalığına uğramasına birden çok kişinin birlikte kusurlarıyla sebebiyet vermeleri halinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61 ve 62 nci (818 sayılı Mülga Borçlar Kanununun 50 ve 51.) maddeleri uyarınca teselsül hükümlerine göre birlikte sorumlulukları söz konusu olacaktır. Bu halde, Türk Borçlar Kanunu’nun 62 nci maddesi uyarınca kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişinin diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkı baki kalmak koşuluyla, her bir sorumlu yönünden kusurlarına düşen miktar ayrılmaksızın teselsül kurallarına göre sorumluluklarına hükmedilmesi gerekmektedir.Hal böyle olunca davalıların kusur oranlarının ve sorumluluklarının belirlemesi, delillerin birlikte takdir edilmesi ve sonuca göre karar verilmesi gereken eldeki davada yargılamanın birlikte yürütülmesi gerekmektedir.Mahkemece, davalı DSİ yönünden tefrik edilen dosya başka bir esasa kaydedilmiş ise birleştirilmek suretiyle işin esasına girilerek karar verilmelidir. .,.." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..1-Asıl davanın kabulü ile 343.005,62 TL ilk peşin sermaye değerli sürekli gelirin gelir bağlanma onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte; 262,40 TL cenaze giderinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı DSİ'den alınarak davacı Kuruma verilmesine, 2-Birleşen 2019/206 E sayılı davanın kabulü ile asıl dava davalısı DSİ aleyhine hükmedilen 343.005,62 TL ilk peşin sermaye değerli sürekli gelir ile 262,40 TL cenaze giderinden birleşen dava davalısı ...den poliçedeki azami sorumluluk limitleri (kalan sorumluluk limiti 31.301,00 TL) ile (asıl dosya davalısı DSİ ile) birlikte müştereken ve müteselsilen (tahsilde tekerrür olmak kaydı ile) alınarak davacı kuruma verilmesine, ...." dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı DSİ vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kusur sorumluğunun yerinde olmadığını, belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı DSİ vekili temyiz dilekçesinde; kusur sorumluğunun yerinde olmadığını, belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı Kurum ve davalı DSİ vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı Kurum ve davalı DSİ vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.