(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/6132 E. , 2008/7281 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 18.10.2006 gününde verilen dilekçe ile tapuda murislere ait soyisim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 26.02.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/6132 E. , 2008/7281 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 18.10.2006 gününde verilen dilekçe ile tapuda murislere ait soyisim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 26.02.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, 103, 104, 266, 311 ve 622 parsel sayılı taşınmazların kayıtlarında malik olan mirasbırakanlar ... ve ...'nin "Hams" veya "Hamis" yazılı soyisimlerinin "Koşger" olarak düzeltilmesi istemi ile açılmıştır. Davalı vekili, davanın isbatını istemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir. Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. İsim düzeltme davaları, taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan HUMK.nun 13.maddesi uyarınca, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır. Tapuda isim düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanısıra 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702.maddesinin son fıkrası ile ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden, elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan herhangi biri de, tek başına tapuda miras bırakanla ilgili düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu tür davanın, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde, yetkiye dayanılarak dava açan kişinin, aktif dava ehliyeti vardır. Tapu Sicil Müdürlüğüne yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir. 1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir. 3-Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. 4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir. Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekalet ücreti maktu olarak belirlenmelidir. ... de yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır. Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; Mahkemece, dava konusu taşınmazların tapu kayıtları, tapulama tutanakları, mirasbırakanlara ait nüfus kayıtları getirtilerek dinlenen tanık beyanı ve diğer delillere göre, nüfus kayıt bilgileri ile tapu kaydındaki bilgilerin birbirini teyit etmediği, böylece davanın isbat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Dava, Medeni Kanunu'nun 1027. maddesi gereğince tapuda isim düzeltilmesi istemine ilişkindir. Tapu kayıtlarının düzgün tutulmasında kamu yararı bulunup, kamu düzenine ilişkin kayıt düzeltme davalarında mülkiyet nakline meydan vermemek için tapu maliki ile adının düzeltilmesi istenen kişinin aynı şahıs olup olmadığının saptanması gerekir. Eldeki davada mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Şöyle ki; dava konusu 103 parsel ... kızı ... ..., 104 parsel Hamit oğlu ... ..., 266 ve 311 parseller ... oğlu ... ... ve ... kızı ... ... adına 1/2'şer paylı olarak ve 622 parsel sayılı taşınmaz da ... oğlu ... ... adına tapuda kayıtlıdır. Davacının iddiasına göre kayıt malikleri ... ve ... anne ve babasıdır. Nüfus kayıtlarına göre ... Koşger Gümüşhane İli, Kelkit İlçesi, ... Köyü 43 haneden Tokat, Merkez, ...ı Köyü 70 haneye 1951 yılında naklen gelmiş olup, ... Koşger'in baba adı ..., anne adı ise ...'dır. Dosyada mevcut tüm tapu kayıtlarında ise ...'nin baba adı ... olarak yazılıdır. Bu farklılığın nedeni araştırılmamıştır. Yine, 622 parsel sayılı taşınmaza ilişkin 10.06.1968 tarihli resmi senette ... ...'in baba adı ...anne adı ... olarak yazılmış, bu farklılığın nedeni de soruşturulmamıştır. Diğer yandan ... kızı ...'in kızlık soyadının ... olduğu, kardeşlerinin ise ..., ..., ... ve ... olarak nüfusta kayıtlı olduğu görülmektedir. ...'in bu nüfus kayıt bilgileri 103, 104, 266, 311 parsel sayılı taşınmazların tapulama tutanaklarında edinme sebebi bölümünde yazılı kimlik bilgileri birbirini teyit etmektedir. Nüfus Müdürlüğünce Bağbaşı Köyü nüfus kayıtlarında "..." soyadının bulunmadığı da bildirilmiş olup, bu hususlarında gözönünde bulundurulması gerekir. Mahkemece değinilen bu hususlar ile birlikte, 622 parsel sayılı taşınmazın satışına ilişkin resmi senet arkasında ... ...'in kimlik bilgilerinin arap harfli nüfus cüzdanından yazıldığı belirtilmekle, varsa bu kayıtlar istenip tercümesi yaptırılmalı, çekişme konusu taşınmazların başında keşif yapılarak, yaşlı bilirkişi ve tanıklara tapulama tutanaklarının edinme sütununda yazılı kimlik bilgileri ile nüfus kayıtları birlikte okunarak karşılaştırmalı şekilde bilgilerine başvurulmalı, taşınmazların kimden geldiği ve kim tarafından kullanıldığı, köyde "..." soyadının bulunup bulunmadığı, varsa kime ait olduğu ya da bunun bir lakap olarak kullanılıp kullanılmadığı konusunda açıkça beyanları alınmalı, tapu kayıt malikleri ile davacının mirasbırakanlarının aynı şahıslar olup olmadığı kesin olarak saptanmalı, oluşacak duruma göre hak kaybına da neden olmayacak şekilde bir karar verilmelidir. Yukarıda belirtilen ilkeler ve açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde tesis edilen karar bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 05.06.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.