4. Hukuk Dairesi 2023/3106 E. , 2023/13534 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/782 D.İş, 2022/780 K. DAVA TARİHİ : 26.03.2018 HÜKÜM/KARAR : Davalı itirazının kabulü/Davanın reddi Taraflar arasında İtiraz Hakem Heyetinde görülen sigorta tahkim yargılaması sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılam
**4. Hukuk Dairesi 2023/3106 E. , 2023/13534 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/782 D.İş, 2022/780 K. DAVA TARİHİ : 26.03.2018 HÜKÜM/KARAR : Davalı itirazının kabulü/Davanın reddi Taraflar arasında İtiraz Hakem Heyetinde görülen sigorta tahkim yargılaması sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı itirazının kabulü ile itiraza konu kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, başvurunun reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Hakkari İli, Yüksekova İlçesinde 13.03.2016-30.05.2016 tarihleri arasında uygulanan sokağa çıkma yasağı esnasında, davalı tarafça konut sigorta poliçesi ile teminat altında bulunan davacıya ait konutun ağır hasar gördüğünü ve içinde bulunan eşyaların tamamının yanarak kullanılamaz ... geldiğini, davalının zararı ödemekten imtina ettiğini belirterek bina ve eşya hasarı için fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 40.000,00 TL’nin riziko tarihinden itibaren ticari faizi ile davalıdan tahsilini, 978,00 TL delil tespiti masrafının yargılama giderine dahil edilmesini talep etmiş; 04.06.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 63.535,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; poliçenin geçersiz olduğunu, İçişleri Bakanlığı'na davanın ihbarı gerektiğini, poliçede %5 muafiyet tenzili bulunduğunu, kamulaştırma kararı ve yıkım kararı verilip verilmediğinin araştırılması gerektiğini, bu hallerde davanın konusuz kalacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının talebinin kabulü ile 63.535,00 TL tazminatın 08.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte Halk Sigorta A.Ş.’den alınarak başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacının bugüne kadar sigorta poliçesi yaptırmamışken olaylar başlarken hasarın (artık) bilinmez niteliği kalmamışken yaptırdığı ve çok da iyi niyetli sayılamayacak bir davranış sürecinde poliçeden tazminat ödettirilmesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yargılamaya muhtaç uyuşmazlığın çözümü için dosyadan el çekilmesi gerektiğini, hasarın vade aralığında gerçekleşip gerçekleşmediğinin dahi tespit edilemediği bir yerde talebin vade içinde yorumlanmasının anlaşılmaz olduğunu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından bölgede konutlar yapıldığını, hak sahiplerine dağıtılmaya başlandığını ve alınan duyumlara göre bazı davalarda taleplerin sırf bu sebeple geri çekildiği süreçte bunu dikkate almamanın da hakkaniyetli olmayacağını belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç, İtiraz Hakem Heyetinin 11.10.2018 tarihli ve 2018/İHK-8575 sayılı kararı ile; davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 27.10.2021 tarihli ve 2021/5301 Esas, 2021/7690 Karar sayılı kararı ile; "Davacı tarafın, terör saldırıları sırasında adına kayıtlı ve davalı ... şirketine sigortalı bulunan dairesinin ve eşyalarının zarar gördüğünü belirterek tazminat talebinde bulunduğu, davalı vekilince, riziko konusu olay nedeniyle oluşan zarar kapsamında davacıya İçişleri Bakanlığı tarafından herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, taşınmaz hakkında yıkım kararı verilip verilmediğinin ilgili kurumlardan sorulması gerektiği yönünde itirazda bulunulmuşsa da, hakem heyetince, sigorta kuruluşu tarafından iddia edilen hususlarla ilgili herhangi bir belge sunulmadığından sigorta kuruluşu vekilinin bu yönlerdeki talepleri konusunda herhangi bir araştırma yapılmaksızın itirazın reddine karar verildiği, eksik inceleme ile karar verilemeyeceği; 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkındaki Kanun kapsamında terör nedeniyle mağdur olan vatandaşların zararlarının tespitine yönelik Valiliğe bağlı Zarar Tespit Komisyonu’na davacı tarafça herhangi bir başvuru yapılıp yapılmadığı, zararın tazminine ilişkin tespit olup olmadığı ve davacıya yapılmış herhangi bir ödeme olup olmadığı, ödeme yapılmışsa ödenen bedelin neye ilişkin olduğu hususlarının sorulması ve varsa dayanak ödeme belgelerinin temin edilmesinden sonra karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesinin doğru görülmediği" gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 5233 sayılı Kanun'un 12 nci maddesi çerçevesinde başvuran tarafın sulhname imzaladığı, sulhnamede zararın nevi açıkça taşınır ve taşınmaz mallar olarak belirtildiği, maddi zarar dışında başka neviden zarar talep edilmediği, sulhnamenin Kanun'un 12 nci maddesinde yer alan usuli koşulları taşıdığı, başvurana ödeme yapıldığı anlaşılmakla ve sonuç olarak sulhnamenin bağlayıcı olduğu nazara alınarak başvurunun reddi gerektiği gerekçesi ile davalı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle başvuranın talebinin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dosyasında bulunan bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere, yapılan tespit ve bilirkişi incelemesi sonucu müvekkilinin zararın 63.535,00 TL olduğunu, bu durumda Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından yapılması gereken işin, 5233 sayılı Kanun kapsamında Hakkari Valiliği Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığınca müvekkiline ödenen 15.523,20 TL'nin mahsubu ile geriye kalan kısım yönünden başvurunun kabulü olmalıyken sulh evrakına bağlı olarak başvurularının tamamen reddedilmesinin yasaya aykırı olduğunu, Hakkari Valiliği ile 5233 sayılı Yasa kapsamında tanzim edilen sulhnamenin müvekkili ile Hakkari Valiliği arasındaki hukuki ihtilafı sona erdirebileceğini, sigorta şirketi yönünden hak ve taleplerin devam ettiğini, bu sulhname sonucu ödenen bedelin ancak mahsup edilebileceği gözetilerek karar verilmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... nezdinde Konut Sigorta Poliçesi ile sigortalı davacıya ait konutun, 13.03.2016 ve 30.05.2016 tarihleri arasındaki sokağa çıkma yasağı süresinde meydana gelen olay ve operasyonlar sırasında hasarlanması, içerisindeki eşyanın yanması suretiyle meydana gelen zararın ve tespit giderlerinin ödenmesi talebinden kaynaklanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1435, 1439 ve 1453 üncü maddeleri, 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un 7 ve 9 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 5233 sayılı Kanun’un Uygulanmasına Dair Yönetmelik 23 üncü maddesi, Yangın Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 5233 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinde karşılanacak zararlar belirtilmiş olup söz konusu Kanun’un uygulanmasına dair Yönetmeliğin 23 üncü maddesinde zarar görenlere ödenecek tazminattan mahsup edilecek miktarlar içerisinde “c” bendi gereğince sigorta şirketlerince yapılacak ödemelerin hesaplanan gayri safi zarar miktarından mahsup edileceği düzenlenmiştir. Ayrıca 5233 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinin 5 inci fıkrası “Bu Kanun kapsamındaki zararlardan dolayı, zarar gören kişilere gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri tarafından yapılan ödemeler sebebiyle Devlete rücu edilemez” hükmünü içermektedir. O halde, 5233 sayılı Kanun’un 9/5 nci maddesi gereğince sigorta şirketleri tarafından yapılan ödemelerin Devlete rücu edilemeyeceği yönündeki düzenleme ve sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerin terörden doğan zararların karşılanmasına yönelik Kanun kapsamında yapılacak ödemelerden mahsup edileceğine ilişkin Yönetmeliğin 23/c maddesi birlikte değerlendirildiğinde zenginleşme ilkesine aykırılıktan söz edilemeyecektir. Uyuşmazlık konusu olayda 5233 sayılı Kanun uyarınca yapılan ödeme sosyal devlet ilkesi gereğince Devletin vatandaşına uğradığı zararı karşılamak üzere yaptığı ödeme olup bu ödemeyi Devlet ilgilisine rücu etmeyeceğinden davacı sigortalı ile davalı ... arasındaki sigorta poliçesi nedeni ile yapılacak ödemeyi etkilemeyecektir. Ne var ki, davacı tarafından, temyiz dilekçesinde Devlet tarafından yapılan ödemenin mahsubu ile bakiye tutarın tazmini talep edilmekle İtiraz Hakem Heyetince davacı tarafın bağlayıcı beyanı da dikkate alınarak Devlet tarafından yapılan ödemeler düşülerek zarar belirlenerek sonucunda göre karar verilmesi gerekirken başvurana ödeme yapıldığı anlaşılmakla ve sonuç olarak sulhnamenin bağlayıcı olduğu nazara alınarak başvurunun reddine karar verilmesi doğru olmamış ve ve kararın bozulması gerekmiştir. VII. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 14.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.