3. Hukuk Dairesi 2024/3814 E. , 2025/3405 K. MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/871 E., 2024/833 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği …
**3. Hukuk Dairesi 2024/3814 E. , 2025/3405 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/871 E., 2024/833 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin ... Eczanesinin sahibi olduğunu, Kuruma fatura edilen bir kısım ilaçların reçete sahipleri tarafından alınmadığı, bir kısım reçetelerin arkasındaki imzaların reçete sahibine ait olmadığı gerekçesiyle, 2009 yılı Protokolünün (6.3.3.), (6.3.10.) ve (6.3.24.) maddeleri uyarınca, 21.07.2010 tarihli yazı ile davalı Kurum tarafından sözleşmenin bir yıl süreyle feshine ve toplam 60.311,36 TL cezai şartın uygulanmasına karar verildiğini, işleme konu olaylarla ilgili hiçbir somut tespit yapılmadığını, dışarıdan kurye yoluyla verildiği iddia edilen ilaç reçetelerinin tümünde ... Odasının onayının bulunduğunu, bahsi geçen hastaların ikamet ettikleri köyün içinde eczane olmadığını, eczanesi olmayan bir köyde bulunan ve ilaç yazdıran hastaların herhangi bir eczacıdan ilaç almalarının doğal olduğunu, reçetelerin toplandığı, hekim ile eczane arasında işbirliği ve yönlendirme iddialarının somut delile dayanmadığını ileri sürerek; işlemin iptali ile muarazanın giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; işlemlerin mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.04.2022 tarihli kararıyla; 14.12.2022 tarihli bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının haksız fiil kabilinden herhangi bir eyleminin bulunmadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, sözleşmenin feshi ve 60.311,36 TL cezai şartın tahsiline yönelik işlemlerin iptaline karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 25.01.2023 tarihli kararıyla; 2020 yılı Protokolünde, 2009 yılı Protokolünün (6.3.24.) maddesinin karşılığı bulunmadığından bu madde uyarınca verilen bir yıl süreyle sözleşmenin feshi cezasının iptaline; 2020 yılı Protokolünde reçetedeki ilaçların hasta ve yakınlarınca alındığının tespiti halinde bu maddenin uygulanmayacağının kabul edildiğinden ve hastaların ifadelerinde ilaçların kendilerine teslim edildiğini, ilaçları kullandıklarını söylediklerinden 2009 yılı Protokolünün (6.3.3.) maddesine göre verilen cezanın iptaline; Kurum işlemine konu hastalardan ... ve ... adı geçen sağlık ocaklarına gitmediklerini reçetedeki ilaçları almadıklarını söyledikleri, ... muayene olmadığı halde adına reçete düzenlendiğini söylediğinden 2009 yılı Protokolünün (6.3.19) maddesine göre sahte reçete fatura etmekten ceza verilmesi gerekirken eylemle ilgili olmayan (6.3.10.) ve (6.3.3.) maddelerine göre kesilen cezaların protokol hükümlerine aykırı olduğu, ... yönünden ise iddia ispatlanamadığından kurum işleminin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediği gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kabulüne, davalı tarafından 21.07.2010 tarihli yazı ile uygulanan sözleşmenin feshi ve 60.311,36 TL cezai şartın tahsiline yönelik işlemin iptaline karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairece verilen 06.03.2024 tarihli ilamla; davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, "... Hastalardan ... ve ... ilaçları kendilerinin ve yakınlarının almadığını, reçete arkasındaki imzaların kendilerine ve yakınlarına ait olmadığını beyan etmeleri karşısında bu hastalar yönünden davalı Kurum tarafından 2009 yılı Protokolünün (6.3.3.) ve (6.3.10.) maddeleri gereğince cezai işlem tesis edilmesinin yerinde olduğu, ancak Bölge Adliye Mahkemesince; davacı hakkında uygulanan 2009 yılı Protokolünün (6.3.3.) ve (6.3.10) maddelerine ilişkin 2020 yılı protokolünde karşılığı olan maddelerde lehe düzenlemeler yapıldığından, adı geçen iki hasta yönünden uygulanan cezai şart miktarlarının gerekirse bilirkişiden rapor alınmak suretiyle, lehe düzenleme yapılan bu maddelere göre yeniden hesaplanması gerekir." gerekçesiyle, karar bozulmuştur. 2. Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu işlem bakımından 8.112,62 TL cezai şart uygulanmasının yerinde olduğu, sözleşmenin bir yıl süreyle feshi kararı ile bakiye 52.198,76 TL cezai şart alacağının ise iptali gerektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, sözleşmenin feshine ve 60.311,36 TL cezai şartın tahsiline ilişkin işlemin, sözleşmenin bir yıl süreyle feshine yönelik kısmı ile cezai şartın 52.198,76 TL'lik kısmı yönünden iptaline, cezai şartın 8.112,60 TL'lik kısmı yönünden talebin reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davanın kabulüne ilişkin hükmün hatalı olduğunu, bozma ilamına göre eksik inceleme yapıldığını, eczacı ile doktor arasında ilinti bulunduğuna dair hastaların beyanlarının alınması gerektiğini, davacı eczacının lehe olan protokol hükümlerinden yararlanmasına dair beyanı bulunmadığını, müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, sözleşmenin bir yıl süreyle feshi ile cezai şart tesisine yönelik Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.