T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/1605 KARAR NO : 2025/2123 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 09/11/2021 NUMARASI: 2016/495 Esas - 2021/1201 Karar DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 01/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müz…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/1605 KARAR NO : 2025/2123 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 09/11/2021 NUMARASI: 2016/495 Esas - 2021/1201 Karar DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 01/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'nun 25/04/2015 günü Pendik Harmandere Ankara Caddesi üzerinde ... plakalı araç ile seyir halinde iken yolda çalışma yapan ...’a bağlı ekibi fark edemeyecek kadar alkollü olması nedeniyle hızla gelerek aracın yanındaki müvekkilinin eşi ... ...’ya çarpması ve ardından da çalışma yapan kamyonete çarparak üzerindeki ...’ın 15-20 metre fırlayıp düşerek her ikisinin de ölümüne sebep olduğu kazanın oluşumunda kusurun davalı ...'unda olduğunu, davalı sürücü hakkında İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/6 Esas sayılı dosyasıyla bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermekten dava açıldığını, merhumun kaza zamanında emekli olduğunu, ancak çalışmaya devam ettiğini, davacının destekten yoksun kaldığını, davalı ... ... İlaç Tic. Ltd. Şti. ise aracı uzun süreli olarak malik ... Otomotiv Servis ve Tic.A.Ş.'den kiralamış olduğundan işleten sıfatıyla sorumlu olduğunu, davanın belirsiz alacak davasının talep arttırım hakları saklı kalmak üzere 100,00 maddi tazminatın ve 100.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin davaya konu kaza sebebi ile hiçbir kusuru bulunmadığını, zarar görenin murisi ... ...'nun işvereni olan diğer davalı ... ve ... yetkilileri kazanın oluşumunda ağır kusuru, davacının murisi ... ...'nun da asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirketin işleteni olduğu ... plakalı aracın şirket çalışanı ...'nun eşi Melike İbişoğlu'na tahsis edilmiş şirket aracı olduğunu, kaza sırasında aracın, müvekkili şirketin eyleminden sorumlu olduğu ... tarafından kullanılmaması nedeni ile Karayolları Trafik Kanunu 86. madde çerçevesinde bir sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının eşinin...plakalı aracın sadece şoförü olduğunu, buna rağmen yolun ortasında gerekli tedbirler alınmadan gece vakti durduğunu, iş bu çarpmanın etkisiyle hidrolik sistemle 7 metre yüksekte olan ve kemersiz teçhizatsız bulunanı ...'nın da davacının eşinin kusuruyla düşmüş ve hayatını kaybetmiş olduğunu, olayın en başından sorumlulukların belirlenmesi gerektiğini öncelikle işbu davanın İstanbul Anadolu ... Dağıtım A.Ş.'ye ihbarı ile davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın 01.07.2014 başlangıç ve 01.07.2015 bitim tarihli Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile ... Otomotiv Servis ve Ticaret A.Ş. adına sigorta ettirildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla sigorta şirketinin sorumluluğunun kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat talepleri trafik poliçesinin teminatı kapsamında olmadığını, avans faizi talep etmesinde yasal isabet bulunmadığını, müvekkilinin davacının başvurusunu usul ve yasaya uygun olarak değerlendirdiği ve hesaplanan maddi tazminatı davacı tarafa ödendiğini, dolayısıyla müvekkili şirketin davacılara karşı temerrüde düştüğünün kabulü hakkaniyete aykırı olacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının destekten yoksun kalmaya dayılı maddi tazminat isteminin kabulü ile; 175.391,18-TL maddi tazminatın, davalı sigortadan sigorta poliçesi teminat limitiyle sınırlı olmak üzere dava tarihinden, diğer davalılardan 25/04/2015 olan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabul kısmen reddine; 70.000-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... ... İlaç Tic.Ltd.Şti' den kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının davalı Sigorta hakkında açmış olduğu manevi tazminat davasının reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... vekili ile davalı ... ... İlaç Tic. Ltd. Şti. Vekili ile dava ihbar olunan ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.Dava ihbar olunan ... vekili de katılma yoluyla istinaf talebinde bulunmuş ise de davanın tarafı olmadığı ve hakkında hüküm kurulmadığı gibi gerekçeli karar 01/06/2022 tarihinde karar tebliğ edildiği halde kaldı ki katılma yoluyla istinafa gelemeyeceğinden 29/06/2022 tarihli istinaf dilekçesinin süresinde de olmadığı anlaşılmakla istinaf talebi inceleme konusu yapılmamıştır.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davaya bakma görevi iş mahkemesine ait olduğunu, müvekkili davalının kusurunun bulunmadığını, davaya konu kazada asli kusurlu olan taraflar destek olduğu ileri sürülen davacının eşi ... ... ile Anadolu ... Dağıtım A.Ş. olduğunu, trafik kazası nedeniyle müvekkili aleyhine İstanbul Anadolu 9. İş Mahkemesinin 2015/336 E. sırasında kayıtlı dava açılmış olup SGK tarafından davacıya rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması ve dosyanın bekletici sorun yapılması gerektiğini, müteveffa ... ...’nun gelirinin doğru belirlenmemesinin sonucu olarak müvekkili aleyhine fazla maddi tazminata hükmedildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda müteveffanın SGK hizmet dökümüne göre 2015 yılının ilk 4 ayında ortalama aylık brüt kazancının 1.749,97 TL olduğu, buna göre asgari ücretin 1,42 katı kazanç elde ettiği belirtilerek bu veriye göre hesap yapılmış ise de müteveffanın geliri çalıştığı şirketten sorularak duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmemiş, SGK nın gönderdiği cetvelde yer alan bilgilerin sürekli ve düzenli gelire dayanıp dayanmadığı tespit edilmeden varsayıma dayalı hesap yapıldığını, ilk derece mahkemesince müteveffa ile ... ’ın zararın meydana gelmesine ve artmasına neden olduğu, böylece müterafik kusurunun bulunduğu kabul edilerek, mahkemece kendiliğinden (resen) tazminattan %20 oranında indirim yapılması gerektiğini, müteveffa ... ...’nun anne ve babasının hayatta olup olmadığı, altsoyunun bulunup bulunmadığı araştırılmadığı, müteveffanın anne ve babasının hayatta olmaları ve / veya altsoyunun bulunması durumunda anne ve baba ile altsoyu için destek payı ayrılması gerektiğini, hükmolunan maddi tazminattan, davacının evlenme ihtimali nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, müvekkilinin kusuru bulunmadığı gibi tarafların ekonomik ve sosyal durumuyla bağdaşmayacak biçimde müvekkilinin ekonomik yönden mahvına neden olacak derecede fahiş manevi tazminata karar verildiğini, reddine karar verilen 30.000,00 TL manevi tazminat talebi yönünden 4.500,00 TL vekâlet ücretine karar verilmesi gerekirken, eksik vekâlet ücretine karar verildiğini, ıslah edilen kısım için davanın reddine karar verilmesi de gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... ... İlaç Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı yasal süresi dışında bedel artırımında bulunduğunu, davacının destekten yoksun kalma tazminatı talebi zamanaşımına uğradığını, mahkemece müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığına aksi halde kusur oranının indirilmesine karar verilmesi gerektiğini, trafik kazası tespit tutanağı, SGK rehberlik ve teftiş başkanlığı tarafından yaptırılan inceleme ve Adli Tıp Kurumu raporu uyarınca müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, dosyada mübrez Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından müvekkil şirketi aleyhine herhangi bir kusur tespit edilememiş olması ile birlikte sürücü ..., müteveffa ... ... ve olay yerindeki çalışma nedeni ile yeterli ve gerekli tedbirleri almayan kişi veya kuruluşların asli kusurlu olduğu tespit edildiğini, diğer davalı ...’ın ve çalışanlarının ağır kusurundan dolayı meydana gelen davaya konu kazadan müvekkili şirketin sorumlu tutulabilmesinin mümkün olmadığını, araç sürücüsü davalı ... ile müvekkil şirketin hiçbir ilgisi bulunmamakta olup bu kazanın ... açısından iş kazası niteliğinde olduğunun kabulünün açıkça hukuka aykırı olduğunu, 01.06.2015 tarihinden evvel yapılan poliçelerde PMF 1931 hesap yöntemi uygulanmak zorunda olduğunu, tazminattan elde edilecek hak ve menfaatler indirilmesi gerektiğini, davacının evlenme ihtimali göz önünde bulundurulması gerektiğini, dava konusu kazaya karışan araç sürücüsünün kusuru tespit edilirken hiçbir somut delil değerlendirilmediğini, faiz türü fahiş surette hatalı olduğunu, faiz başlangıcının talep arttırım tarihinden olması gerektiğini, davacıya verilmesi hükmedilen manevi tazminat miktarı fahiş olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 25.04.2015 günü saat 01.05 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile Ankara caddesini takiben Sultanbeyli istikametine seyir halinde iken olay mahalli kavşağa geldiğinde sağ şeritten sola yönelip aydınlatma direğinin tamirat ve bakım çalışmasını yapmak için sol şerit üzerinde park halinde bulunan ... plakalı kamyonun arkasında sol şerit üzerinde bulunan müteveffa yaya ... ...'ya aracının ön kısımları ile çarpması ve akabinde park halinde bulunan...plakalı kamyonun arka kısımlarına çarpması sonucu meydana gelen kazada yaya ... ...'nun ölümü nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep edildiği anlaşılmıştır.4857 sayılı Kanunu'nun 1.maddesinde kanunun kapsamı belirtilerek, “Bu Kanunun amacı işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir. Bu kanun, 4 üncü maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.” denilmektedir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5.maddesinde ise “... 5953 sayılı kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı kanuna tabi gemi adamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun ikinci kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına...." bakma görevinin iş mahkemelerine ait olduğu” belirtilmiştir. Somut uyuşmazlıkta; trafik kazasının gerçekleştiği tarihte müteveffanın ...'ın şoförü olduu ve olayın trafik-iş kazası olduğu anlaşılmakta ise de; davanın Karayolları Trafik Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu gereğince kusurlu olduğu iddia edilen araç sürücüsü işleten ve onun ZMMS şirketine açıldığı, davalılar arasında müteveffanın işverenlerinin bulunmadığı, uyuşmazlığın İş Kanunu'ndan değil, KTK ve TBK gereğince haksız fiil sorumluluğundan kaynaklandığı, işçi ile işveren arasında oluşan bir ihtilaf bulunmadığı, iş mahkemesi görevli olmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin mahkemenin görevine itirazı yerinde görülmemiştir. Mahkemece hükme esas alınan ATK kusur raporunda davalı sürücü ...'nun %70 oranında, müteveffa yaya ... ...'nun %15 oranında kusurlu olduğu, olay mahallinde aydınlatma çalışması ile ilgili yol üzerinde yeterli ve gerekli tedbiri almayan sorumlu kişi, kişiler, kurum ve kuruluşların %15 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Davalı sürücünün kaza nedeniyle yargılandığı ceza mahkemesinde de davalı sürücünün asli, müteveffanın tali kusurlu olduğu tespit edilen İTÜ heyet raporuna göre bilinçli taksirle ölüme neden olma suçundan mahkumiyetine dair verilen kararın istinaf ilgili dairesince istinaf taleplerinin reddine karar verildiği, Yargıtay 12.Ceza Dairesi'nin 09/06/2023 tarih 2021/5111 esas sayılı bozma kararından sonra ceza mahkemesince; "Bozma kararı sonrasında dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere mahkememize iade edildiği mahkememizin 2023/465 esas sırasına kayıt edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 09/06/2023 tarih, 2021/5111 Esas sayılı bozma kararına uyulmasına karar verilerek, bozma ilamı doğrultusunda; Sübuta ilişkin bir bozma kararının bulunmadığı nazara alınarak: 13/12/2016 tarihli İTÜ Ulaştırma Anabilim Dalı, Karayolları ve Trafik öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyet raporu doğrultusunda asli kusurlu bulunan sanık hakkında....bilinçli taksir oluşturan ihlalin 1.00 promil üzerinde alkollü araç kullanmaktan ibaret olduğu, 5237 sayılı Kanun'un 22/3. maddesi uyarınca temel cezanın 1/2 yerine 1/3 oranında artırılması sureti ile mahkememizce yeniden hüküm kurulmuştur." açıklamasına göre kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü dosya kapsamı ile olayın oluşuna uygun olduğu görülmekle kusura ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.Hükme esas alınan kusur raporunda müteveffaya da kusur oranı belirlenmiş olup, yaya olan müteveffanın müterafik kusuru bulunmadığından ...'ın kusuru nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine; İstanbul Anadolu 9. İş Mahkemesinin 2015/336 (E) sırasında kayıtlı dosyanın kazada vefat eden diğer kişinin mirasçıları tarafından açıldığı görülmekle bekletici mesele yapılması gerektiğine ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. ava, HMK'nın 107/1. maddesi hükmüne göre belirsiz alacak davası olarak açılmıştır. Belirsiz alacak davasında zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için değil, tüm dava için kesilir. 6100 sayılı HMK hükümleri gereğince davacının iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın, davanın başında belirtmiş olduğu alacak talebini HMK'nın 107/1. maddesi hükmüne göre bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak belirlendiği anda arttırması mümkündür. HMK'nın 107/2. maddesi gereğince yapılacak bu artırım bir ıslah olmadığı gibi bu artırım nedeniyle zamanaşımının da gerçekleştiğinden söz edilemeyeceğinden davalı vekilinin ıslah zamanaşımına ilişkin istinaf talebi yerinde değildir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/20495 E.ve 2019/7842 K.sayılı kararı).KTK'nın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 85/1. maddesine göre "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. " maddenin son fıkrasına göre ise "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." İşletenin bu sorumluluğu bir tehlike sorumluluğudur.2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır. Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 28/02/2019 tarih, 2016/6712 E. ve 2019/2237 K. sayılı kararı).Somut olayda davalı ... ... İlaç Tic. Ltd. Şti. kazaya kusuru ile sebep olan aracın uzun süreli kiracısı olup işleten olduğuna dair itirazı da bulunmadığına göre sürücünün kusurundan müteselsilen sorumludur. Ağır kusurlu bulunmayan çalışanlar ve müteveffanın kusuru nedeniyle illiyet bağı kesildiğine ilişkin istinafı da yerinde değildir.Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekeceğinden hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasında; Desteğin nüfus kaydından anne ve babasının kaza tarihinden önce öldüğü ve çocuklarının 18 yaşından büyük olduğu görüldüğünden anne baba ve çocuklara destek payı ayrılmamış olmasında; Davacı eşin rapor tarihi itibarı ile (66) yaşında olup, AYİM tarafından yapılan araştırmada (66) yaşında dul bir kadının yeniden evlenme şansının bulunmadığından davacı eş yönünden hesaplanan maddi zarar tutarından yeniden evlenme ihtimali indirimi yapılmamış olmasında; Davalı ... vekilinin Mahkemenin hükme esas aldığı ek aktüerya raporuna itiraz dilekçesinde desteğin gelirine itirazı bulunmadığından davacı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi desteğin SGK hizmet dökümünde belirtilen ücreti asgari ücrete oranlanarak belirlenen ücreti tazminat hesaplanmasına esas alındığından desteğin gelirine; Hükme esas aktüerya raporunda, SGK emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün müzekkere cevabında davacı hak sahibi eşe bağlanan gelirin İlk Peşin Sermaye Değerinin (İPSD) 131.332.50 TL olduğu belirtilmekle SGK tarafından bağlanan gelirin İPSD’ nin davalıların %70 kusuruna isabet eden tutarının yarısına yani %70 x (1/2) = %35 kısmına isabet eden tutarı hesaplanan maddi zarar tutarından tenzil edilerek hesaplama yapılmış olduğundan rücuya tabii ödemenin tenzil edilmediğine ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesi ve 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarlarının, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından manevi tazminata ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Bu nedenle davalı işleten/sürücü bakımından talebe uygun olarak ıslah edilen kısım içinde de kaza tarihinden itibaren faiz yürütülmesinde; Dava dilekçesinde kaza tarihinden itibaren avans faizi talep edilmiştir. Kazaya sebebiyet veren araç işleteni davalı ... ... İlaç Tic. Ltd. Şti. tacir olup dava dilekçesinde avans faizi talep edilmesine göre bu davalı yönünden avans faizine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Ne var ki gerçek kişi olan davalı sürücü için yasal faiz yerine avans faizine hükmedilmesi ile manevi tazminatın kısmen reddine karar verilen 30.000 TL üzerinden davalı lehine AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 4.500,00 TL nispi vekalet ücreti yerine 4.080,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış bu yönlerden İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilmesine karar verilmiştir. Davalı davalı ... ... İlaç Tic. Ltd. Şti. Vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf başvurusu bulunmadığından hüküm aynen korunmuştur. Bu nedenlerle; davalı ... ... İlaç Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : A-Davalı ... ... İlaç Ticaret Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:1-Davacının destekten yoksun kalmaya dayılı MADDİ TAZMİNAT İSTEMİNİN KABULÜ ile; 175.391,18-TL maddi tazminatın, davalı sigortadan sigorta poliçesi teminat limitiyle sınırlı olmak üzere dava tarihinden, diğer davalılardan 25/04/2015 olan kaza tarihinden itibaren işleyecek davalı ... için yasal faiziyle diğer davalılar için avans faiziyle tahsili ile davacıya verilmesine,2-Davacının manevi tazminat isteminin KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE; 70.000-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... ... İlaç Tic.Ltd.Şti' den kaza tarihinden itibaren işleyecek davalı ... için yasal faiziyle diğer davalı ... ... İlaç Tic.Ltd.Şti için avans faiziyle tahsiline, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,3-Davacının davalı Sigorta hakkında açmış olduğu manevi tazminat davasının REDDİNE, 4-Alınması gerekli 16.762,67-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 940,61- TL peşin (ıslah harcı dahil ) harcın mahsubu ile bakiye 15.822,06-TL'nin, tarafların sorumluluk oranına göre hesaplanan 4.513,40 TL'sinin davalılar ... ve ... İlaç Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen, bakiye 11.308,66 TL'sinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-a) Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 29,20 TL başvurma harcı, 341,90 TL peşin harç ile 598,71 TL ıslah harcı toplamı olan 969,81 TL'nin, tarafların sorumluluk oranına göre hesaplanan 276,65 TL'sinin davalılar ... ve ... ... İlaç Tic.Ltd.Şti'denden müştereken ve müteselsilen, bakiye 693,16 TL'sinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, b)Davacı tarafından sarfedilen toplam 1.050,00 TL yargılama giderlerinin, davanın kabul ret oranına göre hesaplanan 935,60 TL'sinin, tarafların sorumluluk oranına göre hesaplanan 266,90 TL'sinin davalılar ... ve ... ... İlaç Tic. Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen, bakiye 668,7 TL'sinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,4-Davalı ... İlaç Ltd. Şti. tarafından sarf edilen 140,75 TL yargılama giderinin, davanın kabul ret oranına göre hesaplanan 15,35 TL'sinin davacıdan tahsili ile davalı ... ... İlaç Tic.Ltd.Şti''ne verilmesine,5-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,6-Maddi tazminat davası yönünden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 16.473,47- TL vekalet ücretinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Manevi tazminat davası yönünden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 8.050,00- TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... ... İlaç Tic.Ltd.Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,8-Manevi tazminat davası yönünden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalılar ... ve ... ... İlaç Tic.Ltd.Şti vekilleri için takdir olunan 4.500,00- TL vekalet ücretinden 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ... ... İlaç Tic.Ltd.Şti'ne verilmesine, Kalan kısmın ise davalı ...'na verilmesine,9-Manevi tazminat davası yönünden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı sigorta vekili için takdir olunan 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN; 1-Davalı ... tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan 121,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalı ...'na verilmesine, 3-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 16.762,67 TL harçtan peşin alınan 4.191,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.571,67 TL harcın davalı ... ... İlaç Tic. Ltd. Şti.'nden tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/12/2025