12. Ceza Dairesi 2023/2265 E. , 2024/1431 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi KARAR : Davanın reddi TEMYİZ EDENLER : Davacı vekili, davalı vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, HMUK'un 427. ve CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz istemlerinin reddini ger
**12. Ceza Dairesi 2023/2265 E. , 2024/1431 K.** **"İçtihat Metni"** B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi KARAR : Davanın reddi TEMYİZ EDENLER : Davacı vekili, davalı vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, HMUK'un 427. ve CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece; davacı vekilinin ölçüsüz arama ve elkoyma nedeniyle 100.000,00 TL manevi tazminatın arama ve el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin talebinin tensiben reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile yerel mahkemece kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin reddi, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; arama ve el koyma tedbirinin kanuna aykırı olarak yapıldığına, soruşturma dosyasının kesinleşmesine gerek olmadığına, ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; lehine vekâlet ücreti ödenmesi gerektiğine, ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Yerel mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/15398 soruşturma sayılı ceza dosyasının henüz sonuçlanmadığı, kesinleşen bir karar veya hüküm olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Davacının ölçüsüz arama ve haksız el koyma sebebiyle CMK'nın 141/1-i-j bentleri kapsamında manevi tazminat talebinde bulunduğu dikkate alınarak yapılan incelemede; Manevi tazminat davaları kişilik hakkını koruyan, haksız tecavüzün doğurmuş olduğu olumsuz sonuçları, yani zararın giderilmesini, telafi edilmesini amaçlamaktadır. Manevi tazminat davası için, kişilik haklarının ihlal edilmesi özellikle sosyal ve duygusal kişilik değerlerinin ihlali ve hukuka aykırı bir fiilin bulunması gerekir. Yakalanan veya tutuklanan kimsenin gerek aile, gerekse iş çevresinde itibarının sarsılması, aile, çocuk ve yakınları için tutukevinde hasret çekilmesi, kişinin tutuklanması nedeniyle ruhi sıkıntılar çekmesi, cezaevi şartları, buralarda duyduğu acı ve ızdıraplar kişinin manevi zararının giderilmesini gerekli kılmaktadır. Tutuklanan kimseye verilecek manevi tazminatın tespitinde; tutukluluk süresi, kişinin sosyal ve ekonomik yeri, üzerine yüklenen ve ceza kovuşturmasına konu olan suçun nitelik ve kapsamı göz önünde bulundurulmalıdır. Bu açıklamalar ışığında, yalnızca haksız yere yakalanan ya da tutuklanan kişinin çektiği acının karşılığı olarak manevi zarar ödenmesi gerektiği arama ve el koyma nedeniyle manevi tazminat şartları oluşmayan tazminat davasının reddine karar verilmesi gerekirken soruşturma dosyasının henüz devam ettiği gereksiyle reddeilmesi sonucu itibariyle doğru olduğundan bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, davacı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 15.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 5271 sayılı CMK'nın 142/9. maddesi uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınarak, davalı lehine vekalet ücreti belirlenmesi gerektiğinin nazara alınmaması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün CUMK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasına "5271 sayılı CMK'nın 142/9. maddesi ve yürürlükte bulunan Avukatlık Askeri Ücret Tarifesi dikkate alınarak, reddedilen miktar üzerinden belirlenen 16.000,00 TL nisbî vekâlet ücretinin, davacıdan alınarak, davalı Hazineye verilmesine" eklenmesi suretiyle suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2024 tarihinde karar verildi.