11. Hukuk Dairesi 2013/13315 E. , 2014/2617 K. "" MAHKEMESİ : ORTACA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/04/2013 NUMARASI : 2012/28-2013/346 Taraflar arasında görülen davada Ortaca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.04.2013 tarih ve 2012/28-2013/346 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine do…
**11. Hukuk Dairesi 2013/13315 E. , 2014/2617 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ORTACA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/04/2013 NUMARASI : 2012/28-2013/346 Taraflar arasında görülen davada Ortaca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.04.2013 tarih ve 2012/28-2013/346 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin mantı ve çiğ börek üreticisi olup, bunların toptan satışını da yaptığını ve TPE'ye H. markasının tescili için başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin bu başvurusundan sonra davalının da H. isimli restaurant açarak burada mantı da sattığını, davalının aynı isimle aynı ürünü satması ve ürünün müvekkilinin ürünleri ile karıştırılması nedeniyle müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek, haksız fiilin tespiti ve men'i ile 25.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davacı adına tescil edilmiş bir marka bulunmadığından dava şartının gerçekleşmediğini, kullanılan tabelaların boyutlarının ve yazı stillerinin farklı olduğunu, davacının iş yerlerinin karıştırıldığı ve zarara uğradığı iddiasının da doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, H. markasının davacı adına tescilli olup, davalı ile davacının iştigal alanı ile müşteri çevresinin aynı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının tescilli markasına yapılan tecavüzün önlenmesine, davacının manevi tazminat isteminin ise şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.