9. Hukuk Dairesi 2017/5458 E. , 2017/10819 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, eşit davranmama tazminatı ile ücret zammı farkı, birleştirilmiş sosyal yardım alacağı, yemek yardımı, giyim yardımı, çocuk yardımı, öğrenim yardımı, aile yardımı, hizmet yılı primi ile prim farkı, sorumluluk zammı ile sorumluluk zammı farkı, ikramiye ile ikramiye farkı, ilave tediye ile ilave tediye farkı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kısmen kab
**9. Hukuk Dairesi 2017/5458 E. , 2017/10819 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, eşit davranmama tazminatı ile ücret zammı farkı, birleştirilmiş sosyal yardım alacağı, yemek yardımı, giyim yardımı, çocuk yardımı, öğrenim yardımı, aile yardımı, hizmet yılı primi ile prim farkı, sorumluluk zammı ile sorumluluk zammı farkı, ikramiye ile ikramiye farkı, ilave tediye ile ilave tediye farkı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin 15/09/1997 tarihinde ... Büyükşehir Belediyesinde büro elemanı olarak çalışmaya başladığını, 2009 yılı Ocak ayında Hizmet-İş Sendikasına üye olduğunu, 14/03/2009 ila 14/03/2009 ve 15/03/2009 ila 14/03/20011 tarihleri arasında yürürlükte bulunan Toplu İş Sözleşmelerinin 3.madde 3.bendi hükmünde büro elemanlarının kapsam dışı bırakılması nedeniyle Toplu İş Sözleşmelerinde düzenlenen hak ve alacaklardan mahrum bırakıldığını ancak bu hükmün işyerinde genel olarak uygulanmadığını, fiilen büro işçisi olduğu halde Toplu İş sözleşme hükümlerinden faydalandırılan çok sayıda işçi bulunduğunu, davalının eşit durumdaki işçilere farklı muamele yaptığını, bu durumda olan 7 işçinin çeşitli mahkemelerde dava açtığını, bu dosyalarda davalı tarafın aynı şekilde büro elamanı olan başkaca işçileri Toplu İş Sözleşmesi faydalandırdığının tespit edildiğini ayrıca 15.03.2011 ila 14.03.2013 tarihleri arasını kapsayan Toplu İş Sözleşmesinde büro elemanlarının kapsam dışı olduğuna ilişkin hükmün kaldırıldığını, davalının eşit davranma ve ayrım yapmama kuralına aykırı davrandığını, müvekkilinin 2011 yılı Mart ayına kadar Toplu İş Sözleşme hükümlerinden yararlandırılmadığından ve ücret zammı yapılmadığından 2011 yılı Mart ayı sonrası döneme ait taban ücret, ücret zammı alacağı ile ücret zammı alacağına bağlı olarak hesaplanan sorumluluk, ilave tediye ve ikramiye gibi alacaklarının eksik ödendiğini, 11 ve 17 yaşlarında iki çocuğu olmasına rağmen öğrenim ve çocuk yardımı alacaklarının ödenmediğini, 2013-2015 dönemi Toplu İş Sözleşmesi döneminde eşi çalışan işçilere aile yardımı ödenmeyeceğine ilişkin hüküm bulunmamasına rağmen aile yardımının ödenmediğini, 10 yıllık hizmet primi alacağının ödenmediğini ileri sürerek, eşit davranmama tazminatı ile ücret zammı farkı, birleştirilmiş sosyal yardım, yemek yardımı, giyim yardımı, çocuk yardımı, öğrenim yardımı, aile yardımı, hizmet yılı primi ile prim farkı, sorumluk zammı ile sorumluluk zammı farkı, ikramiye ile ikramiye farkı, ilave tediye ile ilave tediye farkı alacakları istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davacının 15/09/1997 tarihinden itibaren bünyelerinde büro elemanı olarak çalıştığını, 14/01/2009 tarihinde Sendika üyesi olduğunu, halen Kütüphaneler Şube Müdürlüğünde teknik hizmetler birim sorumlusu olarak çalışmaya devam ettiğini, 2007-2009 dönemi Toplu İş Sözleşmesinin 3/3 maddesi gereği kapsam dışı olduğunu, 4.maddesi gereği ücret ve sosyal hakları ile diğer özlük durumları ve çalışma şartlarının çalıştıkları işyerinde aynı işi yapan devlet memurlarının ücret ve özlük haklarını geçemeyeceğini, 2009-2011 dönemi Toplu İş Sözleşmesi gereği kısmen yararlandırıldıklarını, birleştirilmiş sosyal yardımların uygulandığını, 15.03.2010 tarihinden itibaren 60 günlük ücret tutarındaki ikramiyenin 30 gün olarak uygulandığını, uygulanan Toplu İş Sözleşmeleri gereği davacının herhangi bir alacağı bulunmadığını, Toplu İş Sözleşmesinin ilgili hükümleri ile ilgili dava açılmadığından taraflar açısından bağlayıcı olduğunu, ihtilafın Uyuşmazlıkları Çözümleme Kurulu tarafından karara bağlanması gerektiğini ancak davacının bir başvurusunun bulunmadığını, davacının fiilen devlet memuru gibi çalışması sebebiyle Toplu İş Sözleşmesindeki tüm haklardan yararlanmasının mümkün olmadığını, bünyelerinde farklı uygulama yapılan personel ile keyfi uygulama bulunmadığını, 2013-2015 dönemi Toplu İş sözleşmesinden faydalanmaya devam ettiğini, 2011-2013 döneminde öğrenim yardımı ödendiğini, eşi çalıştığından aile yardımı ödenmediği, 10 yıllık hizmet ikramiyesine 15/09/2007 tarihinde hak kazandığını ancak kapsam dışı olduğundan ödenmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, davalı Belediyenin mevcut mevzuat ve uygulamalar çerçevesinde davacıya ödemelerde bulunduğunu, davacının hak ettiği alacakların mahkeme kararı ile tespit edildiğini, henüz yasal düzenlemesi bulunmayan ve mahkeme kararına konu olmamış hakların davacıya önceden ödenmemesinin eşit davranma kuralının ihlal edildiği anlamına gelmediği, eğer mahkeme kararına rağmen dahi sonraki hakların ödenmesinde davalı önceki uygulamada ısrar etmesi halinde davacının eşit davranmama tazminatına hak kazanabileceği gerekçesiyle eşit davranmama tazminatının reddine, diğer talepler yönünden ise, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre taraflar vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Davacının aile yardımına hak kazanıp kazanmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. 657 sayılı Yasanın 202. maddesi hükümlerine göre; evli bulunan devlet memurlarına aile yardımı ödeneği verilir. Bu yardım, memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi için 1500,00, çocuklarından her biri için de 250,00 gösterge rakamının (72'nci ay dahil olmak üzere 0-6 yaş grubunda yer alan çocuklar için bir kat artırımlı) aylık katsayısı ile çarpılması sonucu elde edilecek miktar üzerinden ödenir. Eşlerden birine iş akdi veya toplu sözleşme gereği çocukları için yapılan aile yardımı ödeneği daha düşük ise, yalnız aradaki fark ödenir. Davalı işyerinde uygulanan Toplu İş Sözleşmelerinin incelenmesinde aile yardımının; 01.03.2007-14.03.2009 ile 15.03.2009-14.03.2011 tarihleri arasında yürürlükte bulunan Toplu İş Sözleşmelerinin 39. maddesinde; "toplu iş sözleşmesi kapsamında çalışan sendika üyesi işçilere, Devlet Memurlarına ödenen aile yardımı net olarak ödenir." 15.03.2011-14.03.2013 yürürlük tarihli Toplu İş Sözleşmesinin 39.maddesinde; "toplu iş sözleşmesi kapsamında çalışan sendika üyesi evli isçilere, Devlet Memurlarına ödenen aile yardımı miktarı: 1. altı ayda %20 fazlası 2. altı ayda %25 artırılarak ödenir." 15.03.2013-14.03.2015 yürürlük tarihli Toplu İş Sözleşmesinin ise 38. maddesinde; "toplu iş sözleşmesi kapsamında çalışan sendika üyesi işçilere her ay maaşla birlikte sözleşme döneminde memura ödenen aile yardımının %25 fazlası ödenir" şeklinde aile yardımına ilişkin düzenlemeler bulunduğu, 01.03.2007-14.03.2009 / 15.03.2009 - 14.03.2011 yürürlük tarihli sözleşme hükümlerinin de eşi çalışmayan işçilere uygulanacağının düzenlendiği, 01.03.2013-28.02.2015 dönemini kapsayan Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinin ise doğrudan Devlet Memurları Kanunu hükümlerine atıf yaparak bu yardım kapsamının belirlendiği anlaşılmaktadır. “Aile yardımı” eş ve çocuklar için yapılan yardımı belirtmekte kullanılan bir terim olup, işyerinde uygulanan tüm Toplu İş Sözleşmelerinde çocuk yardımının 657 sayılı Devlet Memurları Yasasındaki usul ve esaslara göre belirleneceği düzenlenmiştir. Eş yönünden yapılacak yardım hususunda da 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na atıfla düzenleme yapılmıştır. Bu iki yardımı birbirinden ayrı düşünmek imkansızdır. Zaten işyerinde 2013-2015 döneminde uygulanan TİS hükümlerinin incelenmesinde; “MADDE-38. AİLE YARDIMI: Toplu iş sözleşmesi kapsamında çalışan sendika üyesi işçilere her ay maaşla birlikte; sözleşme döneminde memura ödenen aile yardımının %25 fazlası MADDE-39, ÇOCUK YARDIMI: İşveren, işyerinde çalışan taraf sendika üyesi işçilerin çocuklarına 657 sayılı Devlet Memurları Kanunundaki usul ve esaslara göre çocuk yardımı öder.” şeklinde yazıldığı görülmektedir. Bu yazım tekniğinden de açıkça anlaşıldığı üzere aile yardımı da 657 sayılı Devlet Memurları Kanunundaki usul ve esaslara göre belirlenmelidir. Her ne kadar dosyaya rapor sunan bilirkişi tarafından, 2013-2015 dönemi yönünden aile yardımı ödenmesi için eşin çalışmama zorunluluğunun kalktığı şeklinde bir yorum getirilmiş ise de bu yorum tarzı hatalıdır. Bu nedenle davacıya çalışan eş nedeniyle bu yardımın ödenmeyeceği kabul edilerek davacının aile yardımı talebinin reddi gerekirken Toplu İş Sözleşmesinin hatalı yorumu sonucunda yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. 2- Hüküm altına alınan alacakların faiz başlangıcı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Somut olayda davacı, dava dilekçesinde, davasını kısmi dava olarak açtığını bildirerek, eşit davranmama tazminatı alacağı için dava tarihinden, ilave tediye alacağı için ödenmesi gereken tarihten itibaren olmak üzere yasal faiz, diğer talepler için ise Toplu İş Sözleşmesine göre alacakların doğdukları her ayın 14'ünden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. TİS’den doğan alacaklar hakkında doğdukları tarihten itibaren faiz talebinde bulunulması için borçluya ayrıca ihtarname çekerek temerrüde düşürülmesine gerek olmadığından, kabule konu alacaklardan ilave tediye alacağı hariç diğer alacakların faizlerinin Toplu İş Sözleşmesine göre doğdukları tarihten itibaren yürütülmesi gerekirken, dava ve ıslah tarihlerine göre faiz yürütülmesi hatalı olup bozma nedenidir. F) SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 19/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.