(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/3742 E. , 2012/22496 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :... Mahkemesi Davacı, 06/04/1983-30/12/1994 tarihleri arasında ... sigortalısı olduğunun tespitiyle, 16/09/2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/3742 E. , 2012/22496 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :... Mahkemesi Davacı, 06/04/1983-30/12/1994 tarihleri arasında ... sigortalısı olduğunun tespitiyle, 16/09/2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava; davacının 06.04.1983 – 30.12.1994 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece; davacının 06.04.1983 – 30.12.1994 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespitine karar verilmiş, ancak 25 yıl hizmeti bulunmadığı gerekçesiyle yaşlılık aylığı talebi reddedilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının ilk kez 30.12.1994 tarihi itibari ile tescil edildildiği, daha sonra sağlık karnesi işlemleri sırasında Kurum'a ibraz ettiği belgede vergi kayıt tarihinin 06.04.1983 – 20.11.1985 ve 30.12.1985 – faal olarak belirtilmesi üzerine ibraz edilen kayıt tarihlerine göre sigortalılık sürelerinin yeniden belirlendiği ve bu sürelere göre sigortalı sayıldığı, bu nedenle davacıya, 06.04.1983 – 20.11.1985 ile 30.12.1985 – 31.12.2000 için 93.250.000 TL borç tebliğ edildiği ve davacının bu borcu 17.01.2001 tarihinde ödediği, ancak daha sonra davacının askerlik borçlanması talebi üzerine Kurum'un vergi dairesi, oda vs ile yazışmalar yaptığı ve vergi dairesince davacının kayıt tarihlerinin 06.04.1983 – 20.11.1985 ve 30.12.1995 – faal şeklinde bildirmesi üzerine davacının vergi ve oda kaydı olmayan dönemlerde sigortalılığının iptal edildiği, 06.04.1983 – 20.11.1985 tarihleri arasında ve 30.12.1995 tarihinden beri devam eden vergi kaydı, 04.12.1995 – 16.08.2004 tarihleri arasında esnaf ve sanatkarlar odasında, 12.08.1999 tarihinden beri de şoförler odasında kayıtlı olduğu, ayrıca 05.02.1997 tarihinden beri sicil kaydı bulunduğu, 2925 sayılı Yasa kapsamında ise 360 gün hizmetinin bulunduğu anlaşılmaktadır. 01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren, 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesi ilk şekliyle; sigortalılığın oluşumu için, kendi ad ve hesabına bağımsız çalışma olgusunun gerçekleşmesi yanında, ayrıca kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu da aramıştır. Bu kuruluşlara kayıt tarihi ise sigortalılığın başlangıcı yönünden yasal karine kabul edilmiştir. 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa, ...'lu olabilme yönünden, söz konusu 24. maddenin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu kaldırmış, sadece Yasa'nın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulunun gerçekleşmesi durumunda, sigortalılığın oluşacağını yeterli görmüştür. Buna karşın, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa bağımsız çalışanların sigortalı olabilmeleri yönünden vergi yükümlülüğünü öngörmüş, vergiden muaf olanların da kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmaları durumunda yine sigortalı sayılacaklarını kabul etmiştir. Nihayet, 22.03.1985 yürürlük tarihli 3165 sayılı Yasa, sigortalılığa karine yönünden vergi kaydının, bu kaydın bulunmaması veya vergiden muaf olunması halinde, esnaf ve sanatkar sicil veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kayıtlarının esas alınacağını belirlemiştir. Somut olayda; davacının 20.11.1985 tarihi ile yeniden kayıtlı olduğu 30.12.1995 tarihleri arasında vergi kaydı bulunmadığı gibi oda ve sicil kaydı da bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla; davacının kaydı bulunmayan bu tarihler arasındaki dönem yönünden prim ödemesi nedeniyle 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı sayılması mümkün değildir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurum'un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.