1. Ceza Dairesi 2023/340 E. , 2024/6861 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1689 E., 2021/2169 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulun
**1. Ceza Dairesi 2023/340 E. , 2024/6861 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1689 E., 2021/2169 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Uşak 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2017 tarihli ve 2017/216 Esas, 2017/226 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 87/1-son cümle, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 12.02.2018 tarihli ve 2018/376 Esas, 2018/357 Karar sayılı kararı ile "eylemin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmadığı hususunda delillerin takdîrinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2020 tarihli ve 2019/115 Esas, 2020/79 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 87/1-d ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 26.10.2021 tarihli ve 2020/1689 Esas, 2021/2169 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme ilişkin sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35, 29 ve 53. maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, Uşak 4. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 4 yıl 2 ay hapis cezasının sanık müdafii tarafından istinaf edildiği belirlenerek kazanılmış hak ilkesi gereği 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi uyarınca hapis cezasının 4 yıl 2 ay hapis cezası üzerinden infazına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; suç vasfına, meşru savunma ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Katılanın, sanığın abisinin eşi olan tanık ... ile beş yıldır birlikte yaşadığı ve bu nedenle sanık ve katılan arasında husumet bulunduğu, olay tarihinde tanık ...'in sevk ve idaresindeki araçla katılan ve kız kardeşi Sema'nın katılanın annesinin evine doğru gittikleri sırada, sanığın aracıyla tanık ...'i ve beraberindekileri takip etmeye başladığı, sanığın aracın camını açarak katılan ile karşılıklı küfürleştikleri, tanık ...'in aracı durdurmayarak yoluna devam ettiği ve katılanın annesinin ikâmetinin önünde aracı durdurduğu, aracıyla takip etmeye devam eden sanığın kendi aracını diğer aracın önünde durdurduğu, katılan ve sanığın tartışmaya başladıkları ve birbirlerine hakaret ettikleri, bu sırada sanığın elinde bulunan bıçağı katılanın karın bölgesine sapladığı, katılanın kendini kaybederek yere yattığı, sanığın aracına binerek olay yerinden uzaklaştığı, doktor raporuna göre katılandaki batına nafiz bıçak darbesinin hayati tehlikeye neden olduğu ve basit tıbbî müdahale ile giderilemeyeceği anlaşılmıştır. 2. Taraflar arasında husumet bulunması, sanığın katılanı annesinin evine kadar ısrarlı bir şekilde takip edip araçtan elinde bıçakla hızlı bir şekilde indikten sonra katılanı tek bıçak darbesi ile bile olsa batına nafiz, mide ön ve arka yüzde, kolon ve ince bağırsakta yaralanma meydana getirecek şekilde hayatî bölgelerini hedef alarak bıçaklaması, suçta kullanılan bıçağın öldürmeye elverişli kesici kısmı 17 cm olan ekmek bıçağı olması, katılanın kendini kaybedip yere yatması üzerine sanığın eylemini yeterli görmesi nedeniyle olay yerinden uzaklaşması, hastaneye kaldırılan katılanın genel cerrahi servisinde acil ameliyata alınarak hayatta kalabilmesi, katılanın olaydan 6 gün sonra kendisine gelerek ifadesinin alınabilmesi karşısında, sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki eylemin kasten yaralama suçunu oluşturduğundan bahisle bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, meşru savunma koşullarının oluşmadığı, haksız tahrik hükümlerinin doğru şekilde uygulandığı anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 26.10.2021 tarihli ve 2020/1689 Esas, 2021/2169 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2024 tarihinde karar verildi.