Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (667 sayılı KHK) ile kapatılan....Özel Eğitim AŞ (Şirket) bünyesinde faaliyet gösteren Özel .... Kolejinde 01.09.1990 tarihinden 21.07.2016 tarihine kadar çalıştığını, işveren Şirketin 667 sayılı KHK ile kapatılması ile çalışma ilişkisinin de sona erdiğini ancak işçilik alacaklarının ödenmediğini, bu nedenle işçilik alacaklarının tahsili için Manisa 1. İdare Mahkemesinin 2021/515 Esas sayılı dosyasında dava açılmış is
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (667 sayılı KHK) ile kapatılan....Özel Eğitim AŞ (Şirket) bünyesinde faaliyet gösteren Özel .... Kolejinde 01.09.1990 tarihinden 21.07.2016 tarihine kadar çalıştığını, işveren Şirketin 667 sayılı KHK ile kapatılması ile çalışma ilişkisinin de sona erdiğini ancak işçilik alacaklarının ödenmediğini, bu nedenle işçilik alacaklarının tahsili için Manisa 1. İdare Mahkemesinin 2021/515 Esas sayılı dosyasında dava açılmış ise de uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği ve adli yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, akabinde 14.04.2022 tarihinde arabulucuya başvurulduğunu, ancak davalı İdare tarafından arabuluculuk oturumuna katılmayacakları beyan edildiğinden görüşme yapılamadan anlaşmama sebebiyl" oturuma son verildiğine dair tutanak düzenlendiğini belirtilerek kıdem ve ihbar tazminatları ile ödenmeyen 2016 Haziran ve Temmuz ayı ücret alacaklarının davalı İdareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, arabuluculuk görüşmelerine katılmayan davalı lehine vekâlet ücretine ve aleyhine yargılama giderine hükmedilip hükmedilemeyeceğine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.