12. Hukuk Dairesi 2022/13192 E. , 2023/5494 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğuna yönelik şikayet üzerine yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulüne karar verilmiştir. Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemes…
**12. Hukuk Dairesi 2022/13192 E. , 2023/5494 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğuna yönelik şikayet üzerine yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulüne karar verilmiştir. Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Borçlu icra mahkemesine başvurusunda; ödeme emrinin usulsüz olarak tebliğ edildiğini, tebligat yapılan kişi ile aynı konutta oturmadığını, takibi 22.12.2021 tarihinde öğrendiğini ileri sürerek ödeme emri tebliğ tarihinin 22.12.2021 tarihi olarak kabulü ile uygulanan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı, tebliğin usulüne uygun olduğunu, şikayetin süresinde yapılmadığını, mahkemece yapılacak araştırma sonucunda aksine karar verilmesi halinde dahi taraflarına kusur atfedilemeyeceğinden aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilemeyeceğini, tebliğ evrakını alan kişi ile borçlunun aynı konutta oturup oturmadığı hususunun mahkemece araştırılması gerektiğini belirtmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI A. Gerekçe ve Sonuç Borçlunun ... Mah. ... Evleri No:75 .../... adresine tebligat çıkarıldığı ve ödeme emrini içerir tebligatın 14.02.2021 tarihinde tebliğ edildiği, açıklama kısmına "Muhatabın tarlada olması nedeni ile yeğeni ... tebliğ edildi" şeklinde yazıldığı dağıtıcı ve tebligatı teslim alan tarafından imzalandığı, T.C. ... İlçe Jandarma Komutanlığının yazı cevabı ekinde sunulan 10.01.2022 tarihli tutanakta, davacının bahse konu adreste ailesi ile birlikte ikamet ettiği, ... isimli yeğeni olmadığı, ...'ın ... Mah. ... Evleri No:30 .../... adresinde ikamet ettiği, davacı ile tebligatı teslim alan şahsın aynı adreste ikamet etmediğinin tespit edildiği, borçlunun adresine yapılan ödeme emri tebliğini alan şahıs ile borçlunun aynı konutta oturmadığı, tebligatı alan kişinin adresinin farklı bir adres olduğu sabit olduğu gerekçesiyle şikayetin kabulü ile ... İcra Dairesi'nin 2020/5380 Esas sayılı takip dosyasında davacı borçlu yönünden örnek 7 nolu 14.02.2021 tarihli ödeme emrinin tebliğinin usulsüzlüğünün tespitine, tebliğ tarihinin borçlunun öğrenme tarihi olan 22.12.2021 tarihi olarak düzeltilmesine, haciz koyup kaldırma yetkisinin icra dairesinde olduğu anlaşılmakla, bu talebinin düzeltilen tebliğ tarihine göre icra dairesince yerine getirilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri Alacaklı, tebliğin usulüne uygun olduğunu, borçlunun haberdar olduğunu beyan ettiği tarihe itibar edilerek eksik inceleme ile karar verildiğini, kolluk araştırmasının usule aykırı olduğunu, şikayetin süresinde yapılmadığını, hacizlerin kaldırılması kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilemesini talep etmiştir. C. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI C.1.Gerekçe ve Sonuç Borçluya gönderilen ödeme emrinin “... Mah. ... Evleri No:75 .../...” adresinde, muhatapla aynı konutta ikamet ettiğini beyan eden yeğeni ...’a 14.02.2021 tarihinde tebliğ edildiği, kolluk araştırması sonucunda ... İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından düzenlenen 10.01.2022 tarihli tutanakta davacı borçlu ...’ın 14.02.2021 tarihinde “... Mah. ... Evleri No:75 .../...” adresinde ailesi ile birlikte ikamet ettiği, ... isimli yeğeninin olmadığı, ...’ın ise “... Mah. ... Evleri No:30 .../...” adresinde ikamet ettiğinin tespit edilmiş olduğu, söz konusu tutanağın yapılan araştırma sonucu düzenlendiğinden ve tarafların beyanlarını içermediğinden usulüne uygun olduğu, mahkemece yaptırılan kolluk araştırmasında tebliğ tarihi itibari ile borçlu ile tebligatı alan şahsın aynı adreste ikamet etmediklerinin tespit edildiği gibi, dosya içerisine alınan ...'a ilişkin mernis kayıtları üzerinden yapılan incelemede, borçlu ile tebligatı alan ...'ın önceki ve güncel adreslerinin de farklı olduğu, bu durumda tebliği alan şahıs ile muhatap borçlu aynı konutta oturmadıklarından davaya konu tebligatın usulsüz olduğu, borçlunun tebligatın usulsüzlüğünden haberdar olduğunu belirttiği 22.12.2021 tarihinden itibaren 7 günlük süre içerisinde icra mahkemesine şikayette bulunduğu, davacı-borçlunun takipten haberdar olduğunu belirttiği 22.12.2021 tarihinden önce takipden haberdar olduğunu gösterir bir belgenin takip dosyasında bulunmadığı, bu nedenle davacı-borçlunun bildirdiği öğrenme tarihinin esas olduğu, kaldı ki bu tarihin aksinin ancak yazılı belge ile ispatlanabileceği, İcra Mahkemesince borçlunun usulsüz tebligat şikayeti kabul edilerek ödeme emri tebliğ tarihinin 22.12.2021 tarihi olarak düzeltilmesine karar verildiğine göre, ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olması nedeniyle takip kesinleşmeyeceğinden, bu tarihten önceki hacizlerin hükümsüz kaldığının kabulü gerektiği, henüz haciz isteme hakkı doğmadan borçlunun malvarlığına yönelik olarak gerçekleştirilen hacizlerin yasal dayanağı kalmadığından, mahkemece hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesinde de usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Alacaklı, istinaf dilekçesi içeriğini tekrar ederek, tebligatı alan kişi ile posta memurunun mahkeme huzurunda dinlenmediğini, tebligat tarafları dinlemeden karar verilmesinin usulsüz olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğuna yönelik şikayete ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Tebligat Kanunu'nun 32,16; Tebligat Yönetmeliği'nin 25; HMK'nın 355. maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.