11. Hukuk Dairesi 2022/6660 E. , 2024/616 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/32 Esas, 2022/144 Karar ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA DAVACILAR : 1-Trakya Cam Sanayi A.Ş. 2-Şişecam Dış Ticaret A.Ş. vekilleri Avukat ... ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA DAVALILAR : 1- M/V Bereket Gemisi Donatanı Çakıl Denizcilik Ltd. Şti. vekili Avukat ... 2-Karden Gemi Acenteliği Tic. A.Ş. vekili Avukat ... ASIL DAVADA İHBAR OLUNAN : ... vekili Avukat ..
**11. Hukuk Dairesi 2022/6660 E. , 2024/616 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/32 Esas, 2022/144 Karar ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA DAVACILAR : 1-Trakya Cam Sanayi A.Ş. 2-Şişecam Dış Ticaret A.Ş. vekilleri Avukat ... ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA DAVALILAR : 1- M/V Bereket Gemisi Donatanı Çakıl Denizcilik Ltd. Şti. vekili Avukat ... 2-Karden Gemi Acenteliği Tic. A.Ş. vekili Avukat ... ASIL DAVADA İHBAR OLUNAN : ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 29.08.2014 (Asıl), 17.03.2017 (Birleşen) HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2014/1020 E., 2019/315 K. BİRLEŞEN DAVA : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/103 E. sayılı dava dosyası Taraflar arasındaki asıl ve birleşen alacak davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ile davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 23.01.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Avukat Duygu ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA 1.Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili Trakya Cam San A.Ş. ile Karden Shipping Inc. Co. arasında akdedilen 25.02.2014 tarihli sözleşme ile üreticisi Trakya Cam San A.Ş. olan diğer müvekkili Şişecam Dış Tic. A.Ş.’ye ait 740 ahşap kasa içinde muhafaza edilen flotal aynaların M/V Bereket Gemisi ile Mersin Limanı'ndan Rusya’nın Rostov Limanı'na taşınması konusunda anlaşmaya varıldığını, geminin davalı ...Ş.’den ... ... için 60.000,00 USD navlun karşılığında kiralandığını, yükün fatura bedelinin 829.035,52 USD olduğunu, 04.03.2014 tarihinde yola çıkan geminin 7-8 gün içerisinde Rostov’a ulaşmasının taahhüt edildiğini, ancak 16.03.2014 tarihinden bu yana İstanbul açıklarında beklemekte olduğunu, beklemenin gemi hakkında verilen seferden men kararından kaynaklandığını, bu durumun emtia sigortacısı olan ...'ne, Karden Gemi Acenteliği A.Ş.’ye ve geminin P&I Kulüp sigortacısına bildirildiğini, donatan ve diğer firmalar ile mevcut uyuşmazlığın çözümü için görüşmeler yapıldığını, ancak herhangi bir sonuç alınamadığını, bu gelişmelerden sonra yapılan başvuru sonucunda İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün 2014/17830 E. sayılı dosyasından 24.07.2014 tarihinde gemi ile taşınan malların İstanbul Ambarlı Limanı'nda tahliyesine karar verildiğini, bahse konu kararın liman başkanlığına ibraz edilip davalı şirketlere bildirilmiş olmasına rağmen tahliye işleminin bir türlü gerçekleştirilmediğini, geminin İstanbul Kumkapı Mevkii'nde 16.03.2014 tarihinden itibaren demirde beklemesinden dolayı emtiada ciddi hasar meydana geldiğini, bu haliyle tahliye edilecek olsa dahi emtianın muhtemelen kullanılamayacak durumda olduğunu, zira son derece hassas yapıya sahip olan aynaların yaklaşık 5 aydır gemide yüklü hâlde bulunduğunu, her türlü ... ve ... koşullarına maruz kaldığını, malın alıcıya teslim edilemeyişi nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, sözkonusu zarardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, emtianın tahliyesi halinde öncelikle oluşan zararın tespiti gerektiğini, yük hasarının yanısıra taşıma sözleşmesinin 11.6 ncı maddesi uyarınca kançello tarihinden bir gün sonrasından itibaren taşıyan tarafından taahhüt edilen hergün için 500,00 USD cezai şarttan da davalı ...’in sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle M/V Bereket Gemisi ile taşınmakta olan emtianın tahliyesine, tahliye gerçekleşmediği takdirde emtia bedelinin 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (3095 sayılı Kanun) 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, emtia tahliye edildiği takdirde emtiada oluşan hasarın keşif icrasıyla tespitine, hasar tutarının faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, emtianın, alıcısına teslim edilmemiş olması nedeniyle müvekkili şirketlerin uğradığı ve uğrayacağı zararların tespiti ile davalılardan tahsiline, müvekkili tarafından ödenen navlun bedelinin 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, emtianın tahliyesinin ardından oluşacak tüm nakliye, gümrük vs. masraflarının davalılardan tahsiline, taşıma sözleşmesi uyarınca kançello tarihinin bir gün sonrasından itibaren taşıyan tarafından ödenmesi taahhüt edilen günlük 500,00 USD cezai şart bedelinin hesaplanarak dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı ...’den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Asıl davada davacılar vekili 10.11.2015 tarihli dilekçesinde; davayı ıslah ettiklerini, zararın tespitine, emtia bedeli olan 829.035,52 USD’nin fatura tarihi olan 28.02.2014 tarihinden, davalı ...’e ödenen 60.000,00 USD navlun bedelinin fatura tarihi olan 03.03.2014 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca işleyecek faiziyle davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, 90.000,00 USD cezai şartın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalı ...’den tahsiline, emtianın alıcısına teslim edilmemesi nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu zararlar kapsamında 8.207,43 USD sigorta bedelinin, 26.073,67 TL kargo yükleme ve güvenlik bedelinin, 7.718,34 TL acente hizmet bedelinin, 1.632,00 TL konteyner çakım ve sabitleme ile gemi yükleme bedelinin, 13.392,42 TL nakliye ücretinin ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalıların yükümlülüklerini yerine getirmemeleri nedeniyle müvekkili şirket tarafından alıcıya gönderilen ikame mal için yapılan harcamalar kapsamında ortaya çıkan zarardan dolayı 24.500,00 USD ikinci taşıma navlun bedeli (navlun farkı), 15.017,46 TL yükleme ve güvenlik bedeli (fark), 1.900,00 TL konteyner çakım ve sabitleme ile gemi yükleme bedeli, 8.129,97 TL nakliye ücretinin ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. 3.Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; asıl dava tarihinden sonra davalılar tarafından emtianın müvekkiline iadesi konusunda herhangi bir çaba sarfedilmediğini, gemi üzerindeki hacizlerin ve seferden men kararının devam ettiğini, bu nedenle taşımanın tamamlanamadığını, emtianın içinde bulunduğu M/V Bereket Gemisi'nin 2 yıl 10 ay boyunca İstanbul açıklarında beklediğini, 27.01.2017 tarihinde su alarak batmaya başladığını ve yükle birlikte battığını, müvekkillerinin yurtdışındaki müşterisinin sipariş ettiği malların kendisine zamanında ulaştırılamamasından dolayı maddi zarara uğradığını, Bereket Gemisi ile gönderilmekte olan emtiaların alıcı OOO Kristall firmasına ulaşmadığından alıcı firmanın sipariş ettiği ürünler için kendi iç pazarındaki müşterilerinden belli oranda peşinatlar aldığını, sevkiyat süresinde ulaşmayınca banka kredileri kullanarak iç piyasadan yüksek fiyatla ürün satın almak zorunda kaldığını, bunun yanısıra 2014 yılında Rusya’da meydana gelen devalüasyon nedeniyle sevkedilen malların ruble bazında da maliyetinin arttığını, ancak iç piyasada ürünlerin ruble bazındaki fiyatının artmadığının müvekkillerine iletildiğini, bütün bunlardan dolayı OOO Kristall firmasının müvekkili şirkete başvurarak sipariş verdiği emtianın kendisine zamanında ulaşmaması nedeniyle başka firmalardan daha yüksek fiyatlarla satın aldığı ürünler, bunun için bankadan çektiği krediler ve ödediği faizler nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek malların teslim edilmesi gereken Mayıs 2014 ile yeniden üretim yapılarak teslim edilen malların ulaşabileceği tarih olan Aralık 2014 arasındaki dönem için kur farkından dolayı uğradığı 199.953,65 USD ile Rusya’nın Narat Bankası'ndan çektiği 3 yıllık 30 milyon rublelik kredinin faiz gideri olan 57.887,00 USD’den oluşan zararının müvekkilleri tarafından giderilmesini, müvekkilleri nezdindeki borcundan düşülmesini talep ettiğini, müvekkilinin 2013 yılından itibaren güvenli bir şekilde çalıştığı müşterisi ile ihtilafa düşmemek için toplam 257.841,00 USD’ye tekabül eden zararını 15.02.2017 tarihinde alacağından mahsup etmek zorunda kaldığını, bu zararın tamamen davalıların yükümlülüklerini yerine getirmemesi, taşıma işini tamamlayamamalarından kaynaklandığını, sözleşme hükümlerine göre bu zararın davalılar tarafından karşılanması gerektiğini ileri sürerek 257.840,00 USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Asıl davada davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; geminin seferden men edilme sebebinin müvekkili ile ilgisinin olmadığını, diğer davalının geçmiş dönem yakıt borcuna ilişkin olduğunu, geçmişteki bir borç için seferden men edilmesinin öngörülemez bir durum olduğunu, kaldı ki söz konusu yakıt borcunun esasen ödenmiş olduğundan bu nedenle yapılan icra işlemlerinin de usulsüz olduğunu, bu durumun sözleşmenin 10 uncu maddesinde düzenlenen mücbir sebep hâlini oluşturduğunu, davacının ise sözleşmeye göre fesih hakkı bulunduğu hâlde sözleşmeyi feshetmediğini, bu nedenle diğer taleplerinin yanısıra cezai şart talep etmesinin de sözkonusu olamayacağını, geminin üzerindeki haczin geçersizliğinin Mersin 4. İcra Müdürlüğünün 2014/406 E. sayılı dosyası üzerinden yapılan şikayet sonucunda ... olduğunu, kaldı ki müvekkili Karden’in ihtilafın halli için bütün imkanlarını seferber ettiğini, gemide bulunan emtiada herhangi bir hasar ya da kırılmanın söz konusu olmadığını, zarar olsa dahi bundan dolayı müvekkili Karden’in sorumlu tutulamayacağını, yükün Ambarlı Limanı'na tahliyesi yükümlülüğünün davacı tarafa ait olduğunu, tahliye kararı alındığı hâlde bu kararın uygulatılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Asıl davada davalı Çakıl Denizcilik Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 25.02.2014 tarihli taşıma sözleşmesi ile kiralanan M/V Bereket Gemisi'nin donatanı olduğunu, geminin seferden men edilmesine sebep olan yakıt borcunun 2012 yılına ait olup aslında ödendiğini, bu nedenle gemi hakkındaki icra işlemlerinin usulsüz olduğunu, buna rağmen müvekkilinin seferden men edilmesi nedeniyle daha önce ödediği borcun ikinci kez ödenmesinin talep edilmekte olduğunu, talep edilen alacak miktarı oldukça yüksek olduğundan ödeme yapılamadığını, yükün gemi içerisinde en iyi koşullarda saklandığını, herhangi bir hasar ya da zararın söz konusu olmadığını, davacıların İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün 2014/17830 E. sayılı dosyası üzerinden geminin Ambarlı Limanı'na çekilmesi yönünde karar aldıklarını, ancak bu kararın uygulanmasının son derece sakıncalı olduğunu, kararın uygulanması hâlinde geminin batması, çatma ya da gemi adamlarının kazaya uğraması ihtimalinin bulunduğunu, bu kapsamda gerekli önlemlerin alınması gerektiğini, davacı herhangi bir önlem almadığından geminin çekilmesi yönünde herhangi bir işlemin de yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 3.Birleşen davada davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; geminin seferden men edilmesinde davalıların kusurunun bulunmadığını, haczedilmiş bir geminin bakım ve muhafazasının icra müdürlüğü ve alacaklıların sorumluluğunda olduğunu, davacının yükün tahliyesi yönünde verilen kararı da uygulattırmadığını, ayrıca gemide bulunan yükün muhafazası ve korunması için de hiçbir önlem almadığını, gemi batmadan önce emtiada herhangi bir hasar ya da zarar bulunmadığını, davacının yükün teslim alınması için herhangi bir şey yapmadığını, davacının dava dışı alıcı firmaya ödediğini iddia ettiği banka faizi ile kur farkından kaynaklanan zararlar için dava açmış olduğu hâlde bu iddialarını kanıtlayabilecek herhangi bir somut delil sunamadığını, ikame mal gönderdiğini iddia etse de davacı tarafından gönderilen malların gemide bulunan mallar yerine geçebilecek nitelikte mallar olmadığını, asıl dosyada alınan bilirkişi raporu ile mal ikamesi yapılmadığının anlaşıldığını savunarak davanın reddini istemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile satış faturası ve gümrük beyannamesi ekinde yer ... çeki listesinden satışın CIF teslim şekline göre yapıldığı, dolayısıyla ödeme şeklinin "peşin" olarak belirlendiği, CIF satışlarda yük geminin küpeştesini geçtiği andan itibaren yükle ilgili her türlü yarar ve hasar alıcıya geçmiş olduğundan somut uyuşmazlıkta yükün Mersin’de M/V Bereket isimli gemiye yüklenerek geminin sefere çıkmasından itibaren ortaya çıkacak her türlü ... ve hasarın yurtdışındaki alıcı firmaya ait olduğu, dosyada yer ... her iki muhasip bilirkişi raporlarında da, Şişecam’a ait ticari defter kayıtlarında asıl taşıma konusu 829.035,52 USD mal bedelinin banka havalesi yoluyla Şişecam’a ödendiği, Rusya’daki alıcıya daha sonra satışı yapılan 701.561,88 USD tutarlı fatura bedelinin de 549.669,79 USD’sinin tahsil edildiği, bu faturadan dolayı bakiye 151.893,24 USD alacak bulunduğu, 347.271,37 USD tutarlı ikinci faturanın da banka havaleleri ile tahsil olunduğunun tespit edildiği, davacı ...’ın kendi ticari defter kayıtlarındaki bu tespitlere göre zayi olan mal bedelinin tahsil edildiği, ikame satış olarak bildirilen toplam tutarı 1.048.833,11 USD olan iki ayrı fatura bedelinden yapılan tahsilatlar düşüldükten sonra bakiye 151.893,24 USD alacak kaldığı, ilk satış konusu mallar ile sonradan satışı yapılan ürünlerin farklı olmasının yanı sıra Şişecam ile dava dışı alıcı arasında ikame satışla ilgili herhangi bir mutabakat belgesinin dosyaya sunulmadığından davacının sonradan yaptığı satışın ikame mal satışı olarak kabul edilemeyeceği, bu durumda zayi olan yük zararının dava dışı alıcı firma nezdinde oluştuğunun kabul edildiği, bu değerlendirmelere göre, ortaya çıkan zararlardan dolayı dava ve talep hakkının yurtdışındaki alıcı OOO Kristall Şirketi'ne ait olduğu sonucuna varılmakla birlikte davacı vekili tarafından 31.03.2017 tarihli dilekçe ekinde sunulan belgede, OOO Kristall Şirketi'nin M/V Bereket Gemisi'nde bulunan 829.035,52 USD değerindeki emtia ile ilgili her türlü talep ve dava hakkını Trakya Cam San. A.Ş. ve Şişecam Dış Tic. A.Ş.’ye devrettiği belirtilmiş olduğundan sözkonusu temlik belgesi ile davacıların alacağın temliki hükümlerine göre temlik ... sıfatıyla aktif dava ehliyetini kazanmış oldukları, sözleşmeye göre davalı ... taşıyan, davacı ... San. A.Ş.'nin taşıtan, Çakıl Denizcilik'in ise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1061 ... maddesine göre gemi donatanı olduğu, Karden Denizcilik, Trakya Cam’a karşı 6102 sayılı Kanun'un 1191 ... maddesinin birinci fıkrası anlamında üstlendiği taşıma taahhüdünü tamamen Çakıl Denizcilik'e bırakmış olduğundan Karden Denizcilik'in akdi taşıyan, Çakıl Denizcilik'in ise fiili taşıyan olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 1191 ... maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi uyarınca taşıyan, taşıma işini kısmen veya tamamen fiili taşıyana bıraktığı hâllerde taşımanın tamamından sorumlu olup fiili taşıyanın ve onun taşıma borcunun ifasında kullandığı adamlarının fiil ve ihmallerinden de sorumlu sayıldığı, somut uyuşmazlıkta, fiili taşıyan Çakıl Denizcilik'in önceki tarihlerdeki borçlarından dolayı taşımayı yapan Bereket isimli gemi hakkında seferden men kararlarının verildiği, bu nedenle geminin 25.03.2014 tarihinden itibaren Ahırkapı ... Bölgesinde tutulduğu, donatanın borcundan dolayı başlatılan icra takipleri nedeniyle geminin seferden men edildiği, bu nedenle taşıma taahhüdünün yerine getirilmediği, geminin ... süre İstanbul açıklarında bekletildiği belirli olup bu aşamada donatan Çakıl Denizcilik'in hukuki bir yol olan teminat göstererek geminin sefere devam etmesini sağlama yoluna gitmemesi nedeniyle kusurlu olduğu, sorumsuzluk hâlinin donatan lehine uygulanamayacağı, fiili taşıyanın kusurundan dolayı yük ilgilisine karşı akdi taşıyan da sorumlu olduğundan her iki davalının da zayi olan yük bedelinden dolayı yük ilgilisine karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olmaları gerektiği, öte yandan davacı tarafça yük bedeline ilaveten talep edilen sigorta bedeli, yükleme masrafları gibi vs. harcamalar CIF satışta, satım bedeline dahil olduğundan dava konusu bu tazminat kalemlerinden dolayı davalıların sorumlu tutulamayacağı kanaatine varıldığı, ilk satım konusu Bereket Gemisi'ne yüklendikten sonra geminin batması sonucu zayi olan emtialar ile davacıların sonradan alıcı firmaya göndermiş olduğu 07.04.2014 tarihli, 701.561,88 USD tutarlı ve 09.04.2014 tarihli, 347.271,37 USD tutarlı fatura muhteviyatı malların miktar ve nitelik olarak birbirinden farklı olduğu bilirkişi raporları ile tespit edildiğinden sözkonusu faturalara konu olan malların ikame mal teslimi olarak kabul edilemeyeceği, ikinci sevkiyatın ayrı bir satım konusu olduğu değerlendirildiğinden davacı tarafça sonraki sevkiyatın yapıldığı Bellatrix Gemisi için ödenen navlun farkı ile diğer masraf ve giderlerin davalılardan talep edilemeyeceği, davacı tarafça sözleşmenin 11.6. maddesine dayanılarak cezai şart talebinde bulunulmuş ise de, taşıma sözleşmesinde yer ... cezai şart maddesi yükleme tarihindeki gecikmeye bağlanan bir ceza ... olup dosya kapsamına göre yüklemenin 27.02.2014 tarihinde başlayıp 01.03.2014 tarihinde sona erdiği, aynı tarihte geminin Rostov Limanı'na gitmek üzere Mersin Limanı'ndan hareket ettiği, yükleme sırasında herhangi bir sorunun yaşanmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın geminin yola çıkmasından sonra seferini tamamlayamamasından kaynaklandığından yükleme aşamasına ilişkin cezai şart talebinin yerinde olmadığı, birleşen dosyada yükün alıcısına teslim edilmemesi nedeniyle alıcının kur farkından ve kullandığı banka kredisinden dolayı zarara uğradığı, söz konusu zararın davacı satıcıya yansıtıldığı ileri sürülerek bundan dolayı davacının maruz kaldığı zararların tahsili talep edilmiş ise de, iddia edilen dolaylı zararların alıcı nezdinde gerçekleştiğine ilişkin dava dosyasına herhangi bir bilgi ya da belge sunulamadığı gibi zararın davacı tarafından tazmin edildiği de ispatlanamadığından birleşen davadaki taleplerin reddi gerektiği, davacılardan Trakya Cam dava konusu taşıma için davalı ...'e 60.000,00 USD ... navlunu ödemiş olup 6102 sayılı Kanun'un 1199 uncu maddesinin birinci fıkrasında, "boşaltma süresinin sonuna kadar bir kaza sonucunda ziyaa uğrayan eşya için navlun ödenmeyeceği, peşin ödenen navlunun da geri alınacağı" hükmü yer aldığından ödenen navlun bedelinin davalı ... tarafından davacıya iade edilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın ıslah edilen tutar üzerinden kısmen kabulü ile 829.035,52 USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince işleyecek USD faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara ödenmesine, 60.000,00 USD navlun bedelinin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince işleyecek USD faizi ile birlikte davalı ...Ş.'den tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ...Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşmenin 11.6 maddesi uyarınca cezai şart koşullarının oluştuğunu, zira maddede seferin tamamlanmasına kadarki tüm gecikmeler için cezai şart öngörüldüğünü, ürünlerin alıcıya teslimi amacıyla yapılan masrafların müvekkili nezdinde doğduğunu, bu masrafların satım bedeline dahil olmadığını, 25.10.2016 tarihli raporda da bu hususun belirtildiğini, faturanın da sadece satım bedeline ilişkin düzenlendiğini, ikame ürün taşımasına ilişkin değerlendirmenin hatalı olduğunu, dava konusu faturaya konu ürünler alıcıya ulaşmayınca alıcının kendi iç pazarından ürün tedarik etmek zorunda kaldığını, aradan geçen 1,5 aylık süre zarfında alıcının ihtiyaçlarının değişiklik gösterdiğini ve ikame ürün olarak talep edilen ürün içeriğinin de farklılık gösterdiğini, 25.10.2016 ve 17.05.2018 tarihli raporlarda da taleplerinin haklı olduğunun belirtildiğini, birleşen davaya konu delillerinin incelenmediğini, müvekkilinin birleşen davaya konu zarar tutarını alıcı firmadan olan alacağından mahsup ettiğini, bu hususun müvekkilinin ticari defter ve kayıtları ile de belli olduğunu belirterek asıl ve birleşen davaya ilişkin hükmün kaldırılmasını istemiştir. 2. Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacılarca dilekçeler teatisi aşaması tamamlandıktan sonra sunulan temliknamenin iddianın genişletilmesi yasağına aykırı olduğunu, hükme esas alınamayacağını, davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacı tarafın mal bedeli alacağının olmadığını, zira masrafına kendileri katlanarak yükü boşaltma hakları varken boşaltmadıklarını, davacı kusuru ile meydana gelen zarardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davacı tarafın sigorta şirketine zarar tazmini için başvurup başvurmadığı hususu aydınlatılmadan karar verilmesinin doğru olmadığını, 6102 sayılı Kanun'un 1210 uncu maddesi uyarınca müvekkilinin navlun bedeline hak kazandığını, zira bu duruma müvekkilinin kusuru ile sebep olmadığını, husumet ehliyetinin kazanıldığı tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiğini belirterek hükmün kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça üretilip satılan malların taşıma işinin davalı ...Ş. tarafından üstlenildiği, davalı Çakıl Denizcilik'in ise geminin donatanı olduğu, gemi donatanının borcundan dolayı iki farklı icra dosyasından alınan seferden men kararları nedeniyle geminin ... zaman denizde bekletildiği, davacının talebi üzerine tahliye kararı alınmışsa da ifa edilmediği ve sonunda içindeki yükü ile battığı, dava konusu satışın CIF satış olarak kararlaştırıldığı tarafların kabulünde olup CIF satışta, malların geminin küpeştesini aştığı andan itibaren yarar ve hasarın alıcıya ait olduğu, bununla birlikte mal bedelinin satıcıya ödenmemiş olması hâlinde davacının da zararından söz edilebileceği, somut olayda davacı yan defter kayıtlarında dava konusu mal faturası bedeli ödenmiş olarak kayıtlı olduğu, davacı ile alıcı arasında yapılan mutabakat nedeniyle bu ödemenin alıcının daha sonra sipariş edeceği mallara mahsup edilmesine karar verildiği, ayrıca yargılamanın ilerleyen aşamalarında davacı tarafça dava konusu fatura alacağıyla ilgili alıcının yasal haklarının davacı tarafa devredildiğine ilişkin alıcı tarafından düzenlenmiş bir temlik beyanı da sunulmuş olduğuna göre davacı tarafın aktif husumetinin bulunduğu, asıl davadaki taleplere yönelik istinaf sebeplerinin değerlendirilmesinden, dava konusu faturaya konu malların geminin batması nedeniyle zayi olduğu, kaldı ki 17.05.2018 tarihli bilirkişi raporunda mallar tahliye edilmiş olsa bile kullanım veya yeniden değerlemeye uygun hâle kalmış olma ihtimalinin bulunmadığı, ayrıca emtianın sovtaj değerinin olmadığının tespit edildiği, 6102 sayılı Kanun'un 1178 ... maddesinde taşıyanın sorumlu olduğu hâller düzenlenmiş olup anılan Kanun'un 1182 nci maddesinde düzenlenen taşıyanın sorumluluktan kurtulduğu bir hâlin de bulunmamasına göre aynı Kanun'un 1191 ... maddesi uyarınca akdi ve fiili taşıyan konumundaki davalıların zayi olan mal bedelinden sorumlu olduklarının kabul edilmesi gerektiği, 6102 sayılı Kanun'un 1199 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre boşaltma süresinin sonuna kadar bir kaza sonucunda ziyaa uğrayan eşya için navlun ödenmeyecek, peşin ödenen navlun da geri alınacak olduğundan ve umulmayan bir hâl de bulunmadığından, davalı tarafın kusuru ile oluşan bir hâl söz konusu olduğundan davacı ...Ş.’nin davalı ...Ş.’ye ödediği navlun bedelinin iadesi talebinin de haklı görüldüğü, dava konusu emtianın ihbar olunan şirket nezdinde taşıma sigortası ile sigortalı olduğu anlaşılmakta ise de davacı tarafın zararın tazmini için sigorta şirketine başvurma zorunluluğu bulunmadığı gibi ihbar olunan sigorta şirketinin beyan dilekçesinde, kendilerinden hasar tazmini talebinde bulunulmadığının da belirtildiği, CIF satışta satış bedelinin mal bedeli yanında sigorta ücreti, navlun vb. masrafları da kapsaması gerektiğinden davacının satış bedeli faturası dışındaki taleplerinin haklı görülmediği, davacı ...Ş. ile davalı ...Ş. arsasında akdedilen taşıma sözleşmesinin cezai şartlar başlıklı 11.5 nci maddesi, “sözleşme konusu gemi için taşıyan tarafından 24 saat sonrasına ETA bildirimi yapıldığı hâlde, ... muhalefeti ve Force Majour hâlleri dışında taşıyandan kaynaklanan nedenlerle geminin bildirilen zamanda yüke hazır olmaması durumunda taşıyanın yükleme için yapmış olduğu hazırlık masrafları/bekleme masrafları ve bundan dolayı oluşabilecek her türlü masraf taşıyanın hesabınadır ve bu masraflar navlundan kesilir.” şeklinde ve 11.6 ncı maddesi, “Ayrıca kançello tarihinden 1 gün sonrasından itibaren geçen her gün için taşıyan taşıtana 500 USD gecikme ücreti ödeyecektir. Bu miktar navlundan kesilebilir. Bu durum taşıyanın malın geç gitmesinden kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.” şeklinde düzenlenmiş olup Mahkemece de haklı olarak kabul edildiği üzere 11.6 ncı maddesinde düzenlenen cezai şartın yüklemedeki gecikmeye ilişkin olduğundan somut olayda cezai şart koşullarının oluşmadığı, dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporlarında (25.10.2016 tarihli rapor hariç,17.05.2018 tarihli olan ise davacı talebine göre terditli yazıldı), davacı tarafça bilahare yaptırılan taşımalara konu ürünlerin dava konusu ürünlerin ikamesi niteliğinde olmadığı, farklılıklar arz ettiğinin tespit edildiği, davacı tarafça bu husus “dava konusu faturaya konu ürünler alıcıya ulaşmayınca alıcının kendi iç pazarından ürün tedarik etmek zorunda kaldığı, aradan geçen 1,5 aylık süre zarfında alıcının ihtiyaçlarının değişiklik gösterdiği ve ikame ürün olarak talep edilen ürün içeriğinin de farklılık gösterdiği” şeklinde açıklanmış ise de davacının bu beyanında dahi ürünlerin ikame ürün değil, ... sipariş niteliğinde olduğu anlaşıldığından davacının bu ürünlere ilişkin yapılan masrafların fiyat farkı talebinin de haklı görülmediği, birleşen davada ise malların teslim edilememesi nedeniyle alıcının kur farkı zararı oluştuğu ve kredi kullanmak zorunda kalmış olması nedeniyle faiz gideri zararı olduğu, bu zararın davacı tarafça karşılandığı ileri sürülmüş ise de bu iddiasına yönelik olarak zararın alıcı alacağından mahsup edildiğine dair kendi ticari defter kayıtları dışında özellikle alıcı zararının mevcudiyetine ilişkin bir delil sunulmadığından bu talebinin de haksız olduğu, satıcı davacının alıcı ile yapmış olduğu mutabakat gereği aktif husumetinin bulunduğu, davalı tarafın faiz başlangıç tarihine ilişkin istinafının da yerinde olmadığı, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulü, birleşen davanın reddi yönünde verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik, davalı ...Ş. vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin 27.09.2022 tarihli ek kararı ile asıl ve birleşen davada davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuş olup temyiz karar harcı ile temyiz yoluna başvurma harcının yatırılmaması nedeniyle ihtar da yapılmak suretiyle asıl ve birleşen davada davalı ...Ş. vekiline muhtıra çıkarıldığı, muhtıranın 26.07.2022 tarihinde tebliğ alındığı, ancak verilen bir haftalık kesin süreye rağmen asıl ve birleşen davada davalı ...Ş. vekilinin temyiz karar harcı ve temyiz yoluna başvurma harcını yatırmadığı anlaşıldığından asıl ve birleşen davada davalı ...Ş. vekilinin temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş, iş bu ek karar davalı ...Ş. vekiline 03.10.2022 tarihinde tebliğ edilmiş ise de ek karara karşı temyiz yoluna başvurulmamıştır. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf talebinin reddi ile satış bedeli yanındaki masrafların reddedilmesinin hatalı olduğunu, satım sözleşmesinde CIF kaydının yer almasının, hiçbir şekilde söz konusu masrafların satım bedeline dâhil olduğu anlamına gelmediğini, faturanın sadece mal bedelini kapsadığını, bu konuda lehlerine rapor bulunduğunu, CIF satış kaydı uyarınca ürünlerin taşınması ve teslimine yönelik olarak müvekkili şirketin yapmış olduğu ve alıcıya yansıtılmayan masrafların, müvekkili şirket nezdinde zarar olarak ortaya çıktığının şüphesiz olduğunu, taşıma sözleşmesi gereği cezai şart koşullarının oluştuğunu, cezai şart maddesinde sınırlandırma bulunmadığını, aradan geçen yaklaşık 1,5 aylık süre zarfında alıcı firmanın ihtiyaçları değişiklik gösterdiğinden ikame ürün olarak talep edilen ürünlerin muhteviyatının farklılık gösterdiğini, ancak ürünlerin muhteviyatının değişmiş olmasının, bu ürünlerin ikame olmadığı anlamına gelmediğini, 2 nci taşıma ile gönderilen ürünlerin alıcı tarafından davalının kusuru nedeniyle teslim alınamayan malların yerine ikame olarak sipariş edildiğini ve kullanıldığını, bu yönde lehlerine rapor bulunduğunu, birleşen davada dosyaya sunulan delillerin yerel Mahkeme tarafından incelenmediğini, birleşen davadaki talep bakımından yurt dışındaki alıcının zarar talebinin müvekkilinin alacağından mahsup edildiğini, bu durumun müvekkilinin ticari defterleri ile aşikar olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının asıl davada mal bedeli ve navlun bedeli dışında kalan fazlaya dair reddedilen kısım ve birleşen dava yönünden bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, taşıma taahhüdünün yerine getirilmemesi nedeniyle yük bedeli, navlun bedeli, cezai şart ve taşıma masrafları ile ikame taşıma için fazladan ödenen navlun ve taşıma giderlerinin davalılardan tahsili, birleşen dava ise malın alıcısına teslim edilmemesi nedeniyle kur farkı ve alıcının bankaya ödediği faizin davacılara yansıtılmasından dolayı davacı nezdinde ortaya çıkan zararların tazmini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.