7. Ceza Dairesi 2023/12843 E. , 2024/1063 K. MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/319 E., 2022/5485 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince sanığın mahkûmiyetine ilişkin olarak verilen hükmün kaldırılmasına, sanığın beraatine karar verilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kara…
**7. Ceza Dairesi 2023/12843 E. , 2024/1063 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/319 E., 2022/5485 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince sanığın mahkûmiyetine ilişkin olarak verilen hükmün kaldırılmasına, sanığın beraatine karar verilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği; hukuka aykırı biçimde sanığın beraatine karar verildiğine ilişkindir. II. GEREKÇE 1.Olay tarihinde sanık ... tarafından kiralandığı sonrasında tespit edilen işyerinde kaçak sigara satıldığı, satan şahsın ise ... olduğu ihbarı üzerine söz konusu işyerine gidildiğinde işyerinin içerisinde tezgah üzerinde değişik markalarda kaçak sigara olduğunun dışarıdan görülmesi üzerine işyerine girildiği, işyerinde ...'ın bulunduğu, sorulduğunda sigaraların kaçak olduğunu bilmediğini, kaçaksa rızaen teslim etmek istediğini belirttiği, buna istinaden değişik markalarda 320 paket sigaraya el konulduğu tespit edilmiş, işyerinin ... tarafından kiralandığı, sanık ...'ın ise ...'ın yanında ücret karşılığında çalıştığını, ... cezaevine girince ... ile muhatap olmaya başladığını söylemesi üzerine, sanık ... ile birlikte ... ve ... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2.Sanık ...'ın soruşturma aşamasında; sigaraların ele geçtiği yeri ......., isimli şahıstan kiraladığını, kontratın halen kendi üzerine olduğunu, cezaevinde olduğu için herhangi bir işlem de yapamadığını, ...'ı tanımadığını, ...'nin ise Tekirdağ'dan arkadaşı olduğunu, ancak bu işyeri ile alakalı kendisine yetki vermediğini, işyerinin kiralık olduğu için cezaevine girdiğinde hiç umursamadığını, kimseye devretmediğini söylediği halde mahkeme de; işyerini cezaevinde bulunması nedeniyle ...'ye devrettiğini beyan ederek atılı kaçakçılık suçunu inkar ettiği belirlenmiştir. 3.İnceleme dışı diğer sanıklardan ...; davaya konu kiralanmış yeri bildiğini, kontratlı yada kontratsız herhangi bir alakasının olmadığını, söz konusu yeri diğer sanıklar ... yada ...'dan işletmek üzere devir almadığını söylediği, ...'ın ise; arama yapılan işyerinin ...'ın adına kayıtlı olduğunu, burada işçi olduğunu, ...'ın o tarihte cezaevinde olduğunu, iş yeri ile ilgili olarak ... ve yanında bulunan ismini bilmediği bir erkek şahısla görüşüyor olduğunu, sigaraları iş yerine kimin getirdiğini görmediğini beyan etmiştir . 4.İlk Derece Mahkemesi tarafından, ...'ın suç tarihinde yurda kaçak olarak sokulduğu tespit edilen ve bandrolsüz olan sigaraları ticari amaçlı olarak yanında bulundurduğu ve satışa arz ettiği anlaşıldığından suçun sübuta erdiği sabit görülerek sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. 5.İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ... İdaresi vekili ve sanık ... müdafiinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından suça konu sigaraların satışının yapıldığı işyerinin kiracısı olan sanık ...'ın aşamalarda atılı suçu kabul etmemesi, suç tarihlerinde kapalı ceza infaz kurumunda bulunan sanığın, diğer sanıkları azmettirdiğine ilişkin iddia ve delil de bulunmadığı, ceza hukukunun temel ilkelerinden olan "in dubio pro reo (şüpheden sanık yararlanır) ilkesi" gözetilerek sanığın beraatine karar verilmiştir. 6.Olay tarihinde sanık ... tarafından kiralandığı sonrasında tespit edilen işyerinde ... tarafından sigara satışı yapıldığı ihbarı üzerine, işyerinde ...'ın bulunduğu ve işyerinin içerisinde tezgah üzerinde değişik markalarda kaçak sigaraların bulunduğu görülerek toplam 320 paket gümrük kaçağı sigaranın ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; sanık ...'ın suça konu sigaraların ele geçirildiği işyerini kiraladığı, ...'ı tanımadığı ancak...'ın arkadaşı olduğunu, ele geçen sigaralar ile ilgisinin bulunmadığını beyan ettiği, mahkûmiyet hükmü kesinleşen ...'ın; arama yapılan işyerinin ...'ın adına kayıtlı olduğunu, burada işçi olduğunu, ...'ın o tarihte cezaevinde olduğunu, iş yeri ile ilgili olarak ... ve yanında bulunan ismini bilmediği bir erkek şahısla görüşüyor olduğunu, sigaraları iş yerine kimin getirdiğini görmediğini söylediği, ...'ın bu dosya ile birleşen dosyasında da aynı işyerinde 08.01.2016 tarihinde kaçak sigara satarken yakalandığı ve sanık ...'ın suç tarihinden önce 12.11.2015 tarihinde cezaevine alındığı ve diğer sanık ...'ı azmettirdiğine dair başkaca delil de bulunmaması karşısında, Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde görülmüş, karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tekirdağ 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2024 tarihinde karar verildi. (K.K.D.) KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE Sanık ... hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, katılan ... İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına” ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki; Bölge Adliye Mahkemelerince verilip temyiz edilen kararlarla ilgili temyiz incelemesi yapan Yargıtay Ceza Dairelerinin verebilecekleri kararlar 5271 sayılı CMK.nun 302 ve 303. maddelerinde gösterilmiştir. Kanunun 302. maddesinde “temyiz isteminin esastan reddi” ile “bozma”, 303. maddesinde ise “hukuka aykırılığın düzeltilmesi” verilebilecek kararlar olarak sayılmıştır. Bu iki maddede de “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması” diye bir tabir kullanılmamıştır. Kaldı ki 5271 sayılı CMK.ndaki temyiz incelemesi mantığına da “onama” tabiri uygun değildir. CMK.nda kural olarak temyiz nedenleriyle bağlılık esastır. CMK.nun 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık halleri dışında, yine Kanunun 301. maddesi uyarınca Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlarda temyiz incelemesi yapabilecektir. Temyize tabi kararda, hukuka kesin aykırılık dışında temyiz başvurusunda belirtilmeyen aykırılıklar olsa bile bozmaya konu edilemeyeceğinden, Kanun Koyucu bilinçli olarak denetime tabi “kararın onanması” tabirine de yer vermemiştir. Bu anlatılanlar nedeniyle “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ” yerine “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASI” yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 06.02.2024 ...