T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:20/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:09/07/2025 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:20/01/2026 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Başkanın görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZ…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:20/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:09/07/2025 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:20/01/2026 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Başkanın görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkilinin davalı taraftan Korkuteli 1. Noterliği'nin 13/01/2025 tarih ... yevmiye numaralı 13/01/2025 tarihli araç satış sözleşmesi ile ... plakalı araç yine Korkuteli 1. Noterliği'nin 13/01/2025 tarih ... yevmiye numaralı, araç satış sözleşmesi ile ... plakalı aracı satın aldığını, bunlara ilişkin 13/01/2025 tanzim tarihli, 27/06/2025 vade tarihli 450.000,00-TL bedelli senet ve 13/01/2025 düzenleme tarihli 27/06/2025 vade tarihli 300.000,00-TL bedelli senet tanzim edilerek davalıya verildiğini, söz konusu bononun tanzim tarihi ile müvekkilinin noter araç satış sözleşmesi aynı tarih olmasına rağmen talep edilen bono ile noter sözleşmesinde belirtilen bonoların vade ve miktarlarının uyuşmadığını, müvekkili tarafından söz konusu araç satışına ilişkin dava konusu senedin hiçbir şekilde verilmediğini, davaya konu bononun üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkili davalıya karşı maddi anlamda takibe dayalı senedi vermediğinden herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin talefisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağını, müvekkilinin uğrayacağı muhtemel zararların engellenmesi adına öncelikli olarak teminatsız şekilde ihtiyaten durdurma kararı verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle 13/01/2025 tanzim tarihli, 27/06/2025 vade tarihli 260.000,00-TL bedelli bono yönünden öncelikli olarak teminatsız mahkeme aksi kanaatte ise teminat ile tedbiren durdurulmasına, ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davanın kabulüne, davacı müvekkilinin 13/01/2025 tanzim tarihli, 27/06/2025 vade tarihli 260.000,00-TL bedelli bono yönünden davalı yana borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili 28/06/2025 tarihli beyan dilekçesinde özetle; eldeki dava kapsamında menfi tespit istemine konu bono ile ilgili imza itirazı da mevcut olduğunu, dava dilekçesinde belirttikleri haliyle davaya konu olduğu üzere de icra takibinde bulunan bonodaki imzaların müvekkiline ait olmadığını, imza inkarı içeren menfi tespit istemleri açısından zorunlu arabuluculuk müessesesi olmadığını beyan etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesinin 1. fıkrası " (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmünü içermektedir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 'Dava Şartı Olarak Arabuluculuk' başlıklı 18/A maddesinde ise "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir. Dava dosyası incelendiğinde; dava dosyasının mahkememize tevzi edilmeden önce arabuluculuğa başvurulmayıp, arabuluculuk sürecinin tamamlanmadığı anlaşılmıştır. Arabuluculuğa ilişkin dava şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/a-2 maddesi ile HMK'nın 114/2 ve 115. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin "davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine" şeklinde karar verdiğini, ancak müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, davanın usulden reddi sebebiyle AAÜT uyarınca lehine avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 7/2 maddesine göre "Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur." düzenlemesi mevcuttur. Buna göre mahkemece dava şartı yokluğu nedeniyle usulden red kararı verildiğinden, AAÜT'nin 7/2. maddesi gereği tarifenin 2. kısmının 2. bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere 3. kısma göre davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Sonuç olarak; davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/07/2025 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, a-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin olarak yatırılan 4.440,14 TL harcın mahsubuyla bakiye 3.824,74 TL harcın istek halinde davacıya iadesine, c-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, d-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, e-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince davacıya İADESİNE, 3-İstinaf incelemesi yönünden; a-Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 615,40 TL maktu istinaf karar harcının talebi halinde İlk Derece Mahkemesince davalıya İADESİNE, b-Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 255,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.938,10 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 4-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.20/01/2026 ...