2. Ceza Dairesi 2025/1678 E. , 2025/4722 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/7853 D. İş KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.01.2025 tarihli ve KYB-2025/9805 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Şüphelinin müştekiyi aralarında olan duygusal ilişkiye ilişkin görüntüler
**2. Ceza Dairesi 2025/1678 E. , 2025/4722 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/7853 D. İş KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.01.2025 tarihli ve KYB-2025/9805 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Şüphelinin müştekiyi aralarında olan duygusal ilişkiye ilişkin görüntüleri paylaşmakla tehdit ettiği, kendisini dişlerini kırmak suretiyle darp ettiği, kendisi ve kızı Buse'yi evde alıkoyduğu, kendisine hakaret ettiği, müşterek yaşadıkları konutta kendisine ve kızına ait eşyaları rızası dışında aldığı iddiasına konu somut olayda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca şüphelinin üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, müşteki tarafından iddialara ilişkin herhangi bir rapor sunulmadığı, müştekinin iddialarını destekleyen tarafsız tanık beyanı bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Şikayete konu olaylarla ilgili tanık olarak gösterilen müştekinin çocukları Batuhan Karasu'nun tanık sıfatıyla, Buse Karasu'nun ise mağdur sıfatıyla ifadelerine başvurulmadan eksik soruşturmaya dayalı olarak yeniden verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, bir suçun işlendiği ihbarını alan Cumhuriyet savcısı, delil toplayıp maddi gerçeği araştırmaya başlayarak, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe bulunması hâlinde, aynı Kanun’un 170/2. maddesi uyarınca iddianame düzenleyip kamu davasını açmakla, yeterli şüphe bulunmaması hâlinde ise Kanun’un 172. maddesi uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar vermekle görevli bulunmaktadır. Buna karşın Cumhuriyet savcısının kararına itiraz üzerine Sulh Ceza Hâkimliğince, Cumhuriyet savcısı tarafından gerekli delillerin toplanmadığının veya araştırmanın olayın özelliğine göre yetersiz ve yüzeysel kaldığının açıkça anlaşıldığı durumlarda, soruşturmanın eksik yapıldığından bahisle, genişletilmesine gerek görürülürse bu husus açıkça belirtilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 173/3. maddesi uyarınca soruşturmanın genişletilmesi kararı verilerek, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunulabilir. Anılan şekilde talepte bulunulmuş ise Cumhuriyet başsavcılığı, belirtilen eksikleri tamamlayıp delilleri topladıktan sonra itirazı incelemek üzere dosyayı yeniden Sulh Ceza Hâkimliğine gönderecektir. Sulh Ceza Hâkimi bu kez dosyayı inceleyip itirazı kabul veya reddedecektir. Şikâyetçi vekilinin 28.11.2022 havale tarihli dilekçesinde özetle; şüpheli ile müvekkilinin bir süre duygusal birliktelik yaşadıklarını, ancak daha sonra şüphelinin müvekkilini başka bir kadınla aldattığını ve bunun üzerine müvekkilinin şüpheliden ayrılma kararı aldığını, şüphelinin bunu içine sindiremeyerek müvekkilini rahatsız etmeye başladığını, şikâyetçi ile yaşadıkları duygusal ilişkiye dair elindeki uygunsuz görüntüleri paylaşmakla müvekkilini tehdit ettiğini ve paylaşmaması karşılığında müvekkilinden para istediğini, müvekkilini darp ettiğini, hatta bu darp sonucunda müvekkilinin dişlerinin kırıldığını, müvekkili ve kızı Buse'yi Tekirdağ/Kapaklı'da bulunan müşterek yaşadıkları evde alıkoyduğunu, bu evde kızı Buse'yi de darp ettiğini, müvekkiline hakaret ettiğini, şikâyetçi olmaları durumunda kızı Buse'yi öldürmekle tehdit ettiğini, müvekkilinin şikâyetçi olmayacağını söyleyerek şüpheliyi ikna edip kızıyla birlikte bu evden ayrılmalarından sonra bu kez şüphelinin İstanbul/Bayrampaşa'da bulunan müvekkilinin ailesi ile birlikte yaşadığı eve gelerek müvekkili ve çocuklarını tehdit ettiğini, müvekkiline yine hakaretlerde bulunduğunu ve müvekkilini çocuklarının gözü önünde darp ettiğini, bu olay sonrasında ise müşterek yaşadıkları konutta bulunan müvekkili ve kızına ait eşyaları müvekkilinin rızası dışında aldığını belirterek şüpheli hakkında kamu davası açılmasını talep etmesi üzerine başlatılan soruşturmada; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca şüphelinin üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, şikâyetçi tarafından dosyaya iddialara ilişkin herhangi bir rapor veya mesaj çıktısı sunulmadığı, şikâyetçinin iddialarını destekleyen tarafsız tanık beyanı bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Şikâyete konu olaylarla ilgili tanık olarak gösterilen şikâyetçinin çocuklarından Batuhan Karasu'nun tanık sıfatıyla, Buse Karasu'nun ise mağdur sıfatıyla ifadelerine başvurulmadan ve şikâyetçiden, avukatının dilekçesinde iddia konusu olaylara ilişkin delil olarak bildirilip dosyaya sunulmadığı anlaşılan "Messenger yazışmaları"nın olup olmadığı sorularak var ise bunlar dosyaya getirtilmeden eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, anılan hususlarda soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, İstanbul 8. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 20.11.2023 tarihli ve 2023/7853 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.