7. Hukuk Dairesi 2025/1069 E. , 2025/1981 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/945 E., 2024/2424 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırklareli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/851 E., 2023/31 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacılar vekili tarafından duruşmalı, birleştirilen 2020/49 Esas sayılı davada davacılar vekili tarafından duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden ya…
**7. Hukuk Dairesi 2025/1069 E. , 2025/1981 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/945 E., 2024/2424 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırklareli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/851 E., 2023/31 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacılar vekili tarafından duruşmalı, birleştirilen 2020/49 Esas sayılı davada davacılar vekili tarafından duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, duruşma isteminin davanın niteliği gereği reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacılar vekili; davacıların muris ...'nin yasal mirasçıları olduklarını, murisin ..........1. Noterliğinin 17.11.2009 tarihli ve 10227 yevmiye No.lu vasiyetnamesinin iptali gerektiğini, murisin bu vasiyetnameyi düzenlediği tarihte 78 yaşında ve yaşlı olduğunu, lehine vasiyetname düzenlenen kişilerin öz kardeş olduklarını ve davaya konu vasiyetnameyi düzenleyen ...'nin Kırklareli'ndeki evinde davalı ... ile beraber yaşadıklarını, kendisine psikolojik baskı ve duygu sömürüsü yapıldığını belirterek baskı ve zorlama ile yapılan davaya konu vasiyetnamesinin iptalini istemiştir. 2. Birleştirilen 2020/1 Esas sayılı davada davacılar vekili; muris ...'nin 78 yaşında vefat ettiğini, heyet raporu olmadan vasiyetname düzenlemeye ehil olmadığını belirterek.........1. Noterliğinin 17.11.2009 tarihli ve 10227 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde vasiyetnamesinin iptalini istemiştir. 3. Birleştirilen 2020/49 Esas sayılı davada davacılar vekili; murisin demans ve benzeri hastalıkları olduğunu, muris ile davalılar arasında çıkar çatışması mevcut olduğunu, vasiyetname tanıklarının yasaklı tanık olup olmadığının araştırılması gerektiğini belirterek .............1. Noterliğinin 17.11.2009 tarihli ve 10227 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde vasiyetnamesinin iptalini istemiştir. 4. Birleştirilen Kırklareli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/336 Esas sayılı davasında davacılar vekili; muris ...'nin .......1. Noterliğinin 17.11.2009 tarihli düzenleme şeklinde vasiyetnamesinin usul ve esas itibarıyla hukuka aykırı olduğunu, dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilerek murisin ehliyet durumunun kesin olarak tespiti gerektiğini, murisin ayırt etme gücü bakımından davalılarca olumsuz etkilenme durumunun muhtemel olduğunu, murisin 1931 doğumlu olduğunu, 2004 yılında 83 yaşında vefat ettiğini, hiç evlenmediğini, vasiyet ile mal varlığını bıraktığı davalıların İstanbul'da ikâmet ettiklerini, murisin ise Kırklareli ilinde ikâmet ettiğini, işin aslının davalıların çok kısa bir süre murise baktıklarını ve sonrasında bakıcı tutulduğunu, muris bakımından irade fesadı söz konusu olduğunu ve vasiyetname tanıklarının yasaklı tanık olup olmadığının araştırılması gerektiğini belirterek vasiyetnamenin iptalini istemiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; davaların süresinde açılmadığını, dava dilekçelerindeki iddiaları kabul etmediklerini, muris ... ve ailesi ile davalılar ve aileleri arasında yakın bir ilişki bulunduğunu, davalıların ..........,'nin mirasçıları olduklarını ve art mirasçı olarak da muris ........... tarafından tayin edilmiş bulunduklarını, ..........nin 11488 sayılı ve 2005 tarihli vasiyetnamesiyle art mirasçı olarak davalılara geçmiş bulunmakta olduğunu, davanın konusu olan ve 17.11.2009 tarihli, 10227 sayılı vasiyetnamenin ... tarafından tanzim edilmesine dahi gerek olmadığını, bu vasiyetnamenin bir öneminin de olmadığını, davalıların işbu vasiyetnameden önce ..........'nin vasiyeti ile zaten mirası kazandıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların ehliyetsizlik ve irade fesadı iddialarını dile getirdiklerini, vasiyetnamenin okur-yazar olan kişiler için ön görülen prosedüre uyularak düzenlendiğini, Adli Tıp Kurumu raporuna göre murisin vasiyetname tarihi itibarıyla fiil ehliyetini haiz olduğunu, taraf tanıklarının beyanlarına göre irade fesadı iddiasının da ispatlanamadığını belirterek asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davacılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleştirilen 2020/49 Esas ve 2020/336 Esas sayılı davalarda davacılarca şekle aykırılık hukuki sebebine de dayanılmış olmasına rağmen, vasiyetname tanıklarının yasaklı tanık olup olmadığı yönünde Mahkemece bir değerlendirme yapılmadığını, dosya kapsamından vasiyetname tanıkları olan ... ile ...'nun tanık olarak beyanlarının alındığı ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 536. maddesinde belirtilen yasaklı tanıklardan olmadığı gerekçesiyle bu hususun yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğini, birleştirilen davacılar vekilinin istinaf taleplerinin şekle aykırılık sebebi bakımından gerekçe yönünden kabulüne, infazda tereddüt oluşturmaması açısından kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davacıların tüm sebepler bakımından vasiyetnamenin iptali davalarının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Asıl davada davacılar ...,............ve ........ vekili; murisin gerçek iradesinin tam olarak tespit edilmesi gerektiğini, Mahkemece bu hususun gereği gibi yerine getirilmediğini, davalıların murisin özgür iradesini etkileyip etkilemediğinin araştırılmadığını, murisin vasiyetname tarihinde 78 yaşında olup ehliyetsiz olduğunu, Haydarpaşa Numune Hastanesinden alınan raporda murisin rahatsızlığının alzhaimer hastalığının en belirgin bulgusu olduğunu, Mahkemece yeterli inceleme yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Birleştirilen 2020/49 Esas sayılı davada davacılar İbrahim, ...vekili; murisin gerçek iradesinin net olarak tespit edilmesi gerektiğini, vasiyetname tanıklarının tanıklığa elverişli olup olmadıklarının araştırılması gerektiğini, dosya kapsamında bazı hastanelerden miras bırakana ilişkin raporların celp edildiğini, Haydarpaşa Numune Hastanesinden alınan rapora göre, miras bırakanda serebrovasküler rahatsızlıkların tespit edildiğini, bu hastalığın beyni besleyen damarların tıkanması veya kanaması ile ortaya çıkan, hasar gören beyin bölgesi ile ilgili belirtiler veren bir hastalık grubu olduğunu, Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesinin raporuna göre miras bırakana fibromiyalji teşhisi konulduğunu, Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesinden verilen diğer bir rapora göre miras bırakana diyabetik polinöropati teşhisi konulduğunu, çok ağır ilaçlar kullandığını, murisin fiil ehliyetinin bulunmadığını ve iradesinin sakatlandığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davacılar vekili ile birleştirilen 2020/49 Esas sayılı davada davacılar vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Temyiz karar harcı temyiz edenlerden peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.