1. Hukuk Dairesi 2008/7678 E. , 2008/12193 K. "" MAHKEMESİ : BALA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 30/04/2007 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, öncesi 311 nolu Hazine adına tescilli olan taşınmazın 64.600 m2’lik bölümünün 1966 yılında 616 parsel olarak davalıya satıldığını, aynı taşınmazda 40.618 m2’lik bölümünde 1997 yılında 583 parsel olarak kendilerine satılıp her iki tapusunun çakıştığını ve kendilerinin tapusunun geçerli olduğunu davalının taşınmaz üzerinde hak…
**1. Hukuk Dairesi 2008/7678 E. , 2008/12193 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BALA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 30/04/2007 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, öncesi 311 nolu Hazine adına tescilli olan taşınmazın 64.600 m2’lik bölümünün 1966 yılında 616 parsel olarak davalıya satıldığını, aynı taşınmazda 40.618 m2’lik bölümünde 1997 yılında 583 parsel olarak kendilerine satılıp her iki tapusunun çakıştığını ve kendilerinin tapusunun geçerli olduğunu davalının taşınmaz üzerinde hak iddia ettiğini ileri sürerek, el atmanın önlenmesi isteminde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, müdahale olgusunun varlığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 21.11.2008 Cuma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat S. G.ile temyiz edilen vs. vekili Avukat S. Y.geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillere göre; çekişme konusu 583 parsel sayılı taşınmaz ile 616 parsel sayılı taşınmazın öncesinde Hazineye ait iken, her iki taşınmazında Hazine tarafından temliki sonucu 64600 m2 yüzölçümündeki 616 parsel sayılı taşınmaza 1956 tarihinde davalı Recep'in 583 parsel sayılı 44.800 m2 mesahadaki taşınmaza da 1997 tarihinde davacıların malik oldukları kayden sabittir. Davacılar mülkiyetlerindeki 583 parsel sayılı taşınmazın bir bölümüne davalının haklı ve geçerli bir nedeni olmaksızın elattığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesini istemiştir. Mahkemece, yapılan keşif neticesi elde edilen bilirkişi raporuna ekli krokide 40.618.66 m2 olarak gösterilen kısmın hem davacıların tutundukları 583 parsel sayılı çap kaydı kapsamında, hem de davalıya ait 616 sayılı parselin içinde kaldığı anlaşılmaktadır. O halde, çekişmeye konu edilen 40.618.66 m2 lik yer bakımından kayıtların iç içe girdiği (tedahül ettiği) böylece bu yer yönünden (mükerrer) çifte tapu oluştuğu sabittir. Buna göre, her iki tarafın tapu kaydının aynı yerle ilgili olarak ayakta durduğu gözetildiğinde eldeki davanın çözümüne olanak yoktur. Öyleyse, eldeki davanın çözüme kavuşturulabilmesi bakımından çifte tapu olgusuna sicilde son verilmesi gerektiği bir başka ifade ile kaydın düzeltilmesinin gerekeceği kuşkusuzdur.