10. Hukuk Dairesi 2009/5551 E. , 2010/14762 K. ........ Dava, yersiz ödemenin istirdadı istemine ilişkindir. Mahkeme, davanın kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki belgeler okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Birikmiş borçlarını ödemede 5458 sayılı Kanun hükümlerinden faydalanmak …
**10. Hukuk Dairesi 2009/5551 E. , 2010/14762 K.** **"İçtihat Metni"** ........ Dava, yersiz ödemenin istirdadı istemine ilişkindir. Mahkeme, davanın kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki belgeler okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Birikmiş borçlarını ödemede 5458 sayılı Kanun hükümlerinden faydalanmak için 27.06.2006 tarihinde başvuru yapan davacıya 25.07.2006 tarihinde tebliğ edilen belgeyle tümü 2.127.369,95 TL. olarak belirlenen borç, ilki 30.06.2006 tarihinde başlamak ve en geç her ayın son günü ödenmek üzere 60 ay taksite bölünmüştür.İlk ödemesini 30.10.2006 tarihinde yapan davacı, üç defaden fazlaya karşılık gelen 2006 yılı 6, 7, 8 ve 9. ayların taksitlerinin ödenmemesi nedeniyle taksitlendirme anlaşması iptal edildiğinden başka taksit ödemesinde bulunamamış, son olarak 5458 sayılı Kanun çerçevesinde tüm borcunu ödemek istemiş ve 08.05.2007 tarihinde 4.200.000,00 TL. ödeyerek borcunu sona erdirmiştir. Mahkeme, 2.127.369,95 TL. yerine fazla yapılan ödeme nedeniyle 2.072.630,05 TL. nin davalı kurumdan tahsiline karar vermiştir. Kapsama giren borçlarını yeniden yapılandırıp, taksitlendirmek için yasal süre içerisinde başvuruda bulunan davacıyla, davalı kurum arasında yapılan taksitlendirme anlaşmasının geçerli sayılabilmesi için davacıya bildirilmesi gerekir.5458 sayılı Kanunun içeriği, giderek Dairemizin bu güne kadarki yerleşik uygulaması bu yöndedir.Tüm hukuk yargılama sistemlerinde öngörüldüğü üzere, bir hakkın veya yükümlülüğün doğumunun kendisine bağlandığı hukukî işlemlerin hüküm ifade edebilmesi için, ancak bu işlemlerin ilgiliye yöntemince bildirilmesiyle hüküm ifade eder. Dava konusu olayda; davacının taksitlendirme tutarı ve hakkı 25.07.2006 tarihinde davacıya tebliğ edilen yazı ile belirlenmiş olup, ilk ödeme 30.10.2006 tarihinde yapılmış, sonrasında 2006/6,7,8 ve 9. ayların taksitlerin ödenmemesi yani, bir takvim yılında üç defadan fazla taksidin ödenmemesinden dolayı anlaşmanın iptal edilmesi nedeniyle sonraki taksitlerin ödenmesi mümkün olmamıştır.Bu yönde, anlaşmanın tebliğ tarihinden önce taksit ödeme yükümünün söz konusu olmaması ile, ilk taksidin 2006 yılı 7. ayının sonuna kadar ödenmesi gerektiği, 2006 yılı 11. aydan itibaren davacının yapacağı taksit ödemelerini, hakkını kötüye kullanma niteliğinde olarak Kurumun kabul etmediği gözetildiğinde bir takvim yılı içerisinde üç defadan fazla taksidin ödenmemesi durumunun söz konusu olmadığı, böylece, mahkemenin de kabul ettiği üzere 5458 sayılı Kanun kapsamındaki taksitlendirme anlaşmasının geçerli olduğu belirgindir. ./.. -2- Ancak, davacının tüm borcunu ödediği 08.05.2007 tarihi itibariyle, ödenmeyen taksitler yönünden 5458 sayılı Kanunun 3. maddesinin 4. bendindeki, "... bir takvim yılında ödenmeyen ya da eksik ödenen taksit tutarlarının taksitlendirme süresi aşılmamak kaydıyla en geç izleyen takvim yılının sonuna kadar; ödenmeyen ya da eksik ödenen kısmın son takside ait olması halinde ise, bu tutarın son taksidi izleyen ayın sonuna kadar ödenmeyen kısım ile birlikte, gecikilen her ay için Hazine Müsteşarlığınca açıklanacak bir önceki aya ait YTL cinsinden iskontolu ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetlerinin aylık ortalama faiz oranına 1 puan eklenmek suretiyle bulunacak faiz oranının bileşik bazda uygulanması sonucunda hesaplanacak faiz miktarının ödenmesi halinde bu Kanunun yeniden yapılandırma hükümlerinden yararlanılır. Üçüncü fıkraya göre taksitlendirme süresi içinde ödenmeyen ya da eksik ödenen aynı mahiyetteki carî ay prim ve diğer borçları ise,.............mevzuatına göre gecikme zammı hesaplanarak tahsil edilir." hükmü çerçevesinde; peşin ödenen taksitler yönünden ise, aynı maddenin 2. bendindeki, "...Başlangıçta taksitle ödeme yolu seçilip daha sonra taksitlendirilen borcun kalan kısmının peşin ödenmek istenilmesi halinde, uygulanan taksitlendirme farkının kalan aylara isabet eden kısmı indirilerek bakiye borç miktarı tahsil olunur...." hükmü çerçevesinde ödenmesi gereken miktar davalı Kuruma sorulup belirlenerek; buna davacının itirazı olması halinde; eldeki davanın uzmanı hukukçu, mali müşavir ve hesap uzmanı bilirkişi heyetinden konuya ilişkin rapor alınarak yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Kuşkusuz, Dairemizin bozma kararı üzerine yapılacak yargılama sonunda, bozulan hükmü davacının temyiz etmediği gözetilerek davalı Kurum yararına oluşan usulü kazanılmış haklar dikkate alınmalıdır. Açıklanan maddî ve hukukî olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O hâlde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi. ........