1. Hukuk Dairesi 2025/2075 E. , 2025/3310 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/531 E., 2024/673 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekil
**1. Hukuk Dairesi 2025/2075 E. , 2025/3310 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/531 E., 2024/673 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; kadastro çalışmaları sonucunda Muğla ili Bodrum ilçesi ... Mahallesi 27 ada 4 parsel ve 27 ada 5 parsel sayılı taşınmazların davacı murisi adına tescil edildiğini, murisin ölümü üzerine taşınmazların davacıya intikal ettiğini, söz konusu taşınmazların deniz cephesindeki bir bölümünün kıyı-kenar çizgisi içerisinde kaldığından ve tapulama esnasında tescile konu edildiğinden bahisle Hazine tarafından açılan davalar neticesinde tescil dışı bırakılmasına karar verildiğini ve kararların kesinleşmesi sonunda çekişmeli bölümlerin tescil dışı bırakılarak kumsal alan olarak nitelendirildiğini, bilahare kıyı-kenar çizgisinin değiştirildiğini ileri sürerek daha önce tescil dışı bırakılan taşınmaz bölümünün 474,13 metrekarelik kısmının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; çekişmeli taşınmaz bölümlerinin tescil harici bırakılmasına ilişkin işlemlerin Mahkeme ilamına dayandığını, bu kapsamda kesin hüküm teşkil ettiğini, söz konusu taşınmazların kıyıda kalan kısımlarının tapu kaydının iptaline neden olan kıyı-kenar çizgisinin Bodrum Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.09.1982 tarihli ve 1982/312 Esas, 1986/70 Karar ve 03.09.1982 tarihli ve 1982/315 Esas, 1986/69 Karar sayılı kararları ile yerel ve uzman bilirkişiler aracılığı ile mahallinde yapılan keşifle belirlendiğini, 21.12.2003 tarihli Bodrum Koruma Amaçlı İmar Planı ve Kıyı Kenar Çizgisine itibar edilmemesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.04.2018 tarih ve 2017/616 Esas, 2018/253 Karar sayılı kararıyla; eldeki dava ile Bodrum Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/312 Esas, 1986/70 Karar sayılı dosyası ile 1982/315 Esas, 1986/69 Karar sayılı dosyasının tarafları, konusu ve sebebi itibariyle aynı olduğu, eldeki davada tescili talep edilen taşınmaz bölümü hakkında aynı taraflar arasında görülen davaların karara bağlandığı ve bu kararların kesinleştiği, bilahare idari bir tasarrufla kıyı-kenar çizgisinin değiştirilmesinin yeni bir dava açılmasına imkan tanımayacağı, öte yandan 2003 yılından bu yana zamanaşımı ile iktisap koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 27.04.2018 tarih ve 2017/616 Esas, 2018/253 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 14.03.2019 tarih ve 2018/1102 Esas, 2019/255 Karar sayılı kararıyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 14.03.2019 tarih ve 2018/1102 Esas, 2019/255 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 12.05.2021 tarih ve 2019/3411 Esas, 2021/3411 Karar sayılı kararıyla; eldeki davada Bodrum Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.09.1982 tarih ve 1982/312 Esas, 1986/70 Karar sayılı kararı ile 03.09.1982 tarih ve 1982/315 Esas, 1986/69 Karar sayılı kararlarının kesinleşmesinden sonra ortaya çıkan yeni vakıalara dayanıldığı, bu kapsamda davacı tarafça kesinleşme sonrası sebebe dayanılarak kıyı-kenar çizgisi olmaktan çıktığı iddia edildiğinden İlk Derece Mahkemesince deliller toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesinin 28.04.2023 tarih ve 2021/322 Esas, 2023/236 Karar sayılı kararıyla; kıyı-kenar haritası ile çakıştırma yapıldığında tescili talep edilen alanın kıyı-kenar çizgisi sınırları dışında kaldığı belirtilerek davanın kısmen kabulü ile kıyı-kenar sınırları dışında kalan taşınmaz bölümünün davacı adına tesciline karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin 28.04.2023 tarih ve 2021/322 Esas, 2023/236 Karar sayılı kararına karşı davalı ... vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Dairenin 16.09.2024 tarih ve 2023/5863 Esas, 2024/4920 Karar sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonucun dosya kapsamına uygun düşmediği, bu kapsamda; davacının, tescil harici bırakılan dava konusu yerin 21.12.2003 tarihli Bodrum Koruma Amaçlı İmar Planı ve Kıyı Kenar Çizgisine göre kıyı-kenar çizgisinin dışında kaldığını ileri sürerek adına tescil isteğinde bulunduğu, dava konusu yerin kıyı-kenar çizgisi dışına çıkarıldığının iddia edildiği 21.12.2003 ile dava tarihi olan 12.12.2017 tarihleri arasında 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolmadığı, dava konusu yerin kıyı-kenar çizgisi sınırlarında kaldığı zamandaki zilyetlik süresinin de hukuken kazandırıcı zilyetlik süresinin içinde değerlendirilemeyeceği, hal böyle olunca davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle kazanım koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. D. Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Bodrum Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/312 Esas, 1986/70 Karar ve 1982/315 Esas, 1986/69 Karar sayılı kararları ile dava konusu taşınmaz bölümünün kıyı-kenar çizgisi içerisinde kalması nedeniyle tescil harici bırakıldığı, söz konusu kararların kesinleşmesinden sonra 21.12.2003 tarihli Bodrum Koruma Amaçlı İmar Planı ve Kıyı Kenar Çizgisi nazara alınarak kıyı-kenar çizgisinin yeniden belirlendiği ve 21.12.2003 tarihi itibariyle dava konusu yerin kıyı-kenar çizgisi dışında bırakıldığı, 21.12.2003 tarihi öncesinde taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde bulunması nedeniyle zilyetlik ile kazanılamayacak yerlerden olduğu bu nedenle belirtilen tarihten önceki zilyetliğe hukuken değer verilmesinin mümkün olmadığı, 21.12.2003 sonrasında ise dava tarihi olan 12.12.2017 tarihine kadar 20 yıllık zilyetlik şartının sağlanmamış olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur. 2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 12.05.2021 tarih ve 2019/3411 Esas, 2021/3411 Karar sayılı kararında Bodrum Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/312 Esas, 1986/70 Karar ve 1982/315 Esas, 1986/69 Karar sayılı kararlarının eldeki dava açısından kesin hüküm oluşturmadığının tespit edilmesine rağmen Dairenin 16.09.2024 tarih ve 2023/5863 Esas, 2024/4920 Karar sayılı kararıyla söz konusu davaların eldeki dava açısından kesin hüküm teşkil ettiğinin belirtildiğini bu haliyle iki bozma kararı arasında çelişki doğduğunu, dava konusu edilen tescil harici taşınmaz bölümü üzerinde 1953 yılından bu yana davacının zilyetliğinin bulunduğunu bu nedenle davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; Muğla ili Bodrum ilçesi ... Mahallesinde bulunan 27 ada 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazların davacı murisi...adına kayıtlı iken anılan parsellerin kıyı-kenar çizgisi içerisinde kaldığından bahisle açılan davalarda yapılan yargılamalar neticesinde Bodrum Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/312 Esas, 1986/70 Karar sayılı kararı ile 4 parsel sayılı taşınmazın 439,00 metrekarelik kısmının iptali ile kumsal olarak tescil harici bırakılmasına, Bodrum Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/315 Esas, 1986/69 Karar sayılı kararı ile 5 parsel sayılı taşınmazın 624,00 metrekarelik kısmının iptali ile kumsal olarak tescil harici bırakılmasına karar verildiği; eldeki davanın, anılan Mahkeme kararları ile tescil harici bırakılan taşınmaz bölümlerinin 21.12.2003 tarihli Bodrum Koruma Amaçlı İmar Planı ve Kıyı Kenar Çizgisine göre yeniden kıyı-kenar çizgisi dışına alındığı ileri sürülerek hükmen tescil dışı bırakılan taşınmaz bölümünün kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı adına tescili talebiyle açıldığı anlaşılmaktadır. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, özellikle İlk Derece Mahkemesince davacı tarafından çekişmeli taşınmaz bölümü üzerinde sürdürülen zilyetliğin taşınmaz iktisabı için belirlenen yirmi yıllık süreye ulaşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğinin anlaşılmasına göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.