7. Hukuk Dairesi 2015/3607 E. , 2015/6183 K. "" Mahkemesi : Bursa 3. İş Mahkemesi Tarihi : 23/10/2013 Numarası : 2012/397-2013/613 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, davalılar arasındaki taşeron sözleşmesinin muvazaalı olduğunu, davalı .. Şirketinin iş güvencesi kapsamından kurtulmak, daha düşük ücretle işçi çalı…
**7. Hukuk Dairesi 2015/3607 E. , 2015/6183 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : Bursa 3. İş Mahkemesi Tarihi : 23/10/2013 Numarası : 2012/397-2013/613 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, davalılar arasındaki taşeron sözleşmesinin muvazaalı olduğunu, davalı .. Şirketinin iş güvencesi kapsamından kurtulmak, daha düşük ücretle işçi çalıştırmak ve sendikalaşmayı azaltmak amacıyla taşeronlaşmaya gittiğini, iş akdinin haksız ve bildirimsiz olarak sona erdirildiğini, öne sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davalı ..A.Ş. davanın zamanaşımına uğradığını, davacının kendi işçileri olmadığını, taşeron işçisi olarak torna işleri yapan Ş.. D..’ın işçisi olduğunu, muvazaa iddiasını kabul etmediklerini, davalı Ş.. D.. ise davacının kendisinin istifa ettiğini, diğer davalı ile aralarındaki asıl-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğu iddiasını kabul etmediklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir. Anayasanın 141'nci maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297'nci maddesinde de hüküm altına alınmıştır. Anılan anayasal ve yasal düzenlemeler gereğince yargıcın, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda göstermesi zorunludur. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır. Kararın gerekçesi ile hüküm fıkrasının birbirine aykırı olmaması gerekir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.