11. Hukuk Dairesi 2012/15536 E. , 2013/14179 K. MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/05/2012 tarih ve 2011/40-2012/404 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve…
**11. Hukuk Dairesi 2012/15536 E. , 2013/14179 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/05/2012 tarih ve 2011/40-2012/404 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalının, davalının Kuveyt'teki alıcısına sattığı malların taşınması konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin taşımayı gerçekleştirilmesine rağmen kararlaştırılan 4200 USD navlun ücretinin ödenmediğini, tahslii için başlatılan şicra takibine davalının geç teslim yapıldığı gerekçesiyle haksız olarak itiraz ettiğini oysa müvekkilinin taşıma için belirli bir süre taahhüdünde bulunmadığını ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkara tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının müvekkiline gönderdiği mailde taşımanın 9/10 gün süreceğinin bildirildiği buna rağmen taşımanın 24 günde gerçekleştirildiğini, dava dışı alıcının, malların geç teslimi nedeniyle navlun bedelini müvekkiline ödemediğini, müvekkilinin uğradığı zarara davacının katılmasının gerektiğini savunarak davanın reddi ile takipte kötü niyetli olan davacı aleyhine % 40 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında11/06/2010 tarihinde taşıma sözleşmesi imzalandığı, taşıma bedelinin 4.200,00 USD olarak kararlaştırıldığı, yüklemenin 11/06/2010 tarihinde yapıldığı ve malın alıcısına 05/07/2010 tarihinde teslim olunduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporu gereğince makul taşıma süresinin yükleme ve boşaltma sürelerinin ilavesi sureti ile 12-14 günde teslimi gerektiği halde malın makul süre aşılarak 05/07/2010 tarihinde gecikmeli teslim olunduğunun ihtilafsız olduğu, ancak taraflar arasındaki sözleşmede özel olarak bir taşıma süresi kararlaştırılmadığı, davalı tarafça özel bir taşıma süresi kararlaştırıldığı savunmasına esas olarak sundukları sözleşme tarihinden öncesine ait 02/06/2010 tarihli e-posta yazısında 9-10 gün "şeklinde ortalama bir süre belirlenmiş ise de düzenlenen taşıma senedinde malın belirli bir sürede teslim edilmesinde özel menfaat bulunduğuna dair bir kaydın olmadığı, CMR konvansiyonunun 17. maddesinde taşıyıcının taşıma süresinin aşılmasından sorumlu olacağı düzenlenmiş ise de bu sorumluluk için hak sahibinin bir zarara uğraması ve bunu ispatlaması gerektiği, davalı tarafın malın alıcısı olan şirkete malın geç tesliminden dolayı bu şirkete karşı tazminat borcu altına girdiğine, alıcı tarafın kendisine yansıttığı bir zarara ilişkin delil sunamadığı, geç teslimden dolayı ithalatçı firmanın navlun bedelini kendisine ödemediğini iddia eden davalının bu iddiasını ispat kapsamında herhangi bir delil sunmadığı gibi ticari defter kayıt ve belgelerinde ibrazdan kaçınmış olduğu, dava dışı malın alıcısının CMR Konvansiyonu'nun 30/3 maddesi uyarınca gecikme nedeni ile uğradığı zarar iddiasına ilişkin teslim sırasında ihtirazi kayıt koyduğuna veya gecikmeye dair bildirimde bulunduğuna ilişkin herhangi bir beyanda da bulunulmadığı, malı teslim alan alıcının bu şekilde bir bildirim yapmaksızın veya ihtirazı kayıt koymaksızın malın bedelinden kesinti yapmasının da mümkün olmadığı bu itibarla davalının faturaya dayanak belgelerle ispatlanan navlun bedelinden sorumlu olduğu gerekçesiyle itirazının iptali ile, takibin 4.200,00 USD üzerinden, takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince % 7,5 ve değişen oranlarda Devlet Bankalarının Amerikan Doları üzerinden bir yıllık vadeli mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek döviz faiz oranı uygulanmak suretiyle devamına, alacak likit olduğundan 4.200,00 USD nin icra takip tarihindeki TL karşılığı olan 6.258,84TL üzerinden % 40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 055,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.