(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/11483 E. , 2012/7919 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama neticesine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 1-5237 Sayılı Yasa’da 765 Sayılı Yasa’dan farklı olarak “g…
**(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/11483 E. , 2012/7919 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama neticesine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 1-5237 Sayılı Yasa’da 765 Sayılı Yasa’dan farklı olarak “gün para cezası sistemi” kabul edildiği için bu sistemde nispi para cezasına yer verilmemiştir. İlgili maddelerin gerekçe bölümlerinde de 5237 Sayılı TCK. nun sisteminde nispi para cezasının öngörülmediği açıkça belirtilmektedir. Ancak, 5237 Sayılı Yasanın 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra 29.06.2005 gün ve 5377 Sayılı Yasanın 19. maddesi ile değişik TCK. nun 158/1. fıkrasına eklenen “... Ancak, (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hallerde hapis cezasının alt sınırı üç yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katında az olamaz.” cümlesi ile getirilen yeni değişikliğe ilişkin gerekçede de belirtildiği üzere, 158. maddenin 1.fıkrasına eklenen son cümledeki “…adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.” hükmünün uygulanabilmesi için öncelikle suçtan elde edilen haksız menfaat miktarının belli olması gerekmektedir. 5237 sayılı TCK.nun 52. maddesinin 1.fıkrası “Adli para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan paranın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.” şeklindeki adli para cezasının tanımı yapıldıktan sonra aynı maddenin 3.fıkrasında “Kararda, adli para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir.” ve aynı Kanunun 61.maddesinin 8.fıkrasında ise “Adli para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimler, gün üzerinden yapılır.Adli para cezası, belirlenen sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunur.” hükümleri ile yasa koyucu adli para cezasının mutlaka gün üzerinden tayin edilmesi gerektiğini belirtmektedir. 5237 Sayılı TCK.nun 158.maddesinin 1.fıkrasının (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde öncelikle suçtan elde edilen haksız menfaat miktarının belli olup olmadığına bakılacaktır. Eğer suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli değil ise, 5 ila 5.000 tam gün arasında TCK.nun 61.maddesi hükmü göz önünde bulundurularak takdir edilen gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52.maddesi uyarınca, 20-100 YTL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenecektir. Eğer suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise; o takdirde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 YTL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenecektir. Bu açıklama kapsamında haksız menfaat miktarının iki katından az olarak belirlenen temel gün üzerinden arttırma yapıldıktan sonra ortaya çıkan sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığının çarpılmasından sonra 158/son maddesi gereğince adli para cezasının elde edilen menfaatin iki katına çıkarılması suretiyle hüküm tesisi, 2-Haksız elde edilen menfaatin bir kısmının iade edildiğinin anlaşılması karşısında, katılan kurumun 5237 sayılı TCK’nun 168/4 maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının bulunup bulunmadığı, “kısmi ödemeye muvafakat edip etmediği” sorulup, “kurumun tüm ana para ve faizin ödenmesi görüşü vardır” şeklindeki yeterli olmayan cevabı ile yetinilerek 5237 sayılı TCK’ nın 168.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, 3-Sanık hakkında adli para cezasının belirlenmesi sırasında artırım ve indirimlerin gün üzerinden yapılması ve belirlenen sonuç gün ile sanığın bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın belirlenip çarpılması suretiyle bulunması gerektiği gözetilmeden belirlenen gün para cezası üzerinden TCK.nun 43/1.maddesi gereğince artırım yapılıp bir gün karşılığı 50 YTL ile çarpılmasından sonra aynı Yasanın 62.maddesi gereğince bu miktar üzerinden 1/6 oranında indirim yapılmak suretiyle 5237 Sayılı TCK'nun 61/8.maddesine aykırı davranılması, 4-Sanık hakkında tayin olunan adli para cezasının gün karşılığının ekonomik sosyal durum araştırması yapılmadan yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeksizin sadece takdire dayanılmak suretiyle alt sınırdan uzaklaşılarak 50,00 YTL olarak belirlenmesi, 5-Adli para cezalarının 5083 sayılı Kanun'un 1.maddesi ile 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu'nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK' nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasanın 326/son maddesinin gözetilmesine, 14.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.