6. Ceza Dairesi 2009/25210 E. , 2013/148 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, di
**6. Ceza Dairesi 2009/25210 E. , 2013/148 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Kişi suç işledikten sonra pişmanlık gösterebilir ve gerçekleştirdiği haksızlığı mümkün oldukça ortadan kaldırabilir. Kanun koyucu bu hali öngörüp TCK.nın 168. maddesindeki yasa normuna yer vermiştir. Bu bağlamda; Suç tamamlandıktan sonra failin pişman olması durumunda suç sonunda elde edilen eşyanın iade edilerek veya tazmin suretiyle mağdurun zararının giderilmesi halinde şahsi bir hal olan etkin pişmanlıktan söz edilecektir. Anılan koşul yerine getirilirken duyulan pişmanlığın mutlaka sözle ifadesi zorunluluğu bulunmayıp söz ve/veya davranışlar yoluyla ifade edilmesi olayın özelliğine göre olanaklı olabilecektir. Burada suçun fail tarafından ikrarı değil, suç sonunda elde olunanın serbest iradesi ile iadesidir. Fail veya ortağının iade veya tazmini doğrudan yapacakları gibi, bu tutukluluk veya hastalık gibi bir nedenle olanaklı değilse yakınları aracılığıyla yapılması gerekecektir. Olayımızda da, yakınanın 15.12.2006 tarihli dilekçesi ve 22.12.2006 tarihli oturumda “ iki adet yüzüğünün de kayıp olduğunu saptadığını, ancak sonradan bunların parasını sanıkların eşleri vererek zararını giderdiklerini” açıklaması ve sanıkların tutuklu olarak cezaevinde bulunmaları nedeniyle bizzat yakınanın zararını gidermesi olanağı bulunmadığından, eşleri aracılığıyla gerçekleştirdikleri ve haklarında 5237 sayılı TCY'nın 168.maddesinin uygulanması gerektiği halde, sanıkların bizzat pişmanlık göstererek iade etmedikleri gerekçesiyle uygulanmaması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 15.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.