8. Ceza Dairesi 2017/17574 E. , 2018/4830 K. İhabarname No : KYB - 2017/25045 Kamu malına zarar verme suçundan suça sürüklenen çocuk ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 152/1-a, 31/3, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince 4.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair DİYARBAKIR 2. Çocuk Mahkemesinin 06.06.2013 tarihli ve 2012/176 esas, 2013/371 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, aynı suçtan mahkumiyetine karar verilen di…
**8. Ceza Dairesi 2017/17574 E. , 2018/4830 K.** **"İçtihat Metni"** İhabarname No : KYB - 2017/25045 Kamu malına zarar verme suçundan suça sürüklenen çocuk ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 152/1-a, 31/3, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince 4.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair DİYARBAKIR 2. Çocuk Mahkemesinin 06.06.2013 tarihli ve 2012/176 esas, 2013/371 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, aynı suçtan mahkumiyetine karar verilen diğer suça sürüklenen çocuklar müdafiinin anılan kararı temyiz etmesi üzerine, Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 13.10.2015 tarihli ve 2015/5105 esas, 2015/29564 sayılı kararı ile “Suça sürüklenen çocukların, kaldıkları Bakım ve Sosyal Rehabilitasyon Müdürlüğünde sigara isteyip verilmemesi üzerine kendilerini 2 katta bulunan banyoya kilitleyerek banyoda bulunan dolabın camlarını kırdıkları iddia edilen olayda suça sürüklenen çocukların camı kırmadıklarını savunması, soruşturma aşamasında alınan ... ve ...'ın beyanlarında banyo camının kırık olduğunu beyan etmeleri ve tanık ...'ın kovuşturma beyanında da kırık olup olmadığını bilmediğini beyan ettiği gözetilerek suça sürüklenen çocukların camı kırıp kırmadıklarına dair delil elde edilemediği anlaşıldığından mala zarar verme suçundan beraatleri yerine yazılı şekilde hüküm kurulması," gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği ve bozma sonrası aynı Mahkemenin 2015/957 esasına kayden yapılan yargılama sonucunda suça sürüklenen çocukların beraatlerine dair verilen kararın, Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 11.10.2016 tarihli ve 2016/3376 esas, 2016/7542 sayılı ilamı ile onanması karşısında, suça sürüklenen çocuk ...'ın kaldığı Bakım ve Sosyal Rehabilitasyon Müdürlüğünde sigara isteyip verilmemesi üzerine kendisini 2. katta bulunan banyoya kilitleyerek banyoda bulunan dolabın camlarını kırdığına ilişkin delil elde edilemediği gözetilmeden, beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 13.04.2017 gün ve 2420 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.04.2017 gün ve KYB/2017-25045 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi. TÜRK MİLLETİ ADINA Gereği görüşülüp düşünüldü: Zorunlu müdafiliğe ilişkin CMK.nun 150. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 18.03.2008 tarih 2008/9-7-56, 21.12.2010 tarih, 2010/11-251-267 ve 20.03.2012 gün 2011/6-235-2012/110 esas ve karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere, “Kendisine zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu müdafiye yapılan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı; bu durumda zorunlu müdafinin, sanığın lehine bazı işlemler yapmış, örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığa da tebliğ edilmesi ve onun tarafından temyiz dilekçesi verilmesi halinde, isteminin kabul edilmesi gerektiğinin” belirtilmesi karşısında; talep konusu dosyada hüküm suça sürüklenen çocuk müdafii Av. ....'in yüzüne karşı usulüne uygun tefhim edilerek süresinde yasa yoluna başvurulmadığından bahisle kesinleştirilmiş ise de; suça sürüklenen çocuğun kendisine zorunlu müdafii olarak Av. ...'in atandığından ve karardan haberi olmaması nedeniyle hükmün usulüne uygun kesinleşmediği ve kanun yararına bozmaya konu edilemeyeceği anlaşılmakla; Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, evrakın Adalet Bakanlığına gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 07.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.