T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/159 - 2026/319 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/159 KARAR NO : 2026/319 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 08/11/2023 NUMARASI : 2023/97 E. - 2023/468 K. DAVANIN KONUSU : Marka ile İlgili Kurum Kararlarının İptali ve Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/159 - 2026/319 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/159 KARAR NO : 2026/319 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 08/11/2023 NUMARASI : 2023/97 E. - 2023/468 K. DAVANIN KONUSU : Marka ile İlgili Kurum Kararlarının İptali ve Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/11/2023 tarih ve 2023/97 Esas - 2023/468 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalı şirket tarafından 12.05.2021 tarihinde 2021/072333 numarası ile “...” ibareli marka başvurusunda bulunulduğunu, müvekkili tarafından aynı sınıfta tescilli olan “...” markalarına dayanılarak, başvurunun müvekkilinin markaları ile benzer olduğu, kötü niyetle yapıldığı, müvekkilinin tanınmış markasından yararlanma amacı taşıdığı gerekçeleriyle itirazda bulunulduğunu, söz konusu itirazın YİDK’nun 2022-M-17611 sayılı kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa davalıya ait “...” ibareli marka başvurusu ile müvekkilinin “...” esas unsurlu markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzediğini, davalı tarafa ait markada baskın unsurun “...” ibaresi olduğunu, “...” ibaresinin ise “HASAT” anlamına geldiğini, markaya ayırt edicilik katmadığını, gıda ürünleri için tanımlayıcı bir ibare olduğunu, davalıya ait “...” markasının tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğü talebi bakımından davaya dayanak gösterilen müvekkilinin “...” markalarının birebir ingilizce çevirisi olması karşısında iltibasın daha da artacağını, aynı firmaya ait seri marka imajı yaratacağını, davalı yanın, müvekkili markalarından haberdar olmaması gibi bir durumun söz konusu olamayacağını, SMK 6/9’da anıldığı üzere davalıya ait marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, davalı ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 20.12.2022 tarihli ve 2022-M-17611 sayılı kararının iptalini, 2021/072333 başvuru numaralı “...” ibareli markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı kurum vekili, markalar arasında görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını, kullanılan renklerin ve yazı stilinin farklı olduğunu, davacı yanın SMK m.6/5 tanınmışlık gerekçesine dayalı itirazının hukuki dayanaktan yoksun bulunduğunu, itiraz dilekçesinin ekinde başvurunun kötü niyetle yapıldığını gösteren somut ve her türlü şüpheden uzak delil sunulmadığından kötü niyet iddiasının kabul edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Davalı şirket temsilcisi savunmada bulunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından; davalının marka başvurusu kapsamında yer alan 29 ve 30. sınıflardaki malların tamamı bakımından, taraf markalarının emtia listeleri aynı/aynı tür veya benzer mallardan oluştuğu, dava konusu marka başvurusunun her ne kadar iki kelimeden oluşsa da, “...” ibaresinin marka bütünü içinde ilk sözcük olarak görsel etkinliğini yitirmediği, davalı markasının görsel kompozisyonu itibariyle davacı markalarından yeterli düzeyde uzaklaşmamış olup, davacının “...” ibareli markalarının yeni bir versiyonu, serisi görünümünü haiz bulunduğu, davalı markasında markaya ayırt edicilik katacak herhangi bir şekil unsurunun da bulunmadığı, aralarında ortak ... ibaresinin düz yazım stilinden kaynaklı görsel benzerlik mevcut olduğu, gıda emtiasının ortalama tüketicisi nezdinde bu kelimenin düşük düzeyli ayırt ediciliğinin bulunduğu, dava konusu marka kapsamında yer alan malların tamamı bakımından, taraf markaları arasında ayniyet/benzerlik oluştuğu, davacının ... ... markasının tanınmış marka olduğu iddiasının ... nezdinde sunulan deliller ile ispatlanamadığı, bu nedenle SMK m.6/5 hükmü koşulunun somut olayda gerçekleşmediği, davaya konu marka ile itiraza mesnet markaların iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmalarının haricinde davalı şirketin kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu ileri sürülmediğinden kötü niyet iddiasına dayalı istemlerin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile; 2022-M-17611 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı Kurum vekili istinaf başvuru dilekçesinde; markalarda ortak olan tek unsurun “...” ibaresi olduğunu, davaya konu markada ayırt edici ve asli unsur olarak ayrıca “...” ibaresinin de markada yer aldığını, yazı stilinin farklı olduğunu ve markanın bütünsel olarak farklı bir izlenim oluşturduğunu, tescili talep edilen marka ibaresinin ayırt edici nitelikte olduğunu, markanın asli fonksiyonlarını yerine getirdiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davalı şirketin "..." ibareli marka tescil başvurusu ile davacının "..." ibareli markalarının, "..." ortak asıl unsuru içermesi nedeniyle ibareler yönünden benzerlik arz ettiği, "..." ibareli davalı markasının kapsadığı 29 ve 30. sınıf mallar ile davacıya ait "..." esas unsurlu markaların kapsadığı mallarının aynı/aynı tür olduğu, bu sebeple de taraf markaları arasında bu mal ve hizmetler yönünden 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi anlamında “karıştırılma ihtimalinin” bulunduğu, emsal davalarda "..." ibareli marka tescil başvurusunun, davacının "..." ibareli markaları ile iltibasa neden olduğu ve "..." ibaresinin 30. sınıf emtialarda vasıf bildirmediği hususlarının, Yargıtay 11. HD.'nin 24.04.2017 gün ve 2015/13753 E.-2017/2329 K. sayılı ilamı ile de tespit edildiği, yine "..." ibaresinin 29 ve 30. sınıf mallar yönünden zayıf marka olmadığı ve korunması gerektiğinin, Yargıtay 11. HD.'nin 01.11.2017 gün ve 2016/3593 E.-2017/5985 K., 09.10.2019 gün ve 2018/4938 E.-2019/6370 K., 13.02.2018 gün ve 2016/7017 E.-2018/1040 K., 22.11.2017 gün ve 2016/4284 E.-2017/6429 K., 04.03.2019 gün ve 2017/5145 E.-2019/1772 K., 06.11.2019 gün ve 2018/2506 E.-2019/6871 K., 25.03.2019 gün ve 2018/276 E.-2019/2259 K., 10.02.2020 gün ve 2019/3021 E.-2020/1142 K. sayılı ilamları ile de belirtildiği, bu durum karşısında mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizliğin bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı kurum tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davalı kurumdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı kurum tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 19/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/02/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.