8. Hukuk Dairesi 2021/15063 E. , 2023/5257 K. MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/2 E., 2021/1 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk D…
**8. Hukuk Dairesi 2021/15063 E. , 2023/5257 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/2 E., 2021/1 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi Yukarıkaragüney Köyü çalışma alanında bulunan 141 ada 2 parsel ... 6.421,18 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, ölü olduğu belirtilerek ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi Yukarıkaragüney Köyü 141 ada 2 parsel ... taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufundaki yerlerden ve ham toprak vasfında olduğunu ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar duruşmalardaki beyanlarında; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.07.2014 tarih ve 2012/3 Esas, 2014/36 Karar ... kararı ile, " 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 14üncü maddesinde yazılı koşulların davalı taraf lehine oluştuğu gerekçesiyle, davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline" karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 03.07.2014 tarih ve 2012/3 Esas, 2014/36 Karar ... kararı, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. 2. Temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 21.11.2018 tarih ve 2017/1770Esas, 2018/6911 Karar ... ilamıyla ".... somut olayda taraf teşkilinin sağlanmadığı, taraf teşkili sağlanmadan davanın esasına girilerek hüküm verilmiş olmasının isabetsiz olduğu" açıklanarak, sair yönler incelenmeksizin hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... 3402 ... Kanun'un 14 üncü maddesinde öngörülen mülk edinme şartlarının davalılar lehine oluştuğu, davalılar adına tespit edilen taşınmazların miktarının yasada belirtilen sınırları geçmediği gerekçesiyle, davanın reddine, çekişmeli 141 ada 2 parselin tespit gibi tesciline" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. B. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki ham toprak vasıflı yerlerden olduğunu, zilyetlikle kazanma koşullarının davalı taraf yararına gerçekleşmediğini, ilk derece mahkemesi kararınn usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, bu sebeplerle ve re'sen dikkate alınacak diğer nedenlerle hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, kadastro sırasında davalılar adına belgesiz zilyetlikten tespit edilen çekişmeli taşınmazın vasfının ne olduğu, kadastro tespit tarihine kadar davalılar yararına taşınmaz üzerinde zilyetlikle edinim koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 14, 17 ve 18 inci maddeleri, 3. Değerlendirme 1. İlk Derece Mahkemesince, davalılar lehine kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği ile mülk edinme şartlarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; dava konusu taşınmaz, 2005 yılında yapılan kadastro tespitinde, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle belgesizden davalıların murisi ... adına tespit edilmiş olup, davacı Hazine, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu iddia ederek dava açmıştır. Çekişmeli taşınmaz üzerinde 2014 yılında yapılan keşifler sırasında dinlenen mahalli bilirkişi ve davalı tanığı benzer beyanlarında, taşınmazın evveliyatından beri davalıların murisi ... tarafından kullanıldığını bildirmekle beraber, taşınmaz üzerinde, yaklaşık 20 yıldır (mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına başvurulduğu keşif tarihi olan 2014 yılı dikkate alındığında 1994 yılına tekabül etmektedir) ekip - biçme gibi bir tasarrufta bulunulmadığını ifade etmişler; keşif sonucu düzenlenen zirai bilirkişi kurulu raporunda da, taşınmaz üzerinde 20 yıldan fazla süredir herhangi bir ekim - dikim faaliyeti olmadığı ve üzerinin yabani otlarla kaplı olduğu ve taşınmazın imar sahası dışında bulunduğu belirtilmiştir. Bu durum karşısında; gerek davacı Hazinenin iddiasını ileri sürüş biçimine, gerekse keşif tarihi itibariyle taşınmazın 20 yılı aşkın süredir kullanılmadığı tespitini içeren zirai bilirkişi kurulu raporuna, bu raporu doğrulayan tanık ifadelerine ve özellikle taşınmazın imar sahası dışında olduğunun saptanmış olmasına göre, bu nitelikteki bir taşınmaz üzerinde ev yapmak ve hayvan otlatmak şeklinde sürdürülen zilyetliğin, ekonomik amaca uygun zilyetlik sayılamayacağı kuşkusuzdur. Bu tarz bir uyuşmazlığın çözümünde, taşınmazın kullanım süresi ile niteliğinin, imar - ihyaya muhtaç yerlerden ise üzerindeki imar - ihya işlemlerinin tamamlandığı ve ekonomik amaca uygun zilyetliğin başladığı tarihin ve bu zilyetlik terk edilmiş ise terk tarihinin belirlenmesi önem arz etmektedir. Bu hususların belirlenmesinde en önemli delil hava fotoğraflarıdır. Stereoskopik çift hava fotoğrafı, bir stereoskop altında incelendiğinde arazinin üç boyutlu görülmesi, taşınmazın çekim tarihindeki sınırlarının ve niteliğinin belirlenebilmesi, bu yolla ekilen ya da ekilemeyen alanların net bir biçimde tespitinin yapılabilmesi mümkündür. Sağlıklı bir değerlendirme yapılabilmesi için hava fotoğraflarının en az üç ayrı zamana ilişkin olması gerekir. Bu kapsamda, çekişmeli taşınmazın tespit tarihinden 15 - 20 - 25 yıl öncesine ait stereoskopik hava fotoğraflarının getirtilerek jeodezi veya fotogrametri uzmanı harita mühendisine, stereoskop aletiyle incelettirilmesi ve belirtilen hususlarda rapor alınması gerekmektedir. Ne var ki İlk Derece Mahkemesince, bu yönde her hangi araştırma ve inceleme yaptırılmaksızın, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmiştir. 2. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, doğru sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle, kadastro tespit tarihi olan 2005 yılından 15 - 20 - 25 yıl öncesine ilişkin üç farklı döneme ait hava fotoğrafları ile taşınmazın 20 yılı aşkın süredir kullanılmadığına ilişkin mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile bu yöndeki ziraatçi bilirkişi kurulu raporu dikkate alınarak, bu beyanların alındığı ve raporun tanzim edildiği keşif tarihi olan 2014 yılından 20 yıl öncesine tekabül eden 1994 yılından geriye doğru 15 - 20 - 25 yıl öncesine ait üç farklı döneme ilişkin hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığından tarihleri açıkça yazılmak getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve tüm tespit bilirkişileri ile üç kişilik ziraat mühendisleri bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotoğrametri mühendisi bilirkişisi ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı; bu keşifte dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın önceki niteliğinin ne olduğu, üzerindeki zilyetliğin hangi tarihte başladığı ve hangi tasarruflarla sürdürüldüğü, ekonomik amaca uygun zilyetliğin belirli süre ile terk edilip edilmediği, terk edilmiş ise hangi tarihte terk edildiği, bu sürenin 20 yıla ulaşıp ulaşmadığı ve tespit tarihine kadar davalılar yararına 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin dolup dolmadığı hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı; beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak, kadastro tespitine aykırı sonuçlara ulaşılması halinde ise tüm tespit bilirkişileri dinlenilerek giderilmeye çalışılmalı; ziraat mühendisleri bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmazın geçmişteki ve şimdiki niteliğinin ve toprak yapısının ne olduğu, üzerinde ne tür bitki örtüsünün bulunduğu, imar - ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar - ihyaya konu edilip edilmediği, edilmiş ise imar - ihyasının hangi tarihte tamamlandığı, taşınmazın üzerinde sürdürülen zilyetliğin mevcut olup olmadığı ve mevcut ise zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğü hususlarında, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazın değişik yönlerinden çekilmiş fotoğraflarını da içerir, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden, keşfi takibe ve denetlemeye elverişli krokili rapor düzenlemesi istenilmeli; hava fotoğrafları jeodezi veya fotogrametri uzmanı harita mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek, stereoskop aletiyle incelemesi yaptırılmak suretiyle, çekişme konusu taşınmazın hava fotoğraflarında gösterilmesi istenilmeli ve taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğu, üzerinde ne tür bitki örtüsünün bulunduğu, imar - ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar - ihyaya konu edilip edilmediği, edilmiş ise imar - ihyasının hangi tarihte tamamlandığı, taşınmazın üzerinde ekonomik amacına uygun olarak sürdürülen zilyetliğin mevcut olup olmadığı ve mevcut ise zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğü, taşınmaz üzerindeki ekonomik amaca uygun zilyetliğin belirli süre ile terk edilip edilmediği, terk edilmiş ise hangi tarihte terk edildiği, bu sürenin 20 yıla ulaşıp ulaşmadığı ve tespit tarihine kadar davalılar yararına 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin dolup dolmadığı hususlarında rapor düzenlettirilmeli; tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli ve bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. 3. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 17.10.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.