11. Hukuk Dairesi 2023/1533 E. , 2024/3913 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1592 Esas, 2022/1591 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/701 E., 2020/372 K. Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesin…
**11. Hukuk Dairesi 2023/1533 E. , 2024/3913 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1592 Esas, 2022/1591 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/701 E., 2020/372 K. Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı Şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 14.05.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp, hazır bulunan davacı vekili Avukat ........ ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı ... Expres A.Ş. arasında taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesi düzenlendiğini, davalı ...Ankara Nakliye firmasının, sigortalı ... Expres ile kargo taşıma sözleşmesi imzaladığını, muhtelif firmalara ait emtianın İstanbul-Adana-G.Antep illeri arasında taşınmak üzere sigortalı ... Expres tarafından alt taşıyıcı davalı ...Ankara firmasına ait araca yüklendiğini, davalı ...'in araç sürücüsü olduğunu, 06.08.2017 günü araç seyir halinde iken sağ arka lastik fren balatalarının sıkışması sonucu lastikte başlayan yangının araçtaki emtianın tamamının zayi olmasına sebep olduğunu, sigortalıya toplam 326.541,36 TL tazminat ödendiğini, zarardan davalıların sorumlu olduklarını, davalılar hakkında başlatılan icra takibine davalıların itiraz ettiğini ileri sürerek icra takibine yapılan itirazın iptaline ve %20 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ...Ankara Nakliyat İnşaat San. ve Tic.Ltd.Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin nakliye firmalarına sürücülü olarak araç temin eden bir firma olduğunu, aracın tesliminden sonra işletilmesinden kiralayan firmaların sorumlu bulunduğunu, olayda müvekkilinin ve araç sürücüsünün bir kusuru olmadığını, sigortalı ... Expres tarafından sunulan belgede taşınan emtia ağırlığının 18.235 kg olarak bildirildiğini, oysa dorsenin taşıma kapasitesinin 13.800 kg olduğunu, söz konusu taşımada dorsede, aşırı yüklemeye bağlı lastik sıkışması sonucu yangının çıktığını, araca kanun ve yönetmeliklere aykırı olacak şekilde kapasitesinden fazla yüklenmesinin sorumluluğunun müvekkiline ait olmadığını, sigortalının beyan ettiği hasar bedellerinin gerçeğe uygun olup olmadığının araştırılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ..., davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı sigortalı ile davalı Şirket arasında "Araçla Şehirlerarası Kargo Taşıma Sözleşmesi" imzalandığı, buna göre sigortalının taşıyıcı, davalı Şirketin alt taşıyıcı konumunda olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede "Kira" tabiri kullanılmış ise taraflar arasındaki hukuki ilişkinin taşıma sözleşmesi niteliğinde bulunduğu, davalı ...Ankara firmasına ait aracın, emtia yüklü olduğu halde seyir halinde iken 06.08.2017 tarihinde yangın çıkması sonucu maddi hasar meydana geldiği, TIR'ın dorsesinin arka lastiğinin patlaması sonucu aşırı sürtünmeden dolayı çıkan yangında taşınan emtianın tamamının yandığı, sigortalı tarafından davacıya 326.541,36TL yansıtma faturası kesildiği, poliçe kapsamında davacı tarafından sigortalıya 20.12.2017 tarihinde 276.729,97TL ve 26.02.2018 tarihinde 49.811,39TL ödendiği, yangın olayının davalıya ait taşıttaki eksiklikten yani lastiğin patlaması ve sonrası aşırı ısınmadan kaynaklandığı, davalı taşıyanı sorumluluktan kurtaracak bir sebebin gerçekleşmediği, davalı vekilinin araca fazla eşya yüklendiği şeklindeki savunmasının yerinde görülmediği, taşıta hangi miktarda eşya yükleneceği hakkında bilgisi bulunan ve aşırı yükleme halinde yola çıkmaktan imtina etmesi gerekenin davalının kendisi olduğu, sigortalı tarafından eşya sahiplerine ödemenin nakit veya taşıma hizmeti verilmek suretiyle yapıldığı, tespit edilen zararın davalının sınırlı sorumlu olduğu miktarın altında kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların itirazının 306.049,99 TL asıl alacak, 9.931,82 TL işlemiş faiz üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, tarafların icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Şirket vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile ihbar olunan sigortalı arasındaki ilişkinin, müvekkilinin malı teslim alıp gideceği yere teslim etmesinden ibaret olduğunu, müvekkilinin ve davalı sürücünün taşınan malın türü veya ağırlığı hakkında bilgisinin bulunmadığını, müvekkili ile sigortalı şirket arasında imzalanan sözleşmenin 6. maddesinin bu yönde olduğunu, aracın yüklenmesinden ve boşaltılmasından sigortalının sorumlu bulunduğunu, bu nedenle yüklenen malın niteliğinin müvekkili tarafından bilinmediğini, müvekkilinin sürücülerinin yükleme ve boşlatma alanlarına girmesinin yasak olduğunu, müvekkilinin 28.07.2017 tarihinde aracın bakımını yaptırdığını, bilirkişi heyetinin istiap haddinin aşıldığına kanaat getirmesine bu hususun etki ettiğini, dava konusu sigorta poliçesinin 6. maddesinin istisnalar başlıklı maddesinde "..teminat altındaki bir araçla yapılan taşımada, münhasıran istiap haddinin aşılmasında veya gabari dışı yüklemeden dolayı meydana gelen her türlü hasarlar" teminat kapsamı dışında bırakıldığını, sigortalı firmanın fazla yükleme yaparak emtiaların zayi olmasına sebebiyet vermesine rağmen davacının yaptığı ödemenin lütuf ödemesi niteliğinde bulunduğunu ve rücu edilemeyeceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı sigortalı tarafından, söz konusu yangından doğan tazminat hakkının davacıya temlik edildiği, davalı Şirket ile dava dışı sigortalı arasındaki sözleşmenin taşıma sözleşmesi niteliğinde bulunduğu, aksi yöndeki davalı savunmasının yerinde olmadığı, alt taşıyıcı olan davalının meydana gelen zarardan sorumlu olduğu ve kendisini sorumluluktan kurtaracak bir halin varlığını ispat edemediği, hüküm altına alınan miktarın, davalının sınırlı sorumlu olduğu miktarın altında kaldığı gerekçesiyle davalı Şirket vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek ve müvekkili ile sigortalı şirket arasındaki 08.04.2021 tarihli ek taşıma sözleşmesinin nazara alınması gerektiğini, müvekkili ile sigortalı Şirket arasındaki kök sözleşmeden anlaşılacağı üzere müvekkilinin sorumluluğunun malı teslim alıp ulaşacağı yere teslim etmekten ibaret olduğunu, müvekkilinin ve davalı sürücünün taşınan malın türü veya ağırlığı hakkında bilgisi bulunmadığını, kök sözleşmenin hükümlerine bakıldığında ek sözleşmede belirtilen hususların da anlaşıldığını, aracın yüklenmesi ve boşaltılmasından sigortalı şirketin sorumlu olduğunu, müvekkilinin sürücülerinin yükleme ve boşaltma alanına girmesinin yasak olduğunu, aşırı yüklemden dolayı müvekkiline kesilen cezaların sigortalı şirkete yansıtıldığında ve ödemelerin anılan şirket tarafından yapıldığına dair dekontların dosyaya sunulduğunu, taşınan yüklerin ağırlığı düşünüldüğünde yükleme ve boşaltmanın müvekkilinin sürücüleri tarafından yapılmasının mümkün olmadığını, olaydan çok kısa süre önce aracın bakımının yapıldığını, poliçedeki teminat dışı haller nazara alındığında davacının ödemesinin lütuf ödemesi niteliğinde olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalıların dava konusu hasar bedelinden sorumlu olup olmadığı, hasarın teminat dahilinde bulunup bulunmadığı, davacının ödemesinin lütuf ödemesi niteliğinde olup olmadığı ve sair hususlara ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 1472 nci maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Şirket vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak, davacıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.