İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/01/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket hakkında İstanbul Anadolu 24 İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında ... AŞ -Ataşehir Şubesi 12/09/2018 günlü ... Seri No lu çeki 60.000,00 USD, 19/09/2018 günlü ... Seri No lu çeki 70.000,00USD, 26/09/2018 günlü ... Seri No lu çeki 7…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1511 Esas KARAR NO: 2026/42 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/05/2023 NUMARASI : 2023/4 E. - 2023/328 K. DAVANIN KONUSU: Sözleşmenin Uyarlanması|Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/01/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket hakkında İstanbul Anadolu 24 İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında ... AŞ -Ataşehir Şubesi 12/09/2018 günlü ... Seri No lu çeki 60.000,00 USD, 19/09/2018 günlü ... Seri No lu çeki 70.000,00USD, 26/09/2018 günlü ... Seri No lu çeki 70.000,00USD,12/10/2018 günlü ... Seri No lu çeki 50.000,00 USD, 17/10/2018 günlü ... Seri No lu çeki 60.000,00USD,19/10/2018 günlü ... Seri No lu çeki 50.000,00USD, 24/10/2018 günlü ... Seri No lu çeki 70.000,00USD, 31/10/2018 günlü ... Seri No lu çeki 70.000,00USD, 09/11/2018 günlü ... Seri No lu çeki 75.000,00 USD, 21/11/2018 günlü ... Seri No lu çeki 75.000,00USD, 05/12/2018 günlü ... Seri No lu çeki 75.000,00USD, 14/11/2018 günlü ... Seri No lu çeki 75.000,00USD, 26/10/2018 günlü ... Seri No lu çeki 75.000,00USD olmak üzere toplam 13adet çeki dayanak göstererek takip başlatıldığını, işbu takip incelendiğinde USD alacak için yıllık %19,50 oranında avans faizi talep edildiğinin görüldüğü, takip tarihi itibariyle devlet bankalarının takip konusu yabancı paraya USD uygulandığı en yüksek faiz oranının üzerinde fahiş oranda faiz talep edildiğini, açıklanan nedenlerden dolayı işleyecek faiz oranının hakkaniyete ve hukuka uygun seviyeye çekilmesinin gerektiğini, telafisi güç sonuçlar doğurmaması adına takibin teminatsız olarak durdurulmasını talep ettikleri görülmüştür. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; menfi tespit davalarında zamanaşımı ve hak düşürücü süreler temeldeki hukuki ilişkiye göre belirlendiği, bu itibarla davaya karşı zamanaşımı itirazında bulunduklarını, menfi tespit davasını karakterize eden temel ilişkinin ileri sürülmesi belirli bir süreye bağlamışsa menfi tespit davasının ikame edilmesi de o süreyle sınırlı olduğunu, harcın tamamlanmasının gerektiğini, takip talebi kendisine tebliğ edilen davacı borçlu, faiz türüne ve oranına itiraz etmediğini, davacının sonradan menfi tespit davası açarak itirazda bulunması imkanının bulunmadığını, alacaklı tarafından borçlu hakkında başlatılan kambiyo senetlerine mahsusu haciz yolu ile takipte, takipten önce uygulanan ve takip sonrası için uygulanması istenen %57 faiz oranına borçlu itiraz etmediğini, bu durumda takip öncesi için %57 faiz oranı üzerinden talep edilen işlemiş faiz miktarı kesinleşmiş bulunduğundan mahkemenin bu yöndeki uygulamasında isabetsizlik bulunmadığını, açıklanan nedenlerden dolayı zamanaşımı defi nedeni ile davanın usulden reddine, hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz huzurdaki davanın esastan reddine, karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesin kararıyla; Davanın KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında, takip tarihinden sonrası için istenen yıllık %19,5 oranında avans faizinden 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı mahsup edildikten sonra fazla talep edilen kısım yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin takip tarihinden sonrası için 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte devamına, karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın avukatı, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04.05.2023 tarihli, 2023/4 Esas ve 2023/328 Karar sayılı kararının tamamen gerekçesiz olduğunu, iddia ve savunmalarının hiçbir suretle dikkate alınmadığını, anayasal anlamda gerekçe sayılamayacak birtakım açıklamalar içerdiğini, bu durumun adil yargılanma hakkı ile savunma hakkının ihlalini oluşturduğunu, Yargıtay içtihatlarına göre kararın gerçek manada bir gerekçe ihtiva etmediğini, bu sebeple kararın öncelikle kaldırılması gerektiğini öne sürdüğünü, yerel mahkemenin zamanaşımı itirazlarını değerlendirmediğini, menfi tespit davalarında zamanaşımının temel hukuki ilişkiye göre belirlendiğini, somut olayda temel ilişkinin kambiyo senedine dayandığını, Türk Ticaret Kanunu m. 749 uyarınca 3 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini, ödeme emrinin 01.04.2019'da tebliğ edildiği ve davanın 02.01.2023'te açıldığı dikkate alındığında 3 yılı aşkın süre geçtiği için zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin gerçekleştiğini, bu nedenle de kararın kaldırılması gerektiğini belirttiğini, davacı tarafın icra takibiyle kesinleşen faiz istemine yönelik uyarlama talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve hukuki yararın bulunmadığını iddia ettiğini, borçlunun yasal süresi içinde faiz türü ve oranına itiraz etmemesi halinde bu taleplerin kesinleşeceğini ve faiz oranının akdi faize dönüşeceğini, bu durumun yerleşik Yargıtay içtihatlarıyla sabit olduğunu, davacı/borçlunun itiraz etmeyerek takibin kesinleşmesine rağmen 3 seneden uzun bir süre sonra menfi tespit davası açmasının hakkın kötüye kullanımı olduğunu, tarafların tacir olması nedeniyle basiretli davranma yükümlülüklerinin bulunduğunu, icra dairesinin değişen avans faiz oranlarını dikkate alarak dosya borcunu hesaplayacağı için davacının uyarlama talebinde bulunmakta hukuki yararının olmadığını, bu sebeple de kararın kaldırılması gerektiğini savunduğunu, son olarak, icra takibi başlatılırken yabancı para cinsinin ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığının talep edildiği düşünüldüğünde takip öncesi faizin usule uygun olarak avans faizi seçildiğini, talep edilen faize itiraz edilmeyerek takibin kesinleşmesiyle faizin akdi faize dönüştüğünü, bu yönüyle de ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi tarafından, faize ilişkin mevzuat hükümlerine, hukuka ve somut olaya uygun olarak takibin takip tarihinden sonrası için 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte devamına şeklinde karar verildiğini, bu sebeple de, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararda herhangi bir yasaya aykırılık bulunmadığını ileri sürerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla İstinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İstanbul Anadolu 24 İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında, birden fazla USD bedelli 13 adet çeke istinaden toplam 1.029.702,31 USD' nin takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar ve fiili ödeme günündeki döviz alış kuru üzerinden USD alacak için işleyecek yıllık % 19,5 avans faizi (merkez bankası) yıllık %19,5 avans faizi (3095 s.k) ve değişen oranlardaki faizi ile birlikte tahsili amacı ile 28/03/2019 tarihinde kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır.Davacı tarafından, icra takibinde, USD alacak için yıllık %19,50 oranında avans faizi talep edildiğini, takip tarihi itibariyle Devlet bankalarının takip konusu yabancı paraya USD'ye uyguladığı en yüksek faiz oranının üzerinde fahiş oranda faiz talep edildiğini, açıklanan nedenlerden dolayı işleyecek faiz oranının hakkaniyete ve hukuka uygun seviyeye çekilmesinin gerektiği ileri sürülmüştür.Davacı borçlu şirketin iflas ettiği anlaşılmış, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/488 Esas-2024/692 Karar sayılı 18/09/2024 tarihli kararı ile, davacı ... ...Limited Şirketi'nin konkordato talebinin reddine, davacı şirketin iflasına, iflasın 18/09/2024 tarih saat 15:31 itibarıyla açılmasına karar verildiği, iflas kararının Yargıtay 6. Hukuk dairesinin 30.04.2025 tarih ve 2025/900 esas 2025/1774 sayılı kararı ile onanmak suretiyle hükmün, 30/04/2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.İİK 193. Madde de; iflasın açılmasından önce müflise karşı başlamış olan haciz yoluyla takipler ile teminat gösterilmesine ilişkin takiplerin duracağı, iflas kararının kesinleşmesi ile bu takiplerin düşeceği düzenlenmiştir. İflastan önce başlatılan takipler, iflasın açılması ile duran ve iflas kararının kesinleşmesi ile düşen iflas alacaklıları alacaklarını iflas masasına yazdırırlar; alacakları iflas idaresi tarafından kabul edilirsi, sıra cetveline alınırlar ve tasfiye sonunda paylaşmaya katılırlar, iflastan önce ödeme emrine itiraz edilmemek suretiyle veya itirazın kaldırılması yolu ile kesinleşmiş olsa bile, bu husus icra dairesini bağlamaz hükmü düzenlenmiştir.İİK 194. Maddesinde; müflisin taraf bulunduğu hukuk davalarının, iflasın açılması ile belli bir süre için duracağı kabul edilmiştir. İflastan önce açılmış olup devam eden, müflisin (davacı veya davalı olarak) taraf bulunduğu hukuk davalarının, maddede yazılı istisnalar dışında duracağı, bu durumda ikinci alacaklılar toplantısından (m. 237) on gün sonraya kadar devam edeceği, bundan sonra hukuk davalarına devam edileceği, İİK 194. Maddesinde ayrıca basit tasfiye usulünün düzenlendiği anlaşılmıştır.Açıklanan yasa hükümleri göz önünde bulundurulduğunda, davanın ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonraya yada basit tasfiye usulüne göre tasfiyesi halinde sıra cetveli tanzimine kadar duracağı gözetilerek, kamu düzenine ilişkin bu husus resen dikkate alınarak, davalı vekilinin istinaf sebepleri incelenmeksizin istinaf başvurusunun HMK 355. Madde ve HMK 353/1-a-4-6 maddesi gereğince resen gözetilen sebeplerle kabulü ile, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın İİK 193 ve 194. Maddeler gereğince işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/05/2023 tarih, 2023/4 E. 2023/328 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 20/01/2026