3. Hukuk Dairesi 2022/7005 E. , 2022/9564 K. "" MAHKEMESİ :ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ İLK DERECE MAHKEMESİ : GÖLHİSAR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde alacak davasının yapılan yargılaması neticesinde; davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, dair verilen karara karşı davacı vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerine davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, yönelik olarak verilen kararın süresi içinde d…
**3. Hukuk Dairesi 2022/7005 E. , 2022/9564 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ İLK DERECE MAHKEMESİ : GÖLHİSAR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde alacak davasının yapılan yargılaması neticesinde; davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, dair verilen karara karşı davacı vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerine davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, yönelik olarak verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, Söğüt Belediyesi sınırları içinde 2544 elektrik abonesi olduğu bildirilmesine karşın davalı şirketin 53 adet abone olduğundan bahisle Belediye Tüketim vergisini 53 adet aboneye göre hesaplayıp gönderdiğini, 2017-2018-2019 yıllarına ait gerçek abone sayısına göre Belediye Tüketim vergisi tutarını belediyeye ödemediğini, bu hususta bilgi de vermediğini ileri sürerek 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 35.maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 150.918,00-TL'nin tahakkuk tarihinden işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, yargı yolu itirazında bulunarak, alacağa konu paranın belediye vergisine ilişkin olduğunu, vergi mahkemelerinin görevine girdiğini, adli yargıda doğrudan dava konusu edilemeyeceğini, 213 sayılı VUK ve tahsil aşamasında ise 6183 sayılı kanunun uygulanacağını, davacı idarenin kendisine verilen yetki çerçevesinde yasal prosedürü işletmeksizin doğrudan dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını savunarak davanın usulden reddini dilemiştir. İlk derece mahkemesince, dava konusu edilen alacağın 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunundan kaynaklanan vergi alacağı olduğu, söz konusu elektrik tüketim vergisinin Kanunun 39. maddesi gereğince elektrik enerjisini tedarik eden davalı tarafından tahsil edilerek öngörülen süre içerisinde davacı belediyenin hesaplarına aktarılması gerektiği, dava konusu alacak vergi alacağı olduğundan yine Kanunun 98. maddesin gereğince tahsili aşamasında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ve bunların ek ve tadilleri hükümlerinin uygulanacağı ve Kanunun 102. maddesine göre de Belediye Başkanı ve sayılan görevlilerin Vergi Usul Kanununu uygulamakta yetkili olduğu, dava konusu vergi alacağının tahakkuk, takip ve tahsiline ilişkin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda öngörülen usul ve esaslar uygulanmaksızın doğrudan adli yargı mercinde alacak davası açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine dair verilen karar davacı tarafından istinaf edilmiştir.