12. Ceza Dairesi 2020/11499 E. , 2023/5656 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/693 E., 2016/339 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar…
**12. Ceza Dairesi 2020/11499 E. , 2023/5656 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/693 E., 2016/339 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Pazar (Rize) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.04.2016 tarihli ve 2015/693 Esas, 2016/339 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 65 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin birinci, ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 2000TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Mahalli Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri; Sanık hakkında teşdit hükümlerinin uygulanmış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, suça konu yerdeki zararın kaldırılma ihtimalinin söz konusu olduğu, ayrıca yasada öngörülen 2-5 yıl hapis cezasında 3 yıl hapis cezasına hükmedilmiş olmasının sanık hakkında hakkaniyet ilkesinin göz ardı edilmesine sebebiyet vereceğine, sanığın zemine sökülüp taşınabilir cinsten serender yaptırdığının anlaşıldığı, yani bir ev yaptırma ile bir otel yaptırma ile bir serenderin yaptırılmasının aynı yaptırımı doğurmaması gerektiğine, verilen sonuç ceza usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin. III. OLAY VE OLGULAR A. Yerel mahkemenin kabulü; "Dosya tümü ile incelendiğinde sanığın tescil edilen sit alanları ve korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarının yıkılmasına, bozulmasına, tahribine, yok olmasına veya her ne suretle olursa olsun zarar görmesine sebebiyet verdiği, ayrıca koruma bölge kurullundan izin almadan inşai ve fiziki müdahalede bulunduğu anlaşılmıştır. Suçun manevi unsuru kasttır. Sanığın bile isteye yapıyı yaptığı anlaşıldığından suç kastının olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle suçun manevi unsuru da gerçekleşmiştir. Tüm bu nedenlerle sanığın üzerine atılı suç sübuta ermiştir. Sanığın adli sicil kaydı, sanığın kimlik bilgileri alınırken tespit edilen ve yine kollukça tespiti yaptırılan sosyal ekonomik durumu, fiil ile cezada orantılılık ilkesi, işlenen fiilin haksızlık içeriği, cezadan beklenen amaç, suç nedeniyle bozulan kamu düzeninin bozulmuşluk durumu diğer bir ifade ile toplumdaki infial, suçun işlendiği yerin korunmaya değer doğal güzelliği olan yer olması ve suçun işlendiği zamanın bu gibi doğal güzelliklerin tahrip edilmeye ve yok edilmeye sistemli şekilde başlandığı zaman olması ve failin saiki, suç konusunun önemi, sanığın bilirkişi raporlarına göre meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı nazara alınarak nazara alınarak 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken (2 yıl ilâ 5 yıl hapis ve 5 ila 5.000 tam gün adli para arası) alt sınırdan uzaklaşılarak 3 yıl hapis ve 120 tam gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenmiştir. Sanığın duruşmadaki tutum ve davranışları, sanığın geleceği üzerindeki etkisi ve cezanın sanığın geleceği üzerindeki etkileri göz önünde bulundurularak lehine takdiri indirim uygulanmıştır." denmiştir. B.Sanık savunmasında; "Üzerime atılı suçu kabul etmem, bu yer benim yıllardan beri kullandığım yayla sitatüsünde bir yerdir herkes gibi bende oraya serender koydum bir de kulube yaptım ben kesinlikle bu yerin sit alanı olduğunu bilmiyordum, bana bu konuda bir bildirim de yapılmadı, beraatımı talep ederim dedi. " şeklinde beyanda bulunmuştur. C. Mahkeme 08.12.2015 tarihinde fen, inşaat ve arkeolog bilirkişiler refakatinde suça konu alanda keşif yapmış, keşif akabinde bilirkişilerce rapor tanzim edilmiştir. IV. GEREKÇE 11.06.2015 tarihli orman muhafaza memurları tarafından tutulan suç tutanağı ile I. derece doğal sit alanı içerisinde kalan Ayder Kaplıcaları, Avşar Köprüsü, Kunç Mevkiinde sanık tarafından bir adet serender, üç adet ahşap kamelya ve bir adet mutfak tipi bina inşa edildiğinin tespiti üzerine sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kamu davası açıldığı, mahkemece yapılan keşif akabinde alınan 09.12.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda suça konu alanın maliye hazinesi adına orman vasfı ile tescil edilen orman parseli içerisinde kaldığının ve I. derece doğal sit alanı olarak tespit ve tescil gören alan içerisinde kaldığının tespiti ve 12.02.2016 tarihli arkeolog bilirkişi raporunda yapılan inşai faaliyetin doğal sit alanına zarar verdiğinin, eski hale getirmenin mümkün olmadığının bildirildiğinin tespiti üzerine sanığın üzerine atılı suç yönünden mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmakla; 1.Suça konu alanın önem ve değeri, suçun işleniş zamanı, sanığın yapmış olduğu fiziki müdahalenin çeşitliliği, bilirkişi raporları dikkate alınarak meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alındığında mahkemenin teşdit uygulamasında bir hukuka aykırılık görülmediğinden tebliğnamedeki ceza miktarının fazla olduğundan bahisle bozma öneren görüşüne iştirak edilmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Mahalli Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Pazar (Rize) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.04.2016 tarihli ve 2015/693 Esas, 2016/339 Karar sayılı kararında Mahalli Cumhuriyet Savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Mahalli Cumhuriyet Savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.12.2023 tarihinde karar verildi.