11. Ceza Dairesi 2021/13797 E. , 2024/2288 K. B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/283 E., 2016/509 K. SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeler…
**11. Ceza Dairesi 2021/13797 E. , 2024/2288 K.** **"İçtihat Metni"** B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/283 E., 2016/509 K. SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Temyizin kapsamına göre; 1. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.10.2009 tarihli ve 2008/32 Esas, 2009/196 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 35 inci, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.10.2009 tarihli ve 2008/32 Esas, 2009/196 Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 17.02.2011 tarihli ve 2010/22845 Esas, 2011/1395 Karar sayılı kararı ile, ... Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.02.2010 gün, 2009/8-151 sayılı kararında da belirtildiği gibi, sanıkların yüklenen suçları, kurup yönetikleri, üyesi olarak içinde bulundukları çıkar amaçlı suç örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlediklerinden ötürü 5271 sayılı CMK'nun 250/1-b maddesine göre özel yetkili Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmış ve 5237 sayılı TCY'nın 220. maddesindeki suçtan sanıkların beraatine karar verilmiş ve bu kararın temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olması nedeniyle inceleme konusu diğer suçların örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmiş sayılamayacağı açıktır. Beraat kararıyla evrakın bağlantı kuramının kesilmesi, hukuk birliği ilkesi gereği aynı suç için iki farklı usulün uygulanamaması, doğal yargıç ilkesi, savunma hakkı, özel görevli Mahkemenin görev alanının sınırlı oluşu dikkate alınarak görevsizlik kararı verilerek dosyanın genel görevli ve yetkili Mahkemeye gönderilmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, ... nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine, Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.05.2012 tarihli ve 2011/381 Esas, 2012/220 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında yağmaya kalkışma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. 4. Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.05.2012 tarihli ve 2011/381 Esas, 2012/220 Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 11.05.2016 tarihli ve 2013/26701 Esas, 2016/4131 Karar sayılı kararı ile, ... sanıklar hakkında katılana yönelik 20.03.2007 tarihinde gerçekleştirilen "yağmaya kalkışma" suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesinde, oluşa ve dosya içeriğine göre, sanıkların, 20.03.2007 tarihinde katılanın işyerine gelerek kendilerini Jandarma İstihbarat Teşkilatı mensubu olarak tanıtıp ayrıca anılan kurumun maddi varlığından olan kimliği göstererek, işlenmiş olduğuna daha önce inandırdıkları bir cinayet suçunda kullanılan silah üzerinde katılanın parmak izinin tespit edildiğini, bu olaya ilişkin teknik takip yaptıklarını, soruşturmanın halen devam ettiğine dair yalanlar söyledikten sonra suç soruşturması tehdidi altında olduğuna aldanan katılandan, sözde suç delillerinin ortadan kaldırılması ve bu soruşturmanın sonlandırılması amacıyla para isteyerek haksız menfaat temin etmeye yönelik eylemlerinin, bir bütün halinde nitelikli dolandırıcılığa kalkışma suçunu oluşturacağı ve bu suçtan mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, suçun vasıf ve değerlendirilmesinde yanılgaya düşürülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, ... nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 5. Bozma üzerine, Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2016 tarihli ve 2016/283 Esas, 2016/509 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; hükümde suç tarihi konusunda çelişki bulunduğuna, HAGB kararı verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, açıklanan ve re'sen nazara alınacak nedenlerle kararın bozulmasına, Sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz isteği; usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanıkların, katılanın iş yerine gelerek kendilerini Jandarma İstihbarat Teşkilatı mensubu olarak tanıtıp, anılan kurumun maddi varlığından olan kimlikleri göstermek suretiyle gerçekten görevli olduklarına inandırdıkları, araştırdıkları bir cinayet suçunda kullanılan silah üzerinde, katılanın parmak izinin tespit edildiğine, bu olaya ilişkin teknik takip yaptıklarına, soruşturmanın halen devam ettiğine dair gerçek dışı beyanlarda bulunduktan sonra hakkında soruşturma yapıldığını düşünen katılanın, inanarak sanıkların istedikleri parayı vermeyi kabul ettiği, fakat vermeden önce sözde suç delillerinin ortadan kaldırılması ve soruşturmanın sonlandırılması amacıyla katılandan para isteyerek haksız menfaat temin etmeye yönelik eylemlerinin tamamlanmasından önce yasal yollara başvurulduğu ve suçun ortaya çıktığı, bu şekilde sanıkların kamu kurumunun maddi varlığından olan kimliği kullanmak suretiyle gerçekleştirdikleri nitelikli dolandırıcılık suçunun teşebbüs aşamasında kaldığı kabulü ile sanıkların eylemlerine uyan TCK'nın 158/1-d maddesi uyarınca cezalandırılmalarına ve teşebbüs nedeniyle cezalarından TCK'nın 35/2 maddesi gereğince takdiren 1/2 oranında indirim yapılmasına karar verilmiştir. 2. Sanıkların aşamalardaki ... katılan ile görüşmeye gittiklerine ancak üzerlerine atılı suçu işlemediklerine yönelik savunmalarına dosya kapsamı karşısında itibar edilmediği anlaşılmıştır. 3. Sanıklar hakkında gerekçeleri açıklanarak ve takdiren seçenek yaptırımlara çevirme, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanmamıştır. IV. GEREKÇE 1. Gerekçeli karar başlığında 08.06.2007 şeklinde yanlış yazılan suç tarihinin 20.03.2007 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2016 tarihli ve 2016/283 Esas, 2016/509 Karar sayılı kararında sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.02.2024 tarihinde karar verildi.