4. Ceza Dairesi 2014/5644 E. , 2016/9283 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Yaralama, tehdit, 6136 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin sanık hakkında yaralama ve tehdit suçlarından kurulan hükümlere yönelik olduğu belirlenerek dosya görüşüldü: A-Yaralama suçuna ilişkin kararda, öngörülen cezanın n…
**4. Ceza Dairesi 2014/5644 E. , 2016/9283 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Yaralama, tehdit, 6136 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin sanık hakkında yaralama ve tehdit suçlarından kurulan hükümlere yönelik olduğu belirlenerek dosya görüşüldü: A-Yaralama suçuna ilişkin kararda, öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddeleri uyarınca O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık ...'ün tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE, B-Tehdit ve 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteklerine gelince; Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1-Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, TCK'nın 58. maddesine göre tekerrür hükümleri uygulanırken, 5275 sayılı Kanununun, tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olmayacağını öngören 108/2. madde ve fıkrası gözetilmeksizin, kesinleşmiş birden fazla mahkumiyet kararı birlikte tekerrüre dayanak yapılmış ise de, en ağır cezayı içeren ilişkin mahkumiyetin infaz aşamasında tekerrüre esas alınabilecek olması nedeniyle bu hususun bozmayı gerektirmediği, Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır. Ancak, Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan “ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin iptaline karar verilmiş, ayrıca aynı bentte yer alan “seçme ve seçilme” ehliyetleri ile ilgili olarak da, hükümlünün, hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak bu hak ve ehliyetlerden yoksun bırakılması uygulamasını engelleyici nitelikte iptal kararları verilmiş olması ve doğan boşluk nedeniyle bu hususta yeni bir yasal düzenleme yapılması ihtiyacının ortaya çıkması karşısında, yerel mahkeme hükmünde bu hak ve ehliyetlerden yoksun bırakmaya ilişkin uygulamanın dayanaksız kalması,