Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkili bankanın ... Şubesi ile dava dışı ... Şti. Arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesine istinaden ticari kredi kullandırıldığı, anılan sözleşmeyi davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, bankanın gördüğü lüzum üzerine GKS'nin 5. Maddesi gereği, asıl borçlu ile birlikte müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla kefile de ... Noterliğinin 02.03.2012 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide edilerek
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle : Davalı alacaklı tarafından İstanbul .... İcra Müdürlüğünün .... esas numaralı dosyası ile davacılar aleyhine, 11.994,57-TL asıl, 84.692,33-TL İşlemiş faiz toplamı 96.686,90-TL'nin ticari temerrüt faizinin 2 katı faiz ile şimdilik olmak kaydıyla %22 oranından az olmayacak işleyecek faiz İstemli olarak ve diğer ferileri ile birlikte örnek 7 (ilamsız takip)icra takibi yapıldığını, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiğini ve borçluların süresinde (17/07/2013) asıl alacağa ve ferilerine borçlu olmadıklarına ve alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçeleri ile itiraz ettiğini, İtirazdan yaklaşık bir yıla yakın süreden sonra 20/06/2014 tarihinde alacaklı vekilleri aracılığı ile özetle;"...alacağın TMSF'den temlikname ile alındığını, alacaklarına tanınan imtiyazların kendilerine geçtiğini, ilgili kanun ve yönetmelikler uyarınca alacağın kamu alacağı niteliği kazandığını, zamanaşımı süresinin 20 yıla uzadığını,itirazların satış dışında icra takibini durdurmadığını ”ileri sürdüğü yazılı talebi ile borçlulara haciz isteminde bulunduğunu, ) alacaklının istemi ilgili icra müdürlüğünce yerinde görülerek borçlular hakkında sorgulama yapıldığını, borçlu davacılar ... ve ...'in 114.800,00,-TL'sına ulaşan dosya alacak tutarıyla maaşlarının haczi için çalıştıkları saptanan işyerlerine 30/10/2014 tarihinde müzekkere yazıldığını, maaşına konulan hacizle takibin devam ettiğini anlayan davacı ...'nun 13/11/2014 tarihinde konulan haczin kaldırılması isteminde bulunduğunu, talebin aynı tarihte icra müdürlüğünce reddedildiğini, alacaklıya ait imtiyazların temlik olunamayacağını, alacağın zamanaşımına uğradığını, takip dayanağı yapılan alacak ihtarnamelerinin Şubat-Mart 2002 tarihli olduğunu, İcra takibinin ise 26/06/2013 tarihinde açıldığını, 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, borçlu davacıların İcra müdürlüğüne yaptıkları itirazda zamanaşımı itirazlarını da ileri sürdüklerini, İcra Müdürlüğü'nün İtirazların kabul yada reddine karar vermeksizin itirazlardan yaklaşık bir yıl sonra alacaklının talebi ile takibe devam ettiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, icra takibinin mükerer alacak için yapıldığını, krediyi veren ... Bankası Bozüyük şubesince, banka henüz BDDK ya devredilmeden önce ... İcra Müdürlüğü ... numaralı dosya ile davacılar ve ...Tic, Ltd.Şti. aleyhine 3,309,00-TL (3.309,000.000 eski lira) tutarlı icra takibi yapıldığını, davacıların o tarihlerde bu dosyalarda doğrudan banka ile yapılan görüşmeler ve ödemelerle borcu kapattıklarını, aradan geçen zaman nedeniyle davacıların ellerinde ödeme belgeleri bulunmadığını, alacaklı varlık şirketinin TMSF, BDDK veya varsa ... bankası kayıtlarında bu ödemelerin bulunmasının gerektiğini, İcra takibine dayanak yapılan 7.562,00-TL (7.562.000.000-TLeski lira) tutarlı ihtar ile istenilen tutar ile ... İcra müdürlüğünde takibi yapılan alacağın aynı olduğunu, davalının daha önce takibe konu olan ve ödenen alacakları 11 yıldan daha fazla bir süre sonrasında mükerrer olarak talep ettiğini, bu istemin hukuksal dayanağının bulunmadığını, davacılar alacağın tamamından sorumlu olamayacağını, takip dayanağı alacak ihtarlarından sadece 05/02/2002 tarih, 3.315,912,499,-TL (eski Türk lirası olup 3.315,91-TL dir) tutarlı olan ihtarnamenin davacılara gönderildiğini, diğer ihtarların davacılara gönderilmediğini, bunun nedeninin davacıların sadece 3.315,91-TL tutarlı kredi borcundan kefil olarak sorumlu olmaması olduğunu, (kabul anlamına gelmeksizin) davacıların sadece 3,315,91-TL tutarındaki alacaktan sorumlu tutulabileceklerini, İcra takibi ile “... Tic Ldt. Şti" ortağı ve müdürü olan davacılara şirketin borçlu olduğu iddiasının tamamı için icra takibi yapıldığını, davacıların kefilliği kabul ve taahhütleri olmamasına karşın tüm alacak tutarı kadar takip yapılmasının dayanaksız olduğunu, zira limited şirketlerde ortakların şirketin tasfiyesi halinde taahhüt ettikleri sermaye kadar sorumlu olduklarını, kefillikleri ve kabulleri olmadığı halde “... Ldt. Şti"'nin iddia edilen tüm borçlarından davacıların sorumlu olmalarının hukuki dayanağının bulunmadığını, işleyen faiz tutarının fahiş olduğunu, alacak tutarı yasa yada temlikname ile değişen alacaklılar arasında (..., ..., BDDK,TMSF ve RCT şirketi) 11 yılı aşkın süre bekletildiğini, kredi sözleşmesinde öngörülen faiz tutarının bilinmemekte olduğunu, yaklaşık olarak 10.000,00-TL olan asıl alacak yüksek faizle 11 yıl bekletilerek 10 katı tutara ulaşan faiz kazandığını, alacak ihtarlarını sırasıyla ellerinde bulunduran ...bank, BDDK/TMSF ve son olarak davalı ... aradan geçen zamanı yüksek faizle kazanca çevirdiklerini, alacak 2006 yılında temlikname ile son alacaklı davalı ... şirketine geçtiği halde, bu davalı şirketin tam 7 yıl beklediğini, 7 yıllık yüksek faiz kazancını elde ettikten sonra 2013 yılında icra takibine giriştiğini, davalının 2006 yılında temlik aldığı alacağı tam 7 yıl sonra icra takibine koymasının bir tek açıklamasının olduğunu, geçen zamanın davalı tarafından paraya çevrildiğini, haksız kazanç dayanağı yapıldığını, davacıların öncelikle borçlu olmadıklarının tespiti, bu olanaklı sayılmazsa imzalarının bulunduğu kredi sözleşmesindeki alacak kadar sorumlu olduklarının tespiti, asıl alacakların kabul edilmesi halinde dahi İşletilen faiz oranın yüksekliği ve davalı alacaklının elinde kötü niyetle kazanç elde etmek amacıyla uzun süre (en az 7 yıl son alacaklı olan davalı elinde kalmıştır) bekletilmesi nedeniyle bu süre kadar faize borçlu olmadıklarını öne sürerek davacıların davalıya borçlu olmadığının tespiti ile tüm alacaklar ve ferileri yönünden dava konusu takibin durdurulmasına, tüm alacak yönünden kabul edilmediği taktîrde, davacıların sorumlu olduğu tutar asıl alacak olan 3.315,91 -TL nin fazlası yönünden takibin durdurulmasına, alacak dayanaklarıyla 11 yılı aşkın süre bekleyen (7 yılı davalının kendi iradesinde beklemiştir.) davalının kötü niyeti göz önüne alınarak önceki istemleri kabul görmezse asıl alacağı aşan kısım olan faiz istemleri yönünden takibin durdurulmasına, ödeme yapılması halinde davanın istirdat davası olarak hükme bağlanarak ödenenin davacılara iadesine, alacağın %20sinden az olmamak üzere takdir olunacak haksız ve kötü niyet tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalıların, batık ... A.Ş tarafından kullandırılan ve 05/02/2002 tarihi itibari ile kat edilen ödenmeyen kredi borcunun borçlusu olduğunu, borçlular hakkında bu borcundan dolayı İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, müvekkili ... A.Ş Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu'nun iştiraki olduğunu, müvekkili şirketin %100 hissesinin TMSF'ye ait olması nedeniyle bir kamu iştiraki olduğunu, müvekli firma TMSF'nin halefi olduğunu, Borçlar Hukukunun genel ilkelerinden temlik ile birlikte rüçhanlı alacağın da bir bütün olarak temlik alana geçeceğini, davacı tarafın müvekkili şirteni 5411 sayılı kanun ile fon alacaklarına tanınan itmiyazlardan faydalanamayacağına ilişkin iddialarının yerinde olmadığını, davacı tarafın, davalı müvekkili şirket yönünden alacağın 10 yıllık zamanaşımına süresine tabi olduğunu ifade ettiğini, ancak halefi oldukları fon alacaklarında zamanaşımının 20 sene olarak belirlendiğini, davacı tarafın Anayasa Mahkemesi kararını iş bu davaya hasretmesinin kabul edilemeyeceğini, alacağın zamanaşımına uğramadığını, davacı tarafın bu yöndeki beyanlarının hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin, "tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla" başlatıldığını, Yargıtayın yerleşik içtihatlarında da yer verilidiği üzere, bu kayıt ile açılan takipler mükerrer takip olamayacağını, ayrıca davacı tarafça herhangi bir ödeme de olmadığını, davacıların ödeme yaptığını iddia etmesine karşı, yaptığı ödemeleri gösterir belgeleri dava dosyasına sunamamasının davacı tarafın kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, zira tarafların iddiasını ispat ile mükellef olduğunu, davacı tarafın müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla genel kredi sözleşmesini imzaladığını ve borcun tamamından sorumlu olduğunu, TTK m. 8/1. ' e göre ticari işlerde faizin serbestçe belirleneceğini, bu düzenlemede bahsi geçen faiz ifadesi, hem akdi hem de temerrüt faizini kapsadığını, TBK ile aynı ayna yürürlüğe giren TTK'nın faize ilişkin m. 120/2 düzenlemesiyle akdi faize ve temürrüt faizine getirilen sınırlamaların ticari işlere uygulanamayacağını, ticari işlerdeki faiz oranı serbestçe belirlenebileceğinden davacı tarafın faize yönelik iddia ve itirazları yerinde olmadığını, 5411 sayılı Bankacılık Kanunun Mad. 138/1 " Fonun taraf olduğu her türlü dava ve icra takiplerinin kısmen veya tamamen Fon aleyhine neticelenmesi halinde 2004 sayıl İcra ve İflas Kanununda yazılı tazminat ve cezalar Fon hakkında uygulamaz" ve 4389 sayılı Bankalar Kanunun Mad. 15/9-b 22004 sayılı İcra ve İflas Kanununda yazılı tazminat ve cezalar fon hakkında uygulanmaz" hükümleri gereği davacıların tazminat taleplerinin reddinin gerektiğini, iş bu davanın ikamesinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, belirterek huzurdaki davanın reddine, şartları oluşmayan ve kötü niyetli ihtiyati tedbir talebinin reddine, davacı tarafın icra inkar tazminat talebinin reddi ile karşı taraf aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, karar verilmesini arz ve talep etmiştir.