11. Hukuk Dairesi 2022/4506 E. , 2024/630 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/933 Esas, 2022/694 Karar DAVALILAR : 1.... 2.... vekilleri Avukat ... 3.Timaş Basım Tic. ve San. A.Ş. vekili Avukat ... HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/313 E., 2018/152 K. Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve ma…
**11. Hukuk Dairesi 2022/4506 E. , 2024/630 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/933 Esas, 2022/694 Karar DAVALILAR : 1.... 2.... vekilleri Avukat ... 3.Timaş Basım Tic. ve San. A.Ş. vekili Avukat ... HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/313 E., 2018/152 K. Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dikkat ve öğrenme alanında eğitim alıp bu alanlarda uzmanlığı bulunan müvekkilinin DGS dikkati güçlendirme setini ilk kez bir sistem olarak 2007 yılında oluşturduğunu, davalılardan ...’in davacının eserlerinin de basım ve yayın işlerini yürüten firmada önceden part time çalıştığını, bu esnada haberdar olduğu müvekkilinin eserlerini kopya ederek davalı yayınevinden “Dİ ZE dikkatli ve düşünme becerilerini geliştirme seti” isimli bir kitap çıkardığını, bu kitabı davacının DGS dikkati güçlendirme seti isimli eser dikkate alarak hazırladığını, ancak dikkat ve öğrenmenin bilimsel bir alan olduğunu, bu alanlarda çalışan uzmanlarca eser oluşturulabileceğini, öte yandan “DGS DİKKATİ GÜÇLENDİRME SETİ” markasının davacı adına tescilli olduğunu, davalıların markalarını “Dİ ZE DİKKATİ VE DÜŞÜNME BECERİLERİNİ GELİŞTİRME SETİ” şeklinde oluşturduğunu, böylece müvekkilinin eserlerinin bilinirliğinden yararlanmaya çalıştıklarını ileri sürerek müvekkilinin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’ndan (5846 sayılı Kanun) kaynaklanan haklarına tecavüz ederek haksız rekabete neden olan davalıların bu eylemlerinin tespitini, durdurulmasını, önlenmesini, bu suretle tecavüzün giderilmesini, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’den (556 sayılı KHK) kaynaklanan marka hakkına tecavüz ederek haksız rekabete neden olan davalının bu eylemlerinin tespitini, durdurulmasını, önlenmesini, bu suretle tecavüzün giderilmesini, şimdilik 5.000,00 TL manevi, 5.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek Merkez Bankası krediler avans faizi ile birlikte tahsilini, kararın ilanını talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin çalışmalarının özgün olduğunu, herhangi bir alıntıdan söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... beyanında; herhangi bir hak ihlali bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 3.Davalı Timaş Basım Tic. ve San. A.Ş. vekili beyan dilekçesinde; anılan sistemin davacı tarafından geliştirildiği iddiasının gerçeğe aykırılık taşıdığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dİ-ZE ve DGS kitaplarının alıştırmalarında labirent şekli kullanılmasının ya da şekil olarak benzerlerini bulmaya yönelik alıştırmalarının birinin diğerini taklit ettiği ya da birbirinden esinlenlendiğini göstermediği, bu tür alıştırmaların dikkat ve düşünce becerisi geliştirmeye yönelik hazırlanan tüm kitaplarda yıllardır yer aldığı, bilirkişi incelemesi yapılmaksızın dahi dava dilekçesindeki kıyaslamalarda davalı ve davacının kullandığı yöntemin, yıllardır piyasada farklı yayınevleri tarafından yapıldığı, kullanıldığı bilinen, dikkat ve düşünce becerisi geliştirmeye yönelik hazırlanan tüm kitaplarda yıllardır yer alan uygulamalar olduğunun anlaşıldığı, modern eğitim düzenlerinde dünyanın birçok farklı ülkesinde aynı tip öğrenme becerileri kazandırmak amacıyla rakam ve şekillerden oluşan karakter sistematiklerini aktarmayı amaçlayan kitapların bulunduğu, belirli yaş gurubuna hitap eden dikkat geliştirme kitaplarında eğlendirerek öğretebilmek ve dikkat toplayabilmek için farklı çizimler (hayvan, meyve, çizgi karakterler vb.) bulunmasının yayıncılık hayatında olağan olduğu, yayınevlerince yüzlerce yıl öncesinden keşfedilmiş, ortak dünya mirası olarak onlarca bilim insanının katkılarıyla oluşan bir takım dikkat egzersizlerine arama motorlarında ulaşılabildiği, hepsindeki eşleştirme, eksik parçayı bulma, söylenen sözcükleri tekrarlama gibi egzersizlerin yanında basit şekillerle anlatılarak keşfedilen ve kullanılmasının bir anda dünya üzerinde yaygınlaşan sistemler olmadığı, çok uzun süre ve testlerden geçen sistemler sonucu bilim insanlarınca oluşturulduğu, yayınevlerince de farklı içerik ve karekterle kullanılageldiği, yapılan çalışmalar sonucunda oluşturulan değerlendirmede Dİ-ZE Dikkati ve Düşünce Becerilerini Geliştirme kitaplarının DGS Dikkati Güçlendirme Seti kitaplarından esinlendiğini, faydalandığını gösterir bir sonuç bulunmadığı, marka hakkının ihlali yönünde davacının delil sunmadığı gibi somut olayda marka hakkının ihlali, haksız rekabetin varlığı yada 5846 sayılı Kanun kapsamında bir ihlalin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişilerin uyuşmazlık hakkında yeterli uzmanlıklarının bulunmadığını, davalı ...’in müvekkilinin eserlerinin de basım ve yayın işlerini yürüten firmaya ait yayınevinde çalıştığını, bu esnada davacının çalışmalarından haberdar olduğunu, eserleri kopyalayıp davalı yayınevinden kitap çıkardığını, nöropsikiyatri, nöropsikoloji, davranış bilimleri bilmeden bu sistemlerin oluşturulamayacağını, istinaf dilekçesinde kitapların karşılaştırılmasının yapıldığını, müvekkilinin eserlerinde kullanılan çalışmaların davalı tarafından da kullanıldığını, müvekkilinin bilimsel bir çalışmanın ürünü olarak eserleri piyasaya arz ettiğini, ilmi eser niteliği taşıdığını, oluşturulmasının belli bir uzmanlık ve bilgi birikimi gerektirdiğini, davalıların ise bu denli önemli bir eseri meydana getirme için yeterli donanıma sahip olmadıklarını, eserlerin müvekkilince 2007 yılında ilk kez bir sistem olarak bilimsel çalışma ile oluşturulduğunu, marka tecavüzünün de oluştuğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dikkat ve düşünce becerisi geliştirme kitapları, motor beceriler, görsel beceriler, anlama becerileri, işitsel beceriler grupları altında, ince motor becerisi, el-göz koordinasyonu, benzerlik, görsel hafıza, kısa süreli hafıza, şekil bulma, kavram becerisi, düşünme becerisi, yorumlama, planlama, sıralama, organizasyon, gruplama, eksikliği fark etme, tamamlama, uzaysal ve mekansal yetenek, işitsel benzerlik, işitsel hafıza, ses uyumu, sözel beceri, aritmetik becerileri geliştirmeye yönelik hazırlanan kaynakla olmamaları sebebiyle bu tür kitapların, zihinsel becerileri geliştirmeye ve yaş gruplarına hitap edecek alıştırmalar içerdikleri hitap ettiği yaş döneminin gelişim özelliklerine uygun olarak hazırlandıkları, her alıştırmada yönerge yer aldığı, alıştırmaların içeriğinde (kullanılan objeler, nesneler, varlıklar, canlılar vb.) şekil olarak aynı olanı bulma-farklı olanı bulma, bir yönüyle aynı olanı bulma-farklı olanı bulma, eşleştirme, oluşturulan şekli boyama, yarısı verilen resmi tamamlama, labirent, iki resim arasındaki farkları bulma, verilen örüntüyü tamamlama, puzzle'ın eksik parçasını bulma, verilen şekilden kaç tane olduğunu bulma, söylenen sözcükleri tekrarlama gibi aktiviteler barındırdığı, dava konusu Dİ-ZE ve DGS kitaplarının alıştırmalarında da, aynı yöntemin uygulandığı, fakat labirent şekli kullanması ya da şekil olarak benzer-ayrı olanları bulma gibi alıştırmaların yer almasının birinin diğerini taklit ettiği ya da birbirinden esinlenlendiğini göstermediği, bu tür alıştırmaların dikkat ve düşünce becerisi geliştirmeye yönelik hazırlanan tüm kitaplarda yıllardır yer alan alıştırmalar olduklarının belirtildiği, bilirkişi raporu ekinde her iki kitaptaki taklit edildiği iddia edilen unsurlar üzerinde ayrıntılı ve geniş kapsamlı yapılan karşılaştırmanın dosya kapsamına uygun ve teknik yeterliliğe haiz olduğu, dava konusunun, davacı asilin bilimsel saygınlığı, yeteneği ya da davalıların dava konusunun, kitabı yazabilecek bilimsel- akademik kariyer, yeterlilik ve donanıma sahip olup olmadıklarının değil, 5846 ve 6102 sayılı Kanunlar kapsamında, davalı eserinin davacıya ait eserin marka haklarına tecavüz edip etmediği, taklit etmek suretiyle haksız rekabete yol açıp açmadığına ilişkin olduğu, bu sebeple raporda, davalıların ürettiği eserin bilimsel ve pedagojik yönden yeterli ve faydalı olup olmadığı, ya da davacıya ait kitabın eğitsel yönden daha faydalı olup olmadığı hususlarının tartışma konusu yapılamayacağı, dava konusuyla sınırlı olarak her iki tarafa ait yayının eser olarak kabul edildiği, marka tecavüzü ve haksız rekabet şartlarının varlığına yönelik değerlendirme yapılacağından ve bilirkişi heyetinin bu değerlendirmeyi yapacak yeterliliğe sahip olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yapılan incelemede son derece hatalı bir bilirkişi raporuna dayanılarak ve alanında uzman olmayan bilirkişilerce düzenlenmiş bir rapor dikkate alınarak inceleme yapıldığını, itirazlarının incelenmediğini, müvekkilinin kendi akademik alanı ile ilgili 150’ye yakın çalışmayı ulusal ve uluslararası bilimsel dergilerde yayınladığını, bilimsel toplantılarda tebliğ olarak sunduğunu, dikkat ve öğrenme alanında eğitim aldığını, uzmanlığını bu alanda yaptığını, eserler incelendiğinde müvekkilinin bugüne değin yaptığı çalışmalarının neticesi olan kitapların akademik altyapı olmadan üretilemeyeceğini, DGS dikkati güçlendirme setinin ülkede ve dünyada ilk kez bir sistem olarak 2007 yılında müvekkilince oluşturulduğu, tüm yasal hakları müvekkile ait olan eserlerin davalılar tarafından piyasaya arz edilen kitaplarda kullanıldığını, eserlerin okuma ve yazma güçlüğü çeken kişilerin özel durumları ve ihtiyaçları dikkate alınarak hazırlandığını, nöropsikiyatri, nöropsikoloji, davranış bilimleri bilmeden ve bu sistemler arasındaki farklılıklara hakim olmadan değerlendirme yapılamayacağını, davalılarca düzenlenen kitapların içeriğinin kendilerince üretilmesinin imkansız olduğunun ortaya çıkarılmasının açıkça müvekkil kitaplarının taklit edilmesi suretiyle üretildiğini göstermek ve dolayısıyla olayın esasını aydınlatmak açısından oldukça kritik olduğunu, çok miktarda nöropsikiyatri, genel psikiyatri, davranış bilimleri gibi alanların yöntem ve bilgilerini içeren ve büyük oranda bu alanlardaki uzmanlık vesilesi ile hazırlanan müvekkil içeriklerinin bir psikolog tarafından incelenmesinin kabul edilemeyeceğini, davalı ...’in müvekkilinin eserlerinin de basım ve yayın işlerini yürüten firmaya ait yayınevinde çalıştığını, bu esnada davacının çalışmalarından haberdar olduğunu, eserleri kopyalayıp davalı yayınevinden kitap çıkardığını, görsel karşılaştırmalar yapıldığında, davalı yanlara ait kitaplar ile müvekkilinin eserleri incelendiğinde müvekkil eserlerinde kullanılan çalışmaların davalı yana ait eserlerde de kullanıldığının görüldüğünü, “DGS dikkati güçlendirme seti” isimli kitapların ilmi eser niteliği taşıdığını, eserlerin oluşturulmasının belli bir uzmanlık ve bilgi birikimi gerektirdiğini, kitaplar arasındaki benzerliğin yalnızca sayfaların çevrilmesi ile dahi görülebileceğini, nöropsikiyatri, nöropsikoloji, davranış bilimleri bilmeden bu sistemlerin oluşturulamayacağını, müvekkilinin bugüne değin yaptığı çalışmalarının neticesi olan kitapların akademik altyapı olmadan üretilemeyeceğini, müvekkili adına “DGS dikkati güçlendirme seti” şeklinde ayrıca marka tescillerinin bulunduğunu, davalıların piyasaya arz ettiği kitapların isminin de “Dİ ZE dikkati ve düşünme becerilerini geliştirme seti” şeklinde oluşturulduğunu, bu hususun tüketiciler nezdinde karışıklığa sebebiyet verip davalıların müvekkilin eserlerinin bilinirliğinden yararlanmaya çalıştığını açıkça gösterdiğini, tescilli marka hakkına tecavüzün oluştuğunu, davalıların müvekkil adına tescilli markalarının birebir aynısını/ ayırt edilemeyecek kadar benzerlerini üreterek piyasaya sunma çabalarının haksız fiil teşkil ettiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 5846 sayılı Kanun'un 1, 2, 66, 67, 68, 69, 70 inci maddeleri. 3. 556 sayılı KHK'nın 61, 64 üncü maddeleri. 4.6102 sayılı Kanun'un 54 vd. maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.