3. Hukuk Dairesi 2021/5229 E. , 2022/472 K. "" MAHKEMESİ : SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ İLK DERECE MAHKEMESİ : PERŞEMBE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen tazminat davasının reddine dair verilen hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacılar tarafından temyiz edilmesi üz…
**3. Hukuk Dairesi 2021/5229 E. , 2022/472 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ İLK DERECE MAHKEMESİ : PERŞEMBE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen tazminat davasının reddine dair verilen hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: YARGITAY KARARI Davacılar; murisleri...,'in 10/06/2013 tarihinde vefat ettiğini, davalı ...'ın murisin dayısının oğlu olup aynı zamanda kız kardeşinin eşi olduğunu, diğer davalı ...'ın ise yeğeni olduğunu, murise ait taşınmazların intikal işlemlerini yaptırmak istedikleri sırada adına kayıtlı taşınmaz bulunmadığını, davalı ... tarafından muristen alınan vekaletname ile taşınmazların tamamının önce diğer davalıya, ardından da dava dışı 3. kişilere satıldığını tespit ettiklerini, ileri sürerek; vekalet görevinin kötüye kullanılması suretiyle satılan taşınmazların dava tarihindeki bedellerine karşılık olmak üzere, şimdilik 1.000TL'nin yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemişlerdir. Davalılar; davaya konu taşınmaz satışlarının 1982 yılına ait vekaletname ve buna bağlı olarak değişen yıllar arasında yapılan işlemlere dayanması nedeniyle talebin zaman aşımına uğradığını, bundan ayrı davalılardan... ile murisin bir süre birlikte ticaret yaptıklarını, ticarethanenin ayrılması sırasında murisin çıkan borçlarına karşılık olmak üzere davalıya vekaletname vererek taşınmazların satıldığını, davanın taraflarının yakın akraba olup satış işleminden haberdar olduklarını, murisin sağlığında dava konusu etmediği bir hususta mirasçılar tarafından dava açılmasının kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini dilemişlerdir. İlk derece mahkemesince; davaya konu vekalete dayalı olan satış işlemlerinin 30/06/1986 tarihinde yapıldığı, muris ...'in ise 10/06/2013 tarihinde vefat ettiği, murisin sağlığında vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasının hiç gündeme getirilmediği, dava konusu edilmediği, eldeki davanın ise murisin ölümünden 4 yıl sonra açıldığı, murisin ölümü ile davaya