10. Hukuk Dairesi 2023/421 E. , 2024/4764 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2954 E., 2022/1405 K. DAVA TARİHİ : 23.03.2015 KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/327 E., 2019/132 K. Taraflar arasındaki meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın dav…
**10. Hukuk Dairesi 2023/421 E. , 2024/4764 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2954 E., 2022/1405 K. DAVA TARİHİ : 23.03.2015 KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/327 E., 2019/132 K. Taraflar arasındaki meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Milli Savunma Bakanlığı'nın 41. Merkez Bakım Komutanlığı'nda 15.06.1989-13.02.2014 tarihleri arasında dökümcü ustası olarak çalıştığını, müvekkilinin en son net maaşının 2.700,00 TL olduğunu, her yıl 4 yarım maaş tutarında ve 2 kez de tam maaş tutarında ikramiye verildiğini, müvekkilinin 08:00-16:30 saatleri arasında çalştığını, müvekkilinin çalışması esnasında, dökümhanenin çalışma koşullarından ötürü işitme kaybına maruz kaldığını, davalı işyerinde müvekkilinin işitme kaybına maruz kalmasını önlemek için herhangi bir koruyucu malzeme verilmediğini, gerekli gözetim ve denetim mekanizması da bulunmadığını, Tuzla Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından yapılan maluliyet tespitinde müvekkilinin işitme nedeniyle %15 maluliyeti olduğunu tespit edildiğini, açıklanan nedenlerle meslek hastalığına bağlı olarak kazanma gücünün kaybı sebebiyle 117.262,78 TL maddi ve 60.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; askeri bir işyeri olan 41. Bakım Merkezi Komutanlığı işyerinde, sıralı amirler ile tam zamanlı görev yapan işyeri hekimi ve B sınıfı serfitikaya sahip İş Güvenliği Uzmanı tarafından işçilerin süreki kontrol ve gözetim altında tutulduğunu, çalışma yasalarının işverene yüklediği eğitim, çalışma ortamındaki risk analizleri, İSGÜM ortam ölçümleri, periyodik muayeneleri, İSG eğitimleri, Kişisel Koruyucu Donanımlarının kullanılması eğitimi ile kontrolü ve diğer yasal sorumluluklar titizlikle yerine getirildiğini, özellikle işçilerin iş kazası ve meslek hastalıklarından korunmaları için çalışma ortamlarına ve yaptıkları işlere uygun KKD'larını teslim edilmekte, bunların düzenli kullanılıp kullanılmadığı kontrol edildiğini, KKD'larını düzenli kullanan işçiler örnek teşkil etmesi açısından ödüllendirilmekte, kullanmayanlar ise Yasa ve Toplu İş Sözleşmesi hükümlerine göre cezalandırıldığını, davacının periyodik muayenelerinin düzenli olarak yaptırıldığı, meslek hastanesince 2001 yılına ait düzenlenen periyodik muayene raporunda "maluliyet bırakılmamış, gürültü sonucu oluşan işitme kaybı" tanısı sonrası tüm muayeneler doğrultusunda kulaklık takılarak çalıştırıldığı, işçiye, çalaşma güvenliği açısından eldiven, gözlük, kulak tıkacı ve kulaklık gibi gerekli koruyucu donanımların verildiği, günde 7,5 saat çalışmaya tabi olan işçiye, KKD kullanımı da dahil İSG konularında eğtimi verilmesine rağmen kendisine verilen KKD ları düzenli kullanmamaktan dolayı cezalar verildiği, çalışma hayatı boyunca emir talimat ve nizamlara riayet etmemekten, İSG bakımından uyulması gereken kurallara riayet etmemekten dolayı cezalar aldığı ve ail olarak işitme kaybı ve kulak çınlaması şikayetlerine neden olabilecek kazaya maruz kalmasında kaynaklabileceği, işverenin bu husuta bir ihmalkarlığı bulunmadığı, açıklanan nedenlerle davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, iş kazasının oluşumunda davacının % 10, davalı işverenin % 90 oranında kusurlu olduğu ve davacının davaya konu iş kazası nedeni ile % 15,38 oranında sürekli iş göremezliğe girdiği kabulünden hareketle davacının davasının kısmen kabulü ile 117.262,78 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacının çalıştığı askeri işyeri olan 41. Bakım Merkezi Komutanlığı işyerinde; sıralı amirler ile tam zamanlı görev yapan işyeri Hekimi ve B sınıfı sertifikaya sahip iş güvenliği uzmanı tarafından işçiler sürekli kontrol ve gözetim altında tutulduğunu, çalışma yasalarının işverene yüklediği eğitim, çalışma ortamındaki risk analizleri, İSGÜM ortam ölçümleri, periyodik muayeneleri, İSG eğitimleri, Kişisel Koruyucu donanımlarının kullanılması eğitimi ile kontrolü ve diğer sorumluluklar titizlikle yerine getirildiğini, işçilerin iş kazası ve meslek hastalıklarından korunmaları için çalışma ortamlarına ve yaptıkları işlere uygun KKD'larını teslim edilmekte, bunların düzenli kullanılıp kullanılmadığı kontrol edildiğini, KKD'larını düzenli kullanan işçiler örnek teşkil etmesi açısından ödüllendirilmekte, kullanmayanlar ise Yasa ve Toplu İş Sözleşmesi hükümlerine göre cezalandırıldığını, İşçiler ile ilgili tüm işlemlerin mevzuata uygun, tarafsız ve doğru bir şekilde yürütülüp yürütülmediği, İş Sağlığı ve Güvenliği kapsamındaki yükümlülükler ile tedbirlerin alınıp alınmadığı, 4857 sayılı İş Kanunu, 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile ikincil mevzuatlar doğrultusunda MSB Askeri İş Müfettişleri Yönetmeliğinin esaslarına göre İş müfettişlerince denetlendiğini, Meslek hastalığına tutulan işçinin gerekse işverenin veya üçüncü kişilerin bu meslek hastalığında kusurlu davranışlarının bulunup bulunmadığını belirlemek üzere 12/17 Ekim 2014 tarihleri arasında teftiş yapıldığını, 17.10.2017 tarihli “İş Sağlığı ve Güvenliği Özel Teftiş Raporu”nun Mahkemeye sunulduğunu, bu yöndeki beyanların dikkate alınmadığını, 15.06.1989 tarihinde kaynakçı olarak işe başlayan işçinin sağlık durumunun yaptığı işe elverişli olduğunun tespit ettirildiği, periyodik muayenelerinin düzenli olarak yaptırıldığını, Meslek hastanesince 2001 yılına ait düzenlenen periyodik muayene raporunda “maluliyet bırakılmamış, gürültü sonucu oluşan işitme kaybı tanısı sonrası tüm muayeneler doğrultusunda kulaklık takılarak çalıştırıldığı, işçiye, çalışma güvenliği açısından eldiven, gözlük, kulak tıkacı ve kulaklık gibi gerekli koruyucu donanımların verildiği, günde 7.5 saat çalışmaya tabi olan işçiye, KKD kullanımı da dahil İSG konularında eğitim verilmesine rağmen kendisine verilen KKD ları düzenli kullanmamaktan dolayı cezalar verildiği, çalışma hayatı boyunca, “emir talimat ve nizamlara riayet etmemekten” “İSG bakımından uyulması gereken kurallara riayet etmemekten” dolayı cezalar aldığını ve asıl olarak işitme kaybı ve kulak çınlaması şikayetlerine neden olabilecek kazaya maruz kalmasında iddia edildiği gibi meslek hastalığı oluşumunun işverenin gözetim borcuna aykırı davranışından kaynaklanmadığı tespitlerinin yapıldığını, Müfettiş raporunda da belirtildiği gibi işyerinin çalışma ortamından kaynaklanan ve kaçınılmaz olan gürültüden korunması için kendisine verilen KKD ları düzenli kullanmayan, işyerinin bu konudaki talimatlarına zaman zaman uymayan işçinin disiplinsizliğinden kaynaklandığını, ...'un meslek hastalığının oluşumunda kusurunun bulunduğu müfettiş raporunun 7, 8, 9 maddelerinde belirtildiğini, davacı işçinin verilen teçhizatı kullanmış olması halinde gürültüden etkilenmeyeceğinin açık olduğunu, işyerinde teknik tedbirlerin alındığını, bu nedenlerle müvekkil bakanlığın kusur ve sorumluluğunun olmadığını, sonuç olarak 13.02.2014 tarihinde tüm yasal haklarını alarak emekli olan işçinin kusuru ve işyerindeki talimatlara uymaması ve verilen teçhizatı kullanmaması sebebiyle hastalandığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacı işçinin tüm yasal haklarını alarak emekli olduğu göz önüne alındığında hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davada, idarenin bildirdiği belgelere itibar edilmediğini ve davacı tanıklarının soyut ifadeleri ile yetinildiğini, dinlenen tanıkların lehine olan beyanlarına da itibar edilmediğini beyanla istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık meslek hastalığından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi 3. Değerlendirme A) Davalı vekilinin manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre temyize konu İlk Derece Mahkemesi kararında davalı işveren aleyhine hükmolunan manevi tazminat miktarlarının 20.000,00 TL olduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda anılan kararı ile davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verdiği gözetildiğinde, kabulüne karar verilen tazminat miktarlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. B) Davalı vekilinin maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR : Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı vekilinin manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.