11. Hukuk Dairesi 2020/4342 E. , 2022/1416 K. "" MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16.HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19.12.2016 tarih ve 2015/314 E- 2016/996 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 22.11.2019 tarih ve 2017/3273 E- 2019/2587 K. sayılı k…
**11. Hukuk Dairesi 2020/4342 E. , 2022/1416 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16.HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19.12.2016 tarih ve 2015/314 E- 2016/996 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 22.11.2019 tarih ve 2017/3273 E- 2019/2587 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin deri mamulleri üretim ve pazarlamasını yaptığını, davalıya deri malzemeleri satıp teslim ettiğini, davalının aldığı ürünlerin parasını ödemediğini, davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı sebebiyle takibin durduğunu beyanla, davacının itirazının iptaline ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davalının davacıdan hiçbir şekilde mal almadığını, taraflar arasında hiçbir ticari ilişkinin bulunmadığını, fatura içeriği malı teslim edilmediğini, faturanın uydurma ve borçlandırmaya yönelik düzenlendiğini ileri sürerek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, takip dayanağı faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacı tarafa yemin metni sunması için kesin süre verilmesine rağmen yerine getirmediği, yemin teklifinden vazgeçmiş sayıldığı, davacının dayandığı e-posta yoluyla gönderdiği ve imzalanan mutabakat mektubundaki imzanın davalı tarafça kabul edilmediği gibi imzalayan kişinin davalı yanında çalışanı olmadığı, davacının takip konusu alacağı ile ilgili iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, işbu karara karşı taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 2017/3273 esas ve 2019/2587 karar sayılı ve 22/11/2019 tarihli kararında, ilk derece mahkemesi tarafından davanın reddine ilişkin verilen kararın usul ve esas yönden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. İşbu karara karşı davacı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.