12. Ceza Dairesi 2015/12700 E. , 2017/1988 K. Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme Hüküm : TCK'nın 136/1, 62, 50/1-a, 52/2-3-4. maddeleri gereğince mahkumiyet Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığa yokluğunda verilen 30.05.2014 tarihli kararın tebliği için, doğrudan “Mernis Adresi” ibar…
**12. Ceza Dairesi 2015/12700 E. , 2017/1988 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme Hüküm : TCK'nın 136/1, 62, 50/1-a, 52/2-3-4. maddeleri gereğince mahkumiyet Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığa yokluğunda verilen 30.05.2014 tarihli kararın tebliği için, doğrudan “Mernis Adresi” ibareleri ile çıkarılan ve merci tarafından Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümleri kapsamında şerh düşülmeyen tebligatın, dağıtıcı tarafından, kendiliğinden, tebliğ imkansızlığı nedenine dayalı olarak Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince 27.06.2014 tarihinde tebliğ edilmesinin usule aykırı olması nedeniyle geçersiz bulunması ve sanığın 17.06.2014-24.07.2014 tarihleri arasında Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yatarak tedavi gördüğünün anlaşılması karşısında, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca sanığın öğrenme üzerine 31.07.2014 tarihinde yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanık ...'ın, mağdur ...'ın kişisel veri niteliğindeki cep telefonu numarasını, onun bilgisi dışında, facebook sosyal paylaşım sitesinde açtığı “ ...” isimli hesap üzerinden 14.01.2011 tarihine kadar yayımlayarak, üst sınırı 4 yıl hapis cezasını gerektiren TCK'nın 136/1. maddesindeki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu işlediğinin kabul edilmesi karşısında, sanık hakkında, karar tarihinden önce 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un Geçici 1. maddesinin, “31/12/2011 tarihine kadar, basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenmiş olup; temel şekli itibarıyla adlî para cezasını ya da üst sınırı beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı; a) Soruşturma evresinde, 04/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın kamu davasının açılmasının ertelenmesine, b) Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine, c) Kesinleşmiş olan mahkûmiyet hükmünün infazının ertelenmesine, karar verilir.” hükmü gereğince, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 15.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.