(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/17224 E. , 2012/44078 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 1- Katılan ...'ın temyiz talebine yönelik yapılan incelemede; Katılanın yüzüne karşı tefhim olunan 04/10/2007 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik, katılanın yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 30/10/2007 havale tarihli temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğin…
**(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/17224 E. , 2012/44078 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 1- Katılan ...'ın temyiz talebine yönelik yapılan incelemede; Katılanın yüzüne karşı tefhim olunan 04/10/2007 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik, katılanın yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 30/10/2007 havale tarihli temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 317.maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, 2- Katılan ... ve sanığın temyiz talebine yönelik yapılan incelemede; Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Somut olayda; Avukat olan sanığın mağdurlar ... ve ...'dan 26/09/2001; ... ve ...'den 01/10/2001; ...'dan 09/10/2001 tarihinde “...İstimlake tabi olan ... ili ... ilçesi hudutları dahilindeki bilimum taşınmaz malların istimlak eden makam lehine istimlak takrirlerini vermeye ve bedellerini ait olduğu makam veznelerinden veya havale edilmesi halinde ilgili banka şubeleri veznelerinden talep, tahsil ve ahzu kabza....” yetkisini içeren vekaletname aldığı, bu vekaletnameye istinaden ... 13.Asliye Hukuk Mahkemesi'nde müvekkilleri lehine ... Büyükşehir Belediyesi'ne karşı kamulaştırma bedelinin artımı davası açtığı, anılan mahkemenin 2001/843 E 2003/960 K sayılı ilamı ile 07/10/2003 tarihinde mağdurların davasının kısmen kabulüne karar vererek lehlerine 12/11/2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 75.584 TL bedel artırımına hükmettiği, bu kararın temyiz üzerine Yargıtay 5.Hukuk Dairesi'nin 2005/576 E 2005/2280 K sayılı ilamıyla 04/10/2004 tarihli onandığı, sanık avukatın davalı ... Büyükşehir Belediyesi'ne 27/08/2004 tarihinde yazılı müracaatta bulunarak davaya konu paranın kendisine ödenmesini talep ettiği, bu talep üzerine ... Büyükşehir Belediyesi tarafından sanığın Vakıfbank Adliye Sarayı şubesi nezdinde bulunan hesabına 14/09/2004 tarihinde 100.054 TL; 04/10/2004 tarihinde 140.500 TL olmak üzere toplam 204.554 TL'nin aktarıldığı, bedel artırımı davasının kazanılmasından sonra bir kısım mağdurların tam olarak belirlenmeyen bir tarihte sanık avukata kendilerine ödenmesi gereken parayı sordukları, sanığın bu parayı henüz almadığını söylediği, bunun üzerine katılan ...'ın 24/06/2005 tarihli dilekçesi ile ... Büyükşehir Belediyesi'nden hissesine düşen bedelin tarafına ödenmesini talep ettiği, ... Büyükşehir Belediye'sinin 29/06/2005 tarihli cevap yazısı ile davaya konu paranın ödenmesi için 01/08/2004 tarihinde ödeme yazılarının belediye Emlak İstimlak Dairesi Başkanlığı'na gönderdiklerini belirttiği, böylelikle mağdurların paranın çekildiğinden haberdar oldukları, bu kapsamda Ahmet Yaşar'ın 01/07/2005, Asım'ın 05/07/2005; Süheyla ve Nilgün'ün 06/07/2005, Hakan Osman'ın 28/08/205 tarihinde Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulundukları, Türk Hukuk Sisteminde avukatın bedel artırımına ilişkin miktarı mağdurlara en geç ne zaman teslim etmesi gerektiğine dair kanuni bir düzenleme bulunmayıp Avukatlık Yasasının 166.maddesinde yer alan düzenleme sadece avukatın hapis hakkı ve avukatlık ücretinin rüçhanlı bulunmasına ilişkindir.Öte yandan Türkiye Barolar Birliği'nin 8-9 Ocak 1971 tarihli IV.Genel Kurulu’nda kabul edilen ve 26 Ocak 1971 tarihli TBB Bülteni’nde yayımlanarak yürürlüğe giren meslek kurallarının 43.maddesi “Müvekkil adına alınan paralar ve başkaca değerler geciktirilmeksizin müvekkile duyurulur ve verilir” şeklindedir. Keza, Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu'nun 28/01/2001 tarih ve 2010/554 E sayılı kararı da “...avukatın müvekkili adına tahsil ettiği paradan müvekkiline bilgi vermemesi, parayı haklı ve geçerli bir neden olmaksızın uzun süre uhdesinde tutması...”nı kınama cezasının verilmesine yeterli saymıştır. Bu açıklamalar doğrultusunda suç tarihinin kamulaştırma bedelinin tamamlanarak ödendiği 04/10/2004 tarihinden itibaren geciktirilmeksizin verilmesi zorunluluğu karşısında bu tarih olarak belirleneceği anlaşılmakla, Sanığa yüklenen “Hizmet Nedeni İle Güveni Kötüye Kullanma” suçunun gerektirdiği cezasının miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK’un 102/4.maddesine göre hesaplanan beş yıllık asli dava zamanaşımının; mahkumiyet kararının verildiği, 04/10/2007 ile inceleme tarihi arasında gerçekleştiği anlaşılmakla; 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’un 223/8.maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 22/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.