8. Hukuk Dairesi 2012/6046 E. , 2012/6281 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil Hazine ve ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Karasu Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 09.11.2010 gün ve 353/462 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Davacı ... vekili, mülkiyeti davalılara ait olan 76 ada 12 parsel sayılı taş…
**8. Hukuk Dairesi 2012/6046 E. , 2012/6281 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil Hazine ve ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Karasu Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 09.11.2010 gün ve 353/462 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Davacı ... vekili, mülkiyeti davalılara ait olan 76 ada 12 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının 3621 sayılı Kıyı Kanununa göre, kıyı kenar çizgisi kapsamında kalan yerlerden olduğundan tapu kaydının kısmen iptaline ve bu kısmın tescil dışı bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalılardan Halide ve ... vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. Mahkemece; hak düşürücü süreden davanın reddine, karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davanın kabulüne dair önceki karar bir kısım davalılar vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 29.04.2010 tarih, 2010/4229-4766 Esas ve Karar sayılı kararında özetle; “ ...3402 sayılı Yasanın 12/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süreden davanın reddine karar verilmesi gerektiği,...” gereğine değinilerek mahkeme kararı bozulmuş olup, mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hemen belirtmelidir ki, mahkemenin esasa ilişkin ilk kararı ve Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin yukarıda açıklanan bozma kararı ile temyize konu son mahkeme kararları tümüyle, 5841 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.03.2009 tarihinden sonra verilmiş olup; bu Kanunun 2. ve 3.maddeleri ile getirilen yeni düzenlemelere dayanılarak oluşturulmuştur. 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 25.02.2009 günlü 5841 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 2. maddesi ile 3402 sayılı Kanunun 12. maddesinin 3. fıkrasına eklenen cümlede: “Bu hüküm iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet ve diğer kamu tüzel kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmaksızın" ve 3. maddesi ile aynı Kanuna eklenen Geçici 10.maddesinde ise; “Bu Kanunun 12. maddesinin 3. fıkrası hükmü Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır.” şeklindedir. Bu değişiklik nedeniyle bu yasanın yürürlük tarihinden sonra Hazinenin açtığı davalarda da 10 yıllık hak düşürücü süre uygulanmaya başlanmıştır.